Google Play Store
App Store

Sinop’ta nükleer santralın çevre düzeni planına karşı açılan davanın duruşması bugün görüldü. Bilirkişilerin açıkça “Bu planla nükleer santral yapılamaz” dediği planlara ilişkin karar önümüzdeki aylarda açıklanacak.

Top Danıştay’da: Rapor açık, nükleer yapılamaz

Gökay BAŞCAN

İktidarın Akkuyu’nun ardından ikinci nükleer santralı Sinop’ta kurma 'hayaline' ilişkin çevre düzeni planı değişikliğine karşı açılan dava, Danıştay 6. Dairesi’nde bugün görüldü. Bilirkişilerin açıkça “Bu plan değişikliğiyle nükleer santral yapılamaz” dediği dosyada, artık karar Danıştay’da. Bilirkişi raporunun doğrultusunda planın iptali beklenirken, Danıştay nihai kararını önümüzdeki aylarda açıklayacak.

Sinop Belediye Başkanı Metin Gürbüz, Sinop CHP Milletvekili Barış Karadeniz, DEM Parti Milletvekili İbrahim Akın, Sinop NKP sözcüsü Kayhan Konukçu, TMMOB Metalürji ve Malzeme Mühendisleri Odası Başkanı Ahmet İrfan Türkkolu, Jeoloji mühendisleri Odası Yönetim kurulu üyesi Malik Bakır,  TMMOB Yönetim Kurulu üyesi Orhan Sarıaltun,
 TTB Merkez Konseyi üyesi Nilüfer Ustael ve Sinop NKP Der üyeleri Zeki Karataş ile Murat Şahin de katıldı.

Dönemin Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından 2020 yılında askıya çıkarılan 1/100.000 ve 1/25.000 ölçekli çevre düzeni planı değişikliğiyle, nükleer santralın yapılması planlanan alan orman vasfından çıkarılarak “Enerji Üretim Alanı” ilan edildi. TMMOB’ye bağlı Elektrik, Jeoloji, Metalurji Mühendisleri Odaları ile Sinop Nükleer Karşıtı Platform, söz konusu değişikliğe itiraz ederek yargı yoluna gitti.

Danıştay 6. Dairesi’nde görülen davada sunulan bilirkişi raporu, plan değişikliğinin şehircilik ilkeleri, kamu yararı ve çevresel sürdürülebilirlik açısından ciddi sorunlar içerdiğini net ifadelerle ortaya koydu. Raporda, projenin bilimsel, teknik ve hukuki gereklilikleri karşılamadığına, bölgenin ekolojik hassasiyetinin göz ardı edildiğine dikkat çekildi. Özellikle plan açıklama raporunda nükleer santral ifadesinin dahi geçmemesi, “şeffaflığa aykırı” olarak değerlendirildi.

Raporda öne çıkan başlıklar şu şekilde:

1. Plan kararlarının belirsizliği ve şeffaflık eksikliği: "Dava konusu plan değişikliği ile önerilen fonksiyon kararlarının ‘nükleer santral’ tanımını içermediği, yalnızca ‘Enerji Üretim Alanı’ olarak ifade edildiği, bu haliyle kamuoyunun yeterince bilgilendirilmediği…”

2. Planlama ilke ve esaslarına aykırılık: “Plan değişikliği ile planın temel kararlarının değiştirildiği ancak plan değişikliğine esas alınan gerekçelerin açık, bilimsel ve teknik bir temele dayandırılmadığı görülmüştür.”
“Mevcut plan kararlarının değiştirilmesi yönündeki önerilerin planlama ilkeleri, şehircilik esasları ve kamu yararı açısından yeterince açıklanmadığı…”

3. Alternatif alan analizi eksikliği: “Bu denli yüksek riskli bir tesisin yer seçimine ilişkin olarak alternatif alanlara dair karşılaştırmalı bir analiz yapılmadığı, bu durumun planlama teknikleri açısından eksiklik teşkil ettiği…”

4. Plan raporunun yetersizliği: “Plan açıklama raporunda çevresel, sosyal, demografik ve ekonomik etkilere dair yeterli analiz yapılmadığı, plan kararlarının gerekçelendirilmediği anlaşılmıştır.”

5. ÇED süreci ile planlama süreci arasındaki uyumsuzluk: “Plan değişikliğine esas alınan ÇED raporu ile plan açıklama raporu arasında çevresel etkiler bakımından tutarsızlıklar olduğu ve plan raporunun ÇED raporundaki analizlerden yeterince yararlanmadığı…”

6. Ekosistem ve doğal alanlara zarar riski: “Planlama alanının bulunduğu bölgenin karasal ve denizel ekosistem açısından hassasiyet taşıdığı, plan kararlarının bu özellikleri dikkate almadığı, biyolojik çeşitlilik ve doğal kaynakların korunması ilkesine aykırılık taşıdığı…”

7. İklim değişikliği ve sürdürülebilirlik ilkelerine aykırılık: “Nükleer enerji yatırımlarının iklim değişikliği ile mücadelede uygun bir çözüm yolu olmadığı, enerji planlamasında yenilenebilir ve sürdürülebilir kaynakların önceliklendirilmesi gerektiği halde bu hususun dikkate alınmadığı…”

Bilirkişiler tarafından hazırlanan rapor, dava konusu plan değişikliğine yönelik itirazların haklılığını açıkça ortaya koyarken, Danıştay 6. Dairesi’nde duruşma bugün gerçekleşti.

Duruşmanın ardından açıklama yapan Avukat Mehmet Horuş, “Bilirkişiler dava konusu plan değişikliğinin iptali yönünde ortak ve detaylı bir şekilde görüşlerini sundular. Danıştay'ın benzer davalardaki içtihadına göre iptal kararı verilmesini bekliyoruz” dedi.