Google Play Store
App Store

TMMOB Makina Mühendisleri Odası’nın düzenlediği XII. Ulusal İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Kongresi Ankara’da başladı. “Dünya ve Türkiye’de Değişimler, İSİG’de Örgütlenme” temalı kongrede konuşan MMO Başkanı Yener, iş kazalarının yüzde 98’inin önlenebilir olduğunu belirterek AKP döneminde en az 31 bin işçinin hayatını kaybettiğini söyledi.

TMMOB Ulusal İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Kongresi başladı: AKP döneminde 31 bin emekçi öldü

BirGün/Ankara

TMMOB Makina Mühendisleri Odası (MMO) tarafından düzenlenen XII. Ulusal İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Kongresi Ankara Keçiören Yunus Emre Kültür Merkezi’nde başladı.

2001 yılından bu yana kesintisiz sürdürülen kongrenin ana teması bu yıl “Dünya ve Türkiye’de Değişimler, İSİG’de Örgütlenme” olarak belirlendi.

Dört gün sürecek kongrenin açış konuşmaları MMO Başkanı Yunus Yener, TMMOB Yürütme Kurulu Başkanı Emin Koramaz, Türk Tabipleri Birliği Başkanı Alpay Azap ve Keçiören Belediye Başkan Yardımcısı Selçuk Karadağ tarafından yapıldı.

KAZALARIN YÜZDE 98’İ ÖNLENEBİLİR

MMO Başkanı Yunus Yener açış konuşmasında, iş kazalarının yüzde 98’inin önlenebilir olduğunu belirterek şunları söyledi:
“Çalışanlar herhangi bir kazaya maruz kalmamalı, vücut bütünlüğü zarar görmemelidir.  Bu, işverenlerin temel sorumluğudur. Ancak pratikte durum hiç de böyle değildir.

Kapitalizmin neoliberal dönemine damgasını vuran serbestleştirme, özelleştirme, asıl işveren- alt işveren ilişkisi, esnek-güvencesiz istihdam politikaları ile kamu idari yapısı, personel rejimi ve kamusal denetim alanlarındaki dönüşüm ve tasfiyeler İSİG alanına da yansımıştır. İşçi sağlığı ve iş güvenliğine dair ulusal politikaların oluşturulması ve işyerlerinin denetimine ilişkin kararlar, sendikaların, meslek örgütlerinin görüşleri önemsenmeden tek başına Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı tarafından alınmaktadır. Artan kazalar ve ölümler bakanlığın doğru kararlar almadığını göstermektedir.”

31 BİN EMEKÇİ ÖLDÜ

Yener, AKP iktidarında en az 31 bin emekçi iş kazası sonucu hayatını kaybettiğini de belirttiği konuşmasında, “Çalışma koşulları 19. yüzyılın acımasız koşullarını andırmaktadır. Vahşi bir emek rejimi söz konusudur. Her gün en az 1 işçi yüksekten düşme sonucu can veriyor. İş makinesi altında kalma, elektrik akımına kapılma, patlama, yangın sonucu ölüm rutin hale geldi. Bilinen nedenlerle meydana gelen bu ölümler kaza sonucu ölüm değil, birer cinayettir” dedi.

İŞ GÜVENLİĞİ MÜCADELE ALANI

TMMOB Yönetim Kurulu Başkanı Emin Koramaz da TMMOB için işçi sağlığı ve iş güvenliğinin tali bir teknik mesele değil, varoluşsal bir mücadele alanı olduğunu vurguladı.

İş Sağlığı ve Güvenliği Yasası’nın sorunun merkezine inen ve ona göre çözümler üreten bir yasa olmadığını ifade eden Koramaz,  “İktidar, kamusal denetimi ortadan kaldırıp alanı tamamen piyasanın insafına terk etmiştir” dedi. “Sermayenin kâr hırsını gizlemek ve yükümlülüğü üzerinden atmak için, meslektaşlarımızı bu vahşi sistemin 'günah keçisi' haline getirmesi kabul edilemez” diyen Koramaz, “Hukukun üstünlüğünün değil, üstünlerin hukukunun işlediği bu düzende, sorumlular yargılanmaz, cezasızlık adeta teşvik edilir hale gelmiştir. Bu durum, denetimsizliğin, görmezden gelmenin, yeni iş cinayetlerinin kapısını aralayan temel faktördür. TMMOB, kamusal birikimin ve bilimsel aklın bu talan düzenine karşı en güçlü kalesidir” diye konuştu.

Dört gün sürecek kongredeki tartışmalardan çıkan görüşlerle oluşturulacak sonuç bildirisi daha sonra kamuoyu ile paylaşılacak.