Google Play Store
App Store

Çevre ve Şehircilik Bakanlığı, baştan aşağı rant kokan yeni bir torba yasa taslağı hazırladı. Vatan Gazetesi’nin haberine göre, 68 maddelik bu torba yasa, İmar Kanunu...

Çevre ve Şehircilik Bakanlığı, baştan aşağı rant kokan yeni bir torba yasa taslağı hazırladı. Vatan Gazetesi’nin haberine göre, 68 maddelik bu torba yasa, İmar Kanunu, Mera ve Orman Kanunu ile Kıyı Kanunu’nda radikal değişiklikler içeriyor. Kıyılardaki kaçak yapılara yeni bir imar affı getiriliyor, sahil şeritleri imara açılıyor, meralar kentsel dönüşüm kapsamına alınıyor.


Şehir Plancıları Odası Başkanı Necati Uyar, Mimarlar Odası Başkanı Eyüp Muhcu ve Prof. Dr. Beyza Üstün, torba yasa tasarısını BirGün’e değerlendirdi. Uzmanlar, bu tasarının bu haliyle yasalaşması durumunda, kıyıların, sahil şeridinin, meraların, tüm yeşil alanların yapılaşmaya açılıp betonlaştırılacağını; bunun telafisi güç tahribatlar yaratacağını söylüyor. Bu tasarının Anayasa’ya ve uluslar arası sözleşmelere aykırı hükümler de içerdiğine dikkat çeken uzmanlar, “Bu tasarının bu haliyle yasalaşmaması için tüm toplum kesimlerini ve milletvekillerini harekete geçmeye çağırıyoruz” diyor.


2013 bütçe görüşmelerinin tamamlanmasının ardından en kısa sürede Meclis’e sevk edilmesi planlanan Torba Yasağı’nda öngörülen değişikliklerden bazıları şöyle:
Kıyılara imar affı: Kıyılarda 1992 yılına kadar yapılmış kaçak yapılara af getiriliyor. Buna göre, kıyı ve sahil şeridinde 11 Temmuz 1992 tarihinden önce inşa edilmiş yapılar korunuyor, bunlara yapı ruhsatı veriliyor.
Kıyıda enerji santrali kurulabilecek: Kıyı Kanunu’nun “Yapı yasağı ve kıyıda yapılacak yapılar” başlıklı hükümleri değiştiriliyor. Kıyılara büyük depolar, istasyonlar ve enerji santralleri kurulabilmesinin önü açılıyor. Bu düzenleme, özellikle hükümetin termik santral ve nükleer santral projeleriyle ilişkilendiriliyor.


Meralar kentsel dönüşüme açılıyor: Mera Kanunu değiştirilerek, mera alanları kentsel dönüşüme açılıyor. Çevre ve Orman Bakanlığı, kentsel dönüşüm kapsamında  köylünün kullandığı mera alanlarını alabiliyor ve 15 gün içinde bu alanların mera vasfının değiştirileceği ve ilgili kurum ve kuruluşlara devredileceği hüküm altına alınıyor.
Kıyılarda yapılaşma: Mevcut Kıyı Kanunu’nda “Sahil şeritlerinde yapılacak yapılar kıyı kenar çizgisine en fazla 50 metre yaklaşabilir” hükmü değiştirilerek, 10 metreye indiriliyor. Yani yeni taslakta, sahil şeridinde kıyı kenar çizgisine 10 metre mesafede yapılaşmaya izin veriliyor.
AVM’lerde mescit zorunluluğu: Taslakla, imar kanununa bir madde eklenerek, çok konutlu sitelerde, AVM’lerde; milli park, tabiat parkı, bölge parkı, mesire alanı, piknik alanı, açık spor alanı gibi yerlerde bebek emzirme yeri ve umumi helanın yanında mescit için de gerekli yerin ayrılması isteniyor.

***
KİM NE DEDİ?
Mimarlar Odası Başkanı Eyüp Muhcu: AKP hükümeti, tarih, doğa ve kültür değerlerini toptan yok edebilecek bir düzenlemeyi Meclis’ten geçirmek istiyor. Bu torba yasanın yürürlüğe girmesi halinde bütün kıyı alanları, meralar, sahil şeritleri, bütün yeşil alanlar rant uğruna betonlaştırılacak. Oysa bu alanlar, anayasa, ilgili yasalar ve Türkiye’nin çevre ve kentleşmeyle ilgili altına imza attığı uluslar arası sözleşmelerin güvencesi altında bulunuyor. Söz konusu düzenlemenin yaratacağı etkiler nedeniyle bütün toplum kesimlerinin, milletvekillerinin bu yasanın durdurulması ve gündemden kaldırılması için çaba harcaması gerekiyor. Öncelikle bu tasarının geçmemesi amacıyla TBMM’deki muhalefet partileriyle görüşeceğiz ve bütün milletvekillerine çağrımız olacak. Yerel yönetimlerin bölgelerine sahip çıkmasıyla ilgili girişimlerimiz olacak. Buna rağmen yasalaşırsa, Anayasa Mahkemesi’ne götürülmesini için girişimde bulunacağız.


Prof. Dr. Beyza Üstün: 648 sayılı KHK ile zaten bunun zeminini oluşturacak düzenlemeler getirdiler. Koruma bantlarını kaldırdılar. Şimdi koruma kapsamından çıkardığı yerlerde yapılaşmanın önünü açıyor, eski yapıları affediyor. ‘İmar izinlerinde sınırsızlık sağlıyorum, doğal yaşam alanı, ortak yaşam alanları, hiçbir sınır tanımıyorum’ diyor. Hepsini inşaat ya da enerji sektörüne bağlı kullanım alanı haline getiriyor. Hızlarını alamamış durumdalar. Sermayeyi korumak, kollamak için yaptıklarının sonu yok.


Şehir Plancıları Odası Başkanı Necati Uyar: Gerek imar kanununun gerek kıyı kanununun uygulamada yaşanan sorunları var. Kıyıdaki düzenlemeyle ilgili anayasa mahkemesinin kararı var: 50 metre kararı esnetilemez. Ama Türkiye’nin kıyı köyleri var ve son belediye kanunu ile bütün köyler mahalle haline getiriliyor. Vatandaşların dedelerinden kalma evleri kaçak konumuna düşüyor. Köylere ilişkin bu sorun çözülmeli ama bunu yaparken köylerin dışındaki kaçak yapılar da kurtarılmak isteniyorsa bu yanlış olur. Anayasa Mahkemesi kararına da aykırı olur. Santral yapılması için kıyıdan başka yer kalmadı mı? En son akla gelmesi gereken yerdir kıyılar. Termik santral lobilerinin başarılı olduğunu görüyoruz. Bu yasa çıkarsa Türkiye’nin pek çok yerinde kıyı yerlerinde hızla santraller yapılacaktır ve bu kıyıda kirlilik yaratmasının yanı sıra bütün dengeyi bozacaktır, büyük tahribata neden olacaktır. Bu da Anayasa Mahkemesi'nin daha önce vermiş olduğu kararlara aykırıdır.