Topu 90’a takalım!
Adnan Bostancıoğlu Adnan Bostancıoğlu
Memleketin gündemi malum. Hükümetle cemaat kapışması tarafların itidal çağrılarına rağmen alttan alta sürüyor. Bizler de -yani üzerinde tepinilenler- “zenginin malı züğürdün çenesini yorar” misali mevzu hakkında kalem oynatıyoruz. Şahsen son iki ayda en az iki yazı yazdım sanırım “saltanat oyunları” üzerine... Hayır, yanlış anlaşılmasın; tabii yazmak lazım. En azından “bağımsız yargı”, “hukuk devleti” sakızını çiğneyenlerin ikiyüzlülüğünü görmek/göstermek bakımından iyi oluyor. Öte yandan, düne kadar can ciğer kuzu sarması olanların iş pastayı paylaşmaya gelince, alacakaranlıkta savaşan yırtıcılara dönüştüğünü görmenin ibret verici bir yanı da var. Tabii bütün bunlar, 17 yaşında bir kız çocuğunun, ailesinin ekip biçtiği tarlaları HES’e kurban etmemek için önüne dikildiği zebellah gibi jandarmaları “yaraladığı” iddiasıyla yargı önüne çıkarılmasını... 106’ncı gazetecinin de kodese gönderilmesini... epeydir hükümet ve cemaat yanlısı çevrelerin hedefinde olan Nuray Mert’in (Ece Temelkuran’ın hemen ardından) işinden olmasını engellemiyor.

Ama bugün konumuz farklı. Biraz futbol dünyasına uzanacağız.

Durun, “Anlaşıldı!” deyip sayfayı çevirmeyin.

Mevzu Aziz Yıldırım’ın savunması ya da Yıldırım Demirören’in Federasyon başkanlığı değil.

Daha ciddi bir mesele ile karşı karşıyayız.

* * *

UEFA, 2013’te gerçekleştirilecek olan U21, yani 21 Yaş Altı Avrupa Futbol Şampiyonası’nın İsrail’de düzenlenmesine karar verdi.

Yani, “Maçlarda ırkçılık karşıtı bildiriler okutan, ırkçı tezahürat ya da sözlere ağır cezalar kesen UEFA, dünyanın gördüğü en ırkçı rejimlerden biri olan İsrail’in sırtını sıvazladı ve ırkçılığı onaylamış oldu.”

UEFA’nın bu ziyadesiyle netameli kararını bu sözlerle yorumluyor “Filistin İçin İsrail’e Karşı Boykot Girişimi”nin bildirisi... Ve bir de çağrı yapıyor: “Formanı al da gel!”

Peki nereye?

Önce bildiriye kısaca bir göz atalım:

“Bu turnuva planlandığı şekilde yapılırsa, bütün Avrupa’dan ve Avrupa dışından futbolseverler İsrail’in -Filistinlilere karşı işgal, sömürgeleştirme ve apartheid’ın benzersiz bir bileşimini uygulayan bir ülke değil de - ülkelerden bir ülke olduğu izlenimine kapılacaktır. U21 şampiyonası sayesinde Filistinlilerin ‘İşgali Durdurun’ feryadı, sayıları 7 milyonu bulan Filistinli mültecilerin eve dönüş talepleri, Gazze’den yükselen ‘Ablukayı Kaldırın’ çığlıkları duyulmayacak, İsrail normal bir devlet görüntüsü verecektir.

(...) Belki de maçlar Ramat Gan Stadyumu’nda oynanacak. Bu stat Carişa ve el-Cammasinü’ş-Şarki adlı Filistin köylerinin 1950 tarihli ‘Bulunamayan Mülk Sahipleri Yasası’ ile el koyulmuş toprakları üzerinde inşa edilmiştir. Futbol, bu köylerden sürülmüş olan mültecilerin topraklarına dönmesine engel olmamalıdır.”

* * *

Şimdi çağrıya dönebiliriz.

UEFA bu yılki olağan yıllık toplantısını 22 Mart’ta İstanbul’da yapacak. Başta UEFA Başkanı Michel Platini olmak üzere Avrupa futbolunun bütün kodamanları şehrimize gelecek. İşte “Filistin İçin İsrail’e Karşı Boykot Girişimi” bizi bu toplantıya çağırıyor, “Formanı al da gel!” diyerek... Farklı renklere gönül vermiş olsak da haktan ve adaletten, dahası insanlıktan yana olanların “Mösyö Platini, İsrail’in ırkçı bir devlet olduğunun farkında mısınız” sorusunu yüksek sesle dile getirmesi için çağrı yapıyor “Boykot Girişimi”.

Sadece bu değil.

“Hâlâ oyunun saflığına olan yitirmediğimiz inancımızla doldurduğumuz mabetlerimizden, statlardan sesimizi yükselterek başlayabiliriz işe. ‘İsrail ırkçıdır ve katildir, bu turnuva orada düzenlenemez, düzenlenirse de biz katılmayız’ sözünü büyütebiliriz. (...)

Hani bazen ele avuca sığmaz bir topçu, fantezi düşkünü bir berduş çıkar arsaya ve içimizi bir hoş eder. Kıvrak çalımlarını, ince paslarını doksandaki örümcek ağlarını temizleyerek süsler ya! Sağdan gelen muz ortaya sol ayağının üstüyle yarım voleyi yapıştırır ya! İşte şimdi doksana doğru sertçe, hızlıca giden o topun peşine takılma zamanı. UEFA, İsrail ve diğerleri bu kez topu ancak ağlarda görebilsinler diye!”

Not: Bir süre izninizi rica ediyorum. Hayır hayır, BirGün “süresiz izine” gödermiyor! Bizde öyle şeyler olmaz. İşlerimin yoğunluğu nedeniyle yazılara ara vereceğim. Tekrar görüşmek üzere...