Trump’ın tehditi ne kadar gerçek?

09.10.2019 07:49 EKONOMİ
Trump’ın Türkiye’yi tehdit etmesi gözleri iki ülke arasındaki ekonomik büyüklüğe çevirdi. Ekonomistler Aslı Aydın ve Oğuz Oyan yaşanan gelişmeleri BirGün’e değerlendirdi

HAVVA GÜMÜŞKAYA

Türkiye’nin Suriye’nin kuzeyine planladığı operasyona kısa bir süre kala Trump’ın tehdidi işleri hem siyasal hem de ekonomik anlamda içinden çıkılmaz hale soktu. Dolar birkaç saat içerisinde 5,84 seviyesine gelerek 4 ayın zirvesine ulaştı. Çok değil, bir ay önce gerçekleşen G20 Zirvesi’nde, ABD ile Türkiye arasındaki ticaret hacminin 100 milyar dolara çıkarılması için ortak çalışmalar başlatıldığı açıklanmıştı. Dün itibariyle Trump’ın son açıklamalarının ekonomik etkileri baş gündem haline geldi. Ekonomi uzmanları “ABD, Türkiye’ye ticari yaptırım uygularsa ne olur?” sorusunu yanıtladı.

Türkiye ile ABD arasında ortalama ticaret hacmi 20 milyar dolar seviyesinde. Geçen yıl 167,9 milyar dolarlık ihracatın yaklaşık yüzde 5’lik bölümü ABD’ye yapıldı. 223 milyar dolarlık ithalatta ise ABD’nin payı yüzde 5,5 oldu. ABD de geçen yıl 3 trilyon 129 milyar dolarlık ithalat ve 2 trilyon 501 milyar dolarlık ihracat yaptı. ABD’nin ihracat ve ithalatında Türkiye’nin payı sırasıyla yaklaşık yüzde 0,3 ve yüzde 0,5 civarında gerçekleşti. Ekonomik anlamda Türkiye, ABD için temel pazarlardan biri değil.

ÇELİK ÇOK ÖNEMLİ

Geçen yıl Türkiye’den ABD’ye yapılan ihracatta ilk sırayı motorlu taşıtlar sektörü, devamında ise kazan, makine aksam ve parçaları sektörü, demir ve çelik sektörü, halıcılık sektörü ve mineral yakıt ve yağlar sektörü takip etti. ABD’den Türkiye’ye ithal edilen ürünlerde hava taşıtları, demir ve çelik, mineral yakıt ve yağlar, kazan, makine ve mekanik cihazlar ile optik, tıbbi ve cerrahi cihazlar ilk sıralarda yer alıyor.

BRUNSON YAPTIRIMI SARSTI

Geçen yıl ağustos ayında Rahip Brunson’ın Türkiye’de tutuklanmasının ardından çelik ithalatına uygulanan gümrük vergisini yüzde 50’ye, alüminyum ithalatına uygulanan gümrük vergisini de yüzde 20’ye çıkaran ABD, bu yılın mayıs ayında çelik ithalatına uyguladığı vergiyi tekrar yüzde 25’e indirmişti. Yaşanan bu gelişmenin ardından demir ve çelik ithalatında önemli gerileme yaşandı. Geçmiş yıllarda demir ve çelik sektörü ihracatı birinci ve ikinci sıralarda yer alırken, 2018’de üçüncü sıraya geriledi, bu yılın 7 ayında ise ihracatta ilk 10’a dahi giremedi. ABD’ye demir ve çelik ihracatı bu yılın ocak-temmuz döneminde 43,5 milyon dolar seviyesinde gerçekleşti.
Ekonomi yazarı Aslı Aydın ve Oğuz Oyan yaşanan gelişmeleri ve Trump’ın tehdidini BirGün’e değerlendirdi.

KAMU HARCAMALARI ARTACAK

Aslı Aydın, “Savaş gündeminin yeniden ilk sıraya yükselmesi, hâlihazırda bunalımda olan ekonomimiz açısından ilk başta ciddi kamu harcamalarının habercisi olacak” dedi. Bütçe açıklarıyla boğuşan Türkiye’nin yüklü savaş harcamalarının gündeme gelmesine değinen Aydın, önümüzdeki dönemin yükselen kamu açıkları, bu açıkların kapatılmaya çalışılmasına yönelik arka kapı çözümlerinin artırılması, vergi artışları ve zamlarla geçeceğinin altını çizdi.
Dolar/TL kurundaki sıçramayla ilgili konuşan Aydın, “Trump’ın tweeti sonrasında dolar/TL kurunun 5,84’ün üzerine fırlaması, Türkiye ekonomisinin bir spekülasyon ekonomisine dönüştüğünü, ekonominin kendi dinamiklerine dönük içerden ve dışarıdan hiçbir güvenin olmadığını gösteriyor. Ne yazık ki dolar kurundaki oynaklığın ve yüksek seviyelerdeki kalıcı seyrin ekonominin üretim, istihdam gibi reel dinamiklerine orta vadede ne denli zarar verdiğini her krizde izliyoruz” ifadelerini kullandı.

EN SERT YAPTIRIM KOTA

Prof. Dr. Oğuz Oyan, Erdoğan ile konuşan Trump’ın telefonda belirli sınırlar çizdiğini ve tehdidin ‘bizim çizdiğimiz sınırlar aşılırsa’ anlamında olduğuna dikkat çekti.
Ticari yaptırımlara değinen Oyan, “ABD içinde çok farklı tutumlar var. Amerika içindeki bu muhalefet dolayısıyla birtakım yaptırımlar uygulamak zorunda kalabilirler. Ticari yaptırımlar uygulanabilir tabii; ama ticari yaptırım uygulamasa bile esen rüzgâr borsayı ve döviz kurlarını etkiledi” dedi.

“ABD, yaptırım aracı olarak yeniden gümrük vergileri üzerinden eyleme geçebilir” diyen Oyan en sert yaptırımın da kota uygulaması olacağını söyledi. Oyan, “Türkiye ve ABD arasında bir serbest ticaret anlaşması yok. AB üzerinden de gümrük birliği ilişkisi yok. Dolayısıyla kota koymak gümrük vergisinden daha sert bir önlemdir. Bunların olup olmayacağını bilemeyiz. Derece derece yükselten adımlar atmayı tercih ederler ki etkisi olsun. İlk yaptırımın sonucunu almayı beklerler. Bu arada Türkiye bir yaptırımla yanıt verirse ona da ABD tarafından karşı önlem gelir” diye konuştu.