Tren faciasından yaralı kurtulan avukat: Bu artık benim kişisel davam

20.12.2018 12:52 GÜNCEL

Ankara'da 9 kişinin yaşamını yitirdiği, 92 kişinin yaralandığı yüksek hızlı tren kazasında, birinci vagondan hafif yaralı olarak kurtulan avukat Gökhan Candoğan, "Bütün hukuk ve mesleki birikimimi, sonuna kadar, bu olayın bütün sorumlularının cezalandırıldığını görene kadar kullanacağım. Bu artık benim kişisel davamdır" dedi.

13 Aralık günü Ankara-Konya hattında sefer yapan yüksek hızlı tren, Yenimahalle ilçesindeki Marşandiz İstasyonu'nda yol kontrolünden dönen kılavuz lokomotif ile çarpıştı. Kazada 3'ü makinist, 9 kişi yaşamını yitirdi, 92 kişi de yaralandı. Kazada, birinci vagonda bulunan ve yaşımını yitiren Ankara Üniversitesi Fen Fakültesi Astronomi ve Uzay Bilimleri Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Berahitdin Albayrak'ın, çaprazındaki koltukta oturan avukat Gökhan Candoğan, hafif yaralı kurtuldu. 2 çocuk babası Candoğan, kaza anında yaşadıklarını anlattı. Duruşmalar için sık sık Konya'ya gidip geldiğini anlatan Candoğan, "Tren hareket ettikten çok kısa bir süre sonra aniden bir şeyler oldu. Tam olarak tarif etmek mümkün değil ama 15 saniyelik bir enerji patlaması gibi. Sonrası karanlık, elektrikler gitti. Arka planda inanılmaz bir uğultu, gürültü. Sanki uzay boşluğuna düşmüşsünüz, her yöne hareket ediyormuşsunuz, her yönden bir şeyler geliyor gibi. Acaba buradan çıkabilecek miyim düşüncesi" dedi.

'NEREDEN, NASIL ÇIKTIĞIMI HATIRLAMIYORUM'

O anda kaza olduğunu anlamadığını belirten Candoğan, "Trenle çok sık yolculuk yaptığım için, güvenli olduğunu düşünüyorum. Evimde, büromda dosya okuyor gibi bir rahatlığın içindeyken bir anda ışık kesilip, o şey başladı. Bir şey olduğunu anlıyorsunuz ama kaza olduğunu düşünemiyorsunuz. Ne oldu? Tünele girdik, tünel mi üzerimize çöktü? Tabii vücudun da kendini korumaya aldığını gördüm. Bir anda her şey bitti. Bulunduğum yerden çıkma düşüncesi kafamda belirdi. Çıktım ama nereden ve nasıl çıktığımı hatırlamıyorum" diye konuştu.

tren-kazasindan-yarali-kurtulan-avukat-bu-artik-benim-kisisel-davam-544271-1.


'BENİMLE BİRLİKTE 2 KİŞİ VAGONDAN YÜRÜYEREK ÇIKTI'

Raylardan platformun üzerine çıktığında dışarıdan yardıma gelen insanların "Çıkın oradan" şeklinde bağırdıklarını hatırladığını söyleyen Candoğan, "Platformda 10, 15 dakika bekledikten sonra ambulans ve itfaiye ekipleri geldi. Yarısı kopmuş üst geçidin sağlam kalan yerinden karşıya geçtik. Benimle birlikte 2 kişi vardı. Yürüyebilen 3 kişiydik. Bir tanesi yan koltuğumdaki kişiymiş. O biraz daha kötü durumdaydı, sedyeye yatırdılar. Biri de 25 yaşlarında genç bir kızdı. Üçümüz ambulansla Yeni Mahalle Devlet Hastanesi'ne gittik. Ben, gerekli tetkikler yapıldıktan sonra evime gittim" dedi.

Kazadan kısa süre önce trende yaşanan bir olayı hatırladığını belirten Candoğan, "Önünde masa olan koltuklarda bir hanımefendi oturmuştu. Koltuk numarası 6-A sanırım. Görevliler bilet kontrolüne geldi. Kadının yeri aslında ikinci vagonmuş. Görevli, 'sizin yeriniz ikinci vagon' diye söyledi. Görevliyle birlikte o hanımefendi ikinci vagona gitti. Herhalde başına bir şey gelmemiştir. 2-3 dakikalık bir şeyden bahsediyorum" ifadelerini kullandı.

Sinyalizasyona iki kez erteleme Sinyalizasyona iki kez erteleme


'VAGONDA 10-15 KİŞİ VARDI'

Çok sık trenle yolculuk yaptığını, trenin genellikle Sincan İstasyonu'nda dolduğunu, kaza anında vagonda 10-15 kişinin bulunduğunu anlatan Candoğan, "Allah'tan öyleydi yoksa o vagonda çok daha fazla kayıp olurdu. Hayatta 'mucize' denilen şeyler oluyor. Böyle bir kazadan kurtuldum. O açıdan çok mutluyum. Çocuklarımı ve eşimi tekrar görebilmek iyiydi. Olay anında tek hissettiğim, bu bitecek mi? Sonuna doğru 'bitmeyecek sanırım burada kalacağım' hissiydi. O bir saniyelik bir şey. Bilinç var ama yok. Çıktıktan sonraki ilk hissim çocuklarım ve eşimi tekrar görebilmekti" diye konuştu.

'TCDD'DEN KİMSE ARAMADI'

TCDD yetkililerine tepki gösteren Candoğan, "Orada 3'ü kendi personeli 9 kişi vefat etmiş. Onlarca yaralı var. Belki şu an hala hastanede olan insanlar var. İnsanların yaşadığı çok ciddi bir travma var. Demiryollarından hiç kimse aramadı. Bir 'geçmiş olsun' bile demediler. Bir tek e-posta geldi. O da 'bulunan eşyalarınız karakolda' şeklinde. Bir tek kişi aramadı. Kendimi toparladıktan sonra TCDD'nin sitesine girdim. Bakanın açıklaması haber kısmında. Onun dışında sanki bir şey olmadı. Hiçbir şey yok. Bu çok büyük bir saygısızlık" dedi. Kazanın üzerinden sadece bir hafta geçtiğini, kimsenin kazayı konuşmadığını dile getiren Candoğan, "Adamın biri papağana eziyet etmiş, Türkiye iki gündür onu konuşuyor. Çok önemli tabii. O papağanın yaşadığı travmayı bütün toplum paylaşıyor ama gerçekten akıl alır gibi değil; burada o kadar insanın kaza anında yaşadığı travma var. Toplumun böyle bir acıyı, böyle bir travmayı paylaşmaması nasıl bir şey?" diye konuştu.

'BÜTÜN HUKUK BİRİKİMİMİ KULLANACAĞIM'

Olayla ilgili soruşturmayı takip edeceğini söyleyen Candoğan, şunları kaydetti;

"Yargı için bu tür olaylar bir fırsattır. Yargının güvenilirliğini teyit edersiniz. Basit siyasi sloganın ötesinde bütün sorumluları ortaya çıkartacak bir yargı teşkilatımız var. Umuyorum; burada yargı üzerine düşeni yapar. Ulaştırma Bakanı'nın açıklamaları dahil, bir numaralı şüphelinin TCDD Genel Müdürü olduğunu ortaya koyuyor. Yani milyarlarca liralık yüksek hızlı tren projesinde insanların hayatı, bir kaç kişinin yapacağı bir hataya kalmışsa zaten sistemi yanlış kurmuşsunuzdur. Bu direkt hizmet kusurudur. TCDD Genel Müdürü bir numaralı şüphelidir. Bakan değilse eğer. Çok nettir bu. Kazadan sonra hiçbir insani girişimde bulunmamaları ayrı ama bu olayın bu şekilde kapanmasına izin vermeyeceğim. Bütün hukuk ve mesleki birikimimi, sonuna kadar, bu olayın bütün sorumlularının cezalandırıldığını görene kadar kullanacağım. Bu artık benim kişisel davamdır. Bu siyasi bir dava değil. Gerçekle ilgili bir durum. Bir daha Türkiye'de böyle bir olayın olmaması için bütün sorumluların bulunması gerekiyor." Avukat Candoğan, kazanın ardından çantasından cıkan taş ve cam parçasını, kazayı unutmamak için saklayacağını söyledi.

3 PERSONEL TUTUKLANMIŞTI

Olayın ardından Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından başlatılan soruşturma kapsamında gözaltına alınan hareket memuru Sinan Y., kontrolör Emin. E.E. ile makasçı Osman Y. sevk edildikleri mahkemece tutuklanmıştı.

(DHA)