Toprağa gömülü 1 milyondan fazla mayın var: Türkiye sivilleri korumakta yetersiz

21.07.2019 08:33 GÜNCEL
Anıl Ataş Geçen hafta Tunceli’de iki çocuğun topraktaki patlayıcının patlaması sonucu yaşamını yitirmesi, gözleri Türkiye’nin mayın gerçeğine çevirdi. Son verilere göre, Türkiye’de toprak altında 1 milyondan fazla mayın bulunuyor. Son 35 yılda 1409 kişi ise mayın ve patlayıcılar nedeniyle yaşamını yitirdi. BirGün’e konuşan Mayınsız Türkiye Girişimi Koordinatörü Muteber Öğreten “Türkiye her yıl kaydettiği ilerlemeleri BM’ye […]

Anıl Ataş

Geçen hafta Tunceli’de iki çocuğun topraktaki patlayıcının patlaması sonucu yaşamını yitirmesi, gözleri Türkiye’nin mayın gerçeğine çevirdi. Son verilere göre, Türkiye’de toprak altında 1 milyondan fazla mayın bulunuyor. Son 35 yılda 1409 kişi ise mayın ve patlayıcılar nedeniyle yaşamını yitirdi. BirGün’e konuşan Mayınsız Türkiye Girişimi Koordinatörü Muteber Öğreten “Türkiye her yıl kaydettiği ilerlemeleri BM’ye rapor olarak sunuyor. Ancak sadece ‘sivillerin mayın ya da patlayıcıdan korunmalarına ilişkin önlem ve uygulamalara ilişkin çalışmalar yaptık vs’ şeklinde ifadelere yer veriliyor. Uygulandığı iddia edilen çalışmaların herhangi bir sayısal verisi bulunmuyor. Bugüne kadar temizlenen mayınlara baktığımızda çok cüzi rakamlar söz konusu ve bu temizlik dediğim gibi sadece sınır bölgesinde yapıldı. İç bölgelerde yaklaşık 100 bin adet mayın bulunmakta ama bunlara dönük hiçbir çalışma yok” diye konuştu.

Türkiye’nin stoklardaki mayınları 3 yıl gecikme ile 2011’de imha ettiğinin altını çizen Öğreten, “Bugün hala Türkiye’de toprağa gömülü 1 milyonun üzerinde mayın bulunmakta. Türkiye 2013’te Birleşmiş Milletler’den (BM) 2022 yılına kadar süre uzatım talebinde bulundu. Bugün 2019’dayız, bu süre içerisindeki ilerlemeye baktığımızda ise Türkiye’nin 2022’ye kadar bu mayınları temizlemesi mümkün görünmüyor” dedi.

Öncelik verilmesi gereken iç bölgeler olmalı

Öğreten sözlerini şöyle sürdürdü: “Esas sorun sınırlarda değil iç bölgelerdeki mayınlı arazilerde. Dolayısıyla mayın temizliği sözleşmeye yönelik yapılacaksa öncelik iç bölgeler olmalıdır. Türkiye sunduğu raporda sınırdaki temizlikten edindiği bilgi ve tecrübeyle iç bölgeleri temizleyeceğini belirtiyor ama bunun ne zaman gerçekleşeceğine dair bir takvim veya buna ayrılan bir bütçe söz konusu değil.”

Mayına karşı kamuoyu bilinçlendirilmiyor

Öğreten, halkın mayından korunmaya ilişkin yeterince bilinçlendirilmediğini ve çocukların özellikle risk altında olduğunu vurgulayarak “Türkiye’nin mayına karşı kamuoyunu bilinçlendirme çalışması yaygın bir biçimde yapılmıyor. Henüz daha geçtiğimiz aylarda Iğdır’da yapılan temizlik sırasında bu bölgedeki çocuklara böyle bir çalışma yaptığını biliyoruz ama bunun bölgedeki diğer illerde de yapılması gerekiyor. Bölgedeki bütün çocuklara bu eğitimin verilmesi gerekiyor ama bu noktada bürokratik engellerle karşılaşılıyor” dedi.

Mağdurlara yardım edilmiyor

Mayın ya da patlayıcı nedeniyle yaralanan, uzuvlarını yitiren insanların yeniden topluma kazandırılmasına yönelik programlar bulunmadığına değinen Öğreten, “Bu insanların yaşadıkları topluma yeniden kazandırılmasına yönelik gerek eğitim, gerek istihdam, gerekse sağlık konusunda çalışmalar yapılması gerekiyor. Yalnızca mağdurların değil aileler ve toplumun da bu konuda destek alması gerekir. Ancak bu konuda herhangi bir destek söz konusu değil. Türkiye bu insanlara karşı Engelli Hakları Sözleşmesi çerçevesinde yaptığı maddi yardımları yeterli görüyor” şeklinde konuştu.

Veriler çarptırılıyor, sorumluluk alınmıyor

Öğreten sözlerini şöyle sonlandırdı: “Türkiye her yıl kaydettiği ilerlemeleri BM’ye rapor olarak sunuyor. Ancak sadece ‘bunu, şunu yaptık’ şeklinde ifadelere yer veriliyor. Uygulandığı iddia edilen çalışmaların herhangi bir sayısal verisi bulunmuyor. Bugüne kadar temizlenen mayınlara baktığımızda çok cüzi rakamlar söz konusu ve bu temizlik dediğim gibi sadece sınır bölgesinde yapıldı. İç bölgelerde yaklaşık 100 bin adet mayın bulunmakta ama bunlara dönük hiçbir çalışma yok. Türkiye sunduğu raporlarda çeşitli çalışmalar yaptığından bahsediyor, ancak bu bölgelerdeki insanlarla görüştüğümüzde bu uygulamaların söz konusu olmadığını belirtiyorlar. Biz de bu bölgelerdeki çalışmalarımızda bu uygulamalarla karşılaşmadık.”

“En fazla çocuklar zarar görüyor”

Son yıllarda özellikle topraktaki mayın ve patlayıcılar nedeniyle yaşamını yitiren çocuk sayısının giderek arttığına işaret eden Öğreten, “Bölgedeki çocuklar özellikle yaz aylarında köylerine gidiyor ve burada kırsal alanlarda oyun oynarken ya mayına basıyor, ya da bir patlayıcı bulup karıştırıyor ya da uzağa atmak isterken patlamasına neden oluyor. Mayın tehlikesinden en fazla çocuklar zarar görüyor” diye konuştu.

Türkiye, imha sürecini 2022’ye erteledi

Türkiye’nin de aralarında bulunduğu Birleşmiş Milletler (BM) üyesi 164 ülkenin taraf olduğu Mayın Yasağı Anlaşması kapsamında, bu ülkeler topraklarındaki mayınları imha etmekle yükümlü. Ancak Mart 2004’te Ottowa Sözleşmesi’ne imza atan Türkiye’ye yönelik, mayın temizleme ve mayın imhasına ilişkin olarak uluslararası kuruluşları bilgilendirme konusunda yetersiz bir performans sergilediği eleştirileri yapılıyor.

***

1 milyondan fazla mayın

Mayınsız Türkiye Girişimi verilerine göre, halihazırda Türkiye’de 839 bin anti-personel kara mayını, 164 bin 797 adet anti-tank mayını olmak üzere bir milyon 101 bin 389 adet mayın bulunuyor. Toprağa gömülü olan el bombası, havan topu ve roket gibi patlayıcı maddelerin sayısı ise bilinmiyor. Mayınlar Ağrı, Ardahan, Batman, Bingöl, Bitlis, Diyarbakır, Gaziantep, Hakkari, Hatay, Iğdır, Kars, Mardin, Siirt, Şanlıurfa, Şırnak, Dersim ve Van’da olmak üzere toplam 3 bin 174 alanda bulunuyor.

***

35 yılda 1409 kişi yaşamını yitirdi

Türkiye’nin doğu ve güneydoğusunda mayın ve patlayıcılar nedeniyle gerçekleşen ölümler uzun yıllardır sürüyor. Kara Mayınlarının Yasaklanması Uluslararası Kampanyası – Misket Bombaları Koalisyonu’nun (ICBL-CMC) araştırma birimi olan Kara Mayınları İzleme Örgütü’nün (MONITOR) 2018 raporuna göre Türkiye, sınırları içerisinde 100 kilometrekareden fazla mayınlı alana sahip 10 ülkeden biri. Bu ülkeler arasında Afganistan, Angola, Irak ve Yemen yer alıyor. Aynı rapora göre, Türkiye’de son 35 yılda Türkiye’de 1409 kişi mayın patlaması ya da topraktaki patlayıcı malzemenin infilak etmesi sonucu yaşamını yitirirken, 5432 kişi ise yaralandı. Yalnızca 2017’de patlama sonucu hayatını kaybeden 42 kişiden 23’ünü ise çocuklar oluşturdu. Bu 23 çocuğun 16’sının cinsiyeti, patlamanın şiddeti ile vücutlarının paramparça olması nedeniyle tespit edilemedi.