Google Play Store
App Store

Katledilen gazeteci Hakan Tosun’un ölümüne ilişkin savcılık fezlekesine karşı yurdun dört yanında sokağa çıkıldı. Yaşam savunucuları sorumluların “kasten öldürme” suçundan yargılanmasını talep etti.

Tosun’un dostlarından adil yargılama talebi

HABER MERKEZİ

Uğradığı saldırı sonucu yaşamını yitiren gazeteci Hakan Tosun’un ölümüne ilişkin hazırlanan savcılık fezlekesine tepkiler büyüyor.

Yaşam savunucuları dün Büyükçekmece Cumhuriyet Savcılığı tarafından hazırlanan ve Bakırköy Cumhuriyet Savcılığı’na gönderilen fezlekede tutuklu sanıklar Adnan Şahin ve Abdurrahman Murat’ın “neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama” suçundan cezalandırılması ve lehlerine “haksız tahrik” hükümlerinin uygulanmasının talep edilmesine karşı sokağa çıktı.

Tosun’un yakınları soruşturmanın eksiksiz yürütülmesi ve sorumluların “kasten öldürme” suçundan yargılanması talebiyle Türkiye’nin farklı kentlerinde ve Avrupa’da eş zamanlı basın açıklamaları düzenledi.

İstanbul, İzmir, Ankara, Muğla, Zonguldak, Bartın, Van, Artvin, Antalya, Samsun, Dersim, Hatay, Aydın, Eskişehir ve Konya’nın yanı sıra Fransa Albi Meydanı’nda, Almanya Hildesheim Cemevi’nde ve İngiltere York’ta eylemler gerçekleştirildi.

İzmir’de Alsancak ÖSYM önünde toplanan Tosun’un ailesi ve arkadaşları, Türkan Saylan Kültür Merkezi’ne yürüdü. Burada basın açıklamasını okuyan Koray Türkay, Tosun’un katledilmesinin ardından kamera kayıtlarının eksiksiz toplanmasını ve tüm tanık beyanlarının titizlikle alınmasını talep ettiklerini belirtti. “Ancak soruşturmanın başında basına yalnızca bir kişinin attığı yumruk ve Hakan’ın yere düştüğü anlar servis edildi; ölümün yalnızca bu yumruk nedeniyle gerçekleştiğine inanmamız beklendi” ifadeleriyle sözlerini sürdüren Türkay, şöyle konuştu: “Avukatlarımızla dosyayı incelediğimizde, olayın tutanaklarda aktarıldığı gibi olmadığını gördük. Kamera kayıtları, Hakan’ın baş bölgesine yönelik birden fazla ve yoğun tekme ve yumruk atıldığını açıkça göstermektedir. Adli Tıp raporuna göre ölüm; künt kafa travmasına bağlı kafatası ve yüz kemik kırıkları, beyin kanaması ve beyin doku harabiyeti sonucu meydana gelmiştir. Hakan ilk darbelerden sonra uzaklaşmaya çalışmış, ancak sanıklar bir süre sonra geri dönerek darp etmeye devam etmiştir. Bu ısrarlı takip ve tekrarlayan şiddet, öldürme kastının açık göstergesidir.”

SORUŞTURMA EKSİKSİZ YÜRÜTÜLSÜN

Yaşananlara rağmen hazırlanan fezlekeye dikkat çekilen açıklamada, “Sanıkların ‘neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama’ suçundan cezalandırılması istenmiş ve lehlerine haksız tahrik hükümlerinin uygulanabileceği belirtilmiştir. Oysa hayati bölgeye yönelmiş, tekrarlayan ve ölümle sonuçlanan bu şiddetin yalnızca ‘yaralama’ kapsamında değerlendirilmesi hukuken kabul edilemez. Ortada kasten öldürme suçu vardır ve haksız tahrik söz konusu değildir. Ayrıca soruşturmada olayın organizasyon boyutu, olası azmettirenler ve tüm failler hakkında kapsamlı inceleme yapılmamıştır. Dosya yalnızca bir ceza dosyası değil, yaşam hakkının korunması meselesidir” denildi.

Açıklama, “Eylemin doğru hukuki nitelendirilmesini, soruşturmanın eksiksiz yürütülmesini ve sorumluluğu bulunan herkesin adil şekilde yargılanmasını talep ediyoruz. Aksi takdirde cezasızlık algısı güçlenecek ve kamu vicdanı zedelenecektir” ifadeleriyle son buldu.

Açıklamanın ardından söz alan Hakan Tosun’un kardeşi Öznur Tosun ise şunları söyledi: “Hakan hayatı boyunca adalet arayanların yanında oldu. Biz de şimdi onun yanındayız. Bugün yapılan haksızlık başka kimsenin başına gelmesin diye mücadelemize devam edeceğiz. Katiller en ağır cezayı alana kadar mücadelemize devam edeceğiz. Bu sonucu kabul etmiyoruz, etmeyeceğiz.”