Google Play Store
App Store

TMMOB 48. Dönem Kadın Çalışma Grubu, 25 Kasım Kadına Yönelik Şiddetle Mücadele Günü kapsamında yaptığı açıklamada artan kadın cinayetlerine, yeni yargı paketiyle hedef alınan kazanılmış haklara ve İstanbul Sözleşmesi’nden çıkılmasına tepki gösterdi: "Bu gerici karanlığı kabul etmiyoruz; kadın cinayetleri politiktir."

Kaynak: Haber Merkezi
TMMOB Kadın Çalışma Grubu: Bu gerici karanlığı kabul etmiyoruz!
Fotoğraf: Depophotos

Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği (TMMOB) 48. Dönem Kadın Çalışma Grubu, 25 Kasım Kadına Yönelik Şiddetle Mücadele Günü dolayısıyla bir basın açıklaması yaparak Türkiye’de artan kadın cinayetlerine, uygulanmayan koruyucu mekanizmalara ve yeni yargı paketine tepki gösterdi. Açıklamada, "Bu gerici karanlığı kabul etmiyoruz. Kadın cinayetleri politiktir" denildi.

Birleşmiş Milletler tarafından ilan edilen 25 Kasım Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele Günü’nün, yalnızca anma değil, her geçen gün derinleşen eşitsizliklere karşı ortak mücadelenin hatırlatıcısı olduğu vurgulanan açıklamada, kadına yönelik şiddetin fiziksel, psikolojik, ekonomik ve dijital boyutlarıyla yapısal bir insan hakları ihlali olduğu belirtilerek, bu şiddetin cinsiyetçi normlarla beslendiği ifade edildi.

"SİYASAL BASKI ŞİDDETİ ARTIRIYOR"

Açıklamada, "tek adam rejimi" altında hukukun siyasallaştığı, toplumsal muhalefetin susturulduğu ve kadınların haklarının sistematik biçimde hedef alındığı kaydedildi.

İstanbul Sözleşmesi’nden hukuksuz şekilde çıkılması ve 6284 sayılı Kanun’un yeterince uygulanmaması eleştirilerek, “Kadınların yaşam hakkı siyasi çıkar hesaplarına kurban edilmiştir” denildi.

Açıklamada ayrıca kadınların iş yaşamında ağır eşitsizliklere maruz kaldığı belirtilerek Türkiye’nin ILO’nun 190 No’lu “İşyerinde Şiddet ve Taciz Sözleşmesi”ni onaylaması gerektiği ifade edildi. Eşit işe eşit ücret, kreş hakkı ve sendikal örgütlenmenin güçlendirilmesi temel talepler arasında sıralandı.

11. YARGI PAKETİ’NE TEPKİ

TMMOB Kadın Çalışma Grubu, “aile” ve “genel ahlak” söylemleriyle hazırlanan 11. Yargı Paketi’nin kadınların, çocukların ve LGBTİQ+ bireylerin güvenli yaşam hakkını tehdit ettiğini belirterek, düzenlemenin AKP iktidarının uzun süredir yürüttüğü hak budama politikasının yeni bir aşaması olduğunu ifade etti.,

"Yaşamlarımızı koruma altına alan tüm kanunlar derhal uygulanmalı; İstanbul Sözleşmesi’nin ilkelerine uygun biçimde şiddeti önleyen, koruyan ve failleri cezalandıran uygulamalar yeniden hayata geçirilmelidir" denilen açıklama kadın cinayetlerine de dikkat çekildi.

Paylaşılan verilere göre kadın cinayetleri son dört yılda yüzde 38,6 arttı; 2024 yılında 452 kadın öldürüldü. Yalnızca Ekim 2025’te 19 kadın öldürülürken, yılın ilk 11 ayında 391 kadın katledildi.

Açıklama, kadın dayanışmasının önemine vurgu yapılarak şöyle sonlandırıldı: "Yaşamlarımıza, emeğimize ve geleceğimize sahip çıkmaktan vazgeçmiyoruz. Bu gerici karanlığı kabul etmiyoruz; eşitlikten ve özgürlükten ödün vermeyeceğiz. ‘Narin’e, Rojin’e ne oldu? Gülistan nerede?’ diye sormaktan ve adalet talep etmekten vazgeçmeyeceğiz. Yaşasın kadın dayanışması! Yaşasın TMMOB kadın örgütlülüğü!"