Türkiye'nin elindeki az ülkenin sahip olduğu olanaklardan biridir TRT. İletişimin bu denli önemli olduğu dünyamızda...

Türkiye'nin elindeki az ülkenin sahip olduğu olanaklardan biridir TRT. İletişimin bu denli önemli olduğu dünyamızda, teknolojik kapasitesi sayesinde, Ankara'dan çıkan bir sesi Afrika'nın en uç noktaları dahil, yerkürenin hemen her yerine ulaştıran bir araç o. Patronunun ve parasal kaynağı sağlayanın biz vatandaşlar olduğu bir kamu kuruluşu. Dünyanın olduğu gibi, ülkenin de en ücra köşelerine ulaşan bir ses TRT. Tabii, önemli olan o sesin ne söylediği. Programların niteliği. Ne yazık ki, her şeyiyle hepimizin olan bu kurum yıllar yılı siyasal iktidarların oyuncağı oldu.

TRT'den sorumlu Devlet Bakanı Mehmet Aydın'ın geçen hafta yaptığı ve "TRT'deki Kadroyla 40 Kanal Çalışır" şeklinde Hürriyet'te yayınlanan açıklaması, TRT çalışanlarını "üzmüş", "şaşırtmış". Bugünkü köşemi, kurulduğundan bu yana hemen her dönemde "siyasal baskılara rağmen" kamu hizmeti yayıncılığını hayata geçirmeye çalışan TRT emekçisi meslektaşlarımın mektubuna bırakıyorum:

"Bakanın açıklamasına şaşırdık, çünkü TRT'den sorumlu Devlet Bakanı, TRT çalışanlarının sayısını doğru olarak bilmiyordu. (TRT de çalışanların sayısı, 7 bin 500 civarında.)

Şaşırdık, çünkü TRT'yi, özel/tecimsel televizyon kuruluşlarıyla kıyaslayan TRT'den sorumlu Devlet Bakanı, elmalarla armutları aynı başlıkta ele alıyordu.. (Özel/tecimsel televizyon kuruluşları 300 kişiyle yönetilir çünkü pek çoğunun sadece haber merkezi ile, teknik ve idari birim çalışanları vardır. Diziler, eğlence programları dışarıdan ücret karşılığında satın alınır. TRT ise halen, 4 Ulusal, 1 Bölgesel ve 2 Uluslararası televizyon, 4 Ulusal ve 8 bölgesel radyo, 25 dilde uluslararası radyo ve internet yayıncılığı yapan bir yayın kuruluşudur ve yayınlarını çok büyük oranda kendi üretmektedir. Üstelik TRT'den sorumlu Devlet Bakanı'nın bilmediği ya da bilip de sakladığı bir diğer gerçek de TRT'nin izlenme yarışının dışında, Anayasa ve Yasaların verdiği diğer çok önemli görevleri de vardır.)

Şaşırdık, çünkü TRT'den sorumlu Devlet Bakanı, BBC'de izleyip çok beğendiği özgürce hazırlanmış Haber/Tartışma Programlarının bizde neden yapılamadığını da bilmiyormuş gibi konuşuyordu. Sanki yıllardır Türkiye'yi ve TRT'yi idare eden kendileri değilmiş gibi konuşan Bakan Aydın, programların özgürce hazırlanmasına engel olan, özgür tartışma (ve diğer) programlarını hazırlamak isteyen yapımcılara olmadık engeller çıkaran, bütün programları kendi görüşündeki yapımcılara yönlendiren, kayırıcılık, her türlü haksızlık ve yolsuzluğu yapan yöneticileri kendilerinin atadığını da unutmuş görünüyordu.

Şaşırdık, çünkü TRT'den sorumlu Devlet Bakanı Mehmet Aydın, ekranlarda hep aynı kişilerin hep aynı şeyleri söylediğinden yakınıyordu. Sanki kimi isimlere TRT ekranını yasaklayan yöneticileri göreve getiren üst düzey yöneticileri kendileri atamamış gibi...

Bizler, kimi siyasal iktidar dönemlerinde yaşanan baskı ve dışlanmayı kanıksamış ama asla boyun eğmeyen onurlu TRT çalışanları olarak, TRT'den sorumlu Devlet Bakanı Mehmet Aydın'ı, Kamu Hizmeti Yayıncılığı ve TRT konusunda bilgilenmeye çağırıyoruz. Bu sorumluluğu üstlenmiş bir siyaset adamı olarak, çok beğendiği BBC'nin kaç kişiyi istihdam ettiğini araştırmasını da kendisinden özellikle rica ediyoruz. Belki o zaman elmaları armutlarla kıyaslamanın yanlışlığını anlayacaktır. (2006 Faaliyet Raporuna göre BBC'nin 25 bin 377 çalışanı var. L.D.T.)

Son olarak, artık yanıtlamaktan usandığımız TRT'nin gelirleri konusunu açıklığa kavuşturmak istiyoruz. Bütün çağdaş ülkelerde Kamu Yayın Kuruluşu vardır ve bu kuruluşlar, kamu tarafından finanse edilir. TRT'nin elektrikten aldığı yüzde 2'lik payı dillerine pelesenk edenlerin bu gerçeği sürekli kamuoyundan gizleme çabalarının altında yatan nedeni çok iyi bilmekteyiz.

Onurlu TRT çalışanları olarak bu oyunları bozmak ve Kamu Hizmeti Yayıncılığını yaşama geçirmek konusundaki kararlılığımızı bu vesileyle kamuoyu ile paylaşıyoruz."