birgün

24° PARÇALI AZ BULUTLU

YEŞİL BİRGÜN 18.12.2019 21:02

TÜBİTAK Ulusal Gözlemevi'nin teleskoplarına zarar veren mermer ocağı kapatıldı

Antalya'da 6 yıldır faaliyet gösteren ve halk sağlığını olumsuz etkileyen Saklıkent Mermer Ocağı, bölgede bulunan TÜBİTAK Ulusal Gözlemevi'nin teleskop merceklerine zarar verdiği için kapatıldı

TÜBİTAK Ulusal Gözlemevi'nin teleskoplarına zarar veren mermer ocağı kapatıldı

Antalya Valisi Münir Karaloğlu, 2 bin 500 rakımda yer alan dünyanın en önemli uzay gözlem alanlarından biri olan TÜBİTAK Ulusal Gözlemevi'nin teleskoplarının merceklerine zarar veren ve Saklıkent zirvesindeki mermer ocağının kapatıldığını duyurdu. Kapatılan mermer ocağının yerine ise amfi tiyatro yapılması önerildi.

Antalya'nın Beydağları'nda yaklaşık 2 bin 100 rakıma sahip Saklıkent Kayak Merkezi'nde, sorunlar ve çözüm önerilerinin konuşulduğu üçüncü koordinasyon kurulu toplantısı, Vali Karaloğlu başkanlığında yapıldı. Dünyanın en önemli uzay gözlemlerinin yapıldığı TÜBİTAK Ulusal Gözlemevi'nin de bulunduğu Saklıkent'teki toplantıya Büyükşehir Belediye Başkanı Muhittin Böcek, Vali Yardımcısı Nurettin Ateş, Akdeniz Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mustafa Ünal, Antalya Bilim Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. İsmail Yüksek, İl Jandarma Komutanı Tuğgeneral Tekin Aktemur, Emniyet Müdürü Mehmet Murat Ulucan, Konyaaltı Kaymakamı Kamil Köten, Konyaaltı Belediye Başkanı Semih Esen ve ilgili tüm kurum ve kuruluş temsilcileri katıldı.

DHA'da yer alan habere göre Saklıkent'in en önemli sorunlarından birinin zirvedeki mermer ocağı olduğuna işaret eden Vali Karaloğlu, “Hem doğayı bozuyordu hem de gözlemevi teleskoplarının merceklerine bıraktığı tozlarla zarar veriyordu. O taş ocağı bir daha açılmamak üzere kapandı. Burası mera özelliğine geri döndürülecek" dedi.

Sadece Saklıkent'tekinin değil, Antalya genelindeki 240 mermer ocağının tamamının denetimden geçirildiğini belirten Karaloğlu, “Bir ekip oluşturduk, denetimler yapılıyor, epeyce ceza da verildi. Saklıkent'in zirvesindeki mermer ocağının kapatılması da o denetimlerin sonucudur. Mermer, doğal kaynaklar, madenler milletin ortak değeri, servetidir. Bunları kullanmak gerekir. Ama bunları kullanan hiç kimse, Boyalı köyün oradaki mermer ocağı gibi, 'Ben Allah'ın taşını keser, satarım. Gerisi de beni ilgilendirmez' mantığıyla hareket edemez. Buna izin vermeyeceğiz" dedi.

"ÇEVREYE DUYARLI MADENCİLİK YAPSINLAR"

Mermer ocaklarının çevreye verdiği zararlara ilişkin halkın duyarlılığının da arttığına işaret eden Vali Karaloğlu, “Buradan mermerci, madenci dostlarımıza tekrar söylüyorum: Çevre konusunda gereğini yapmazlarsa, madencilik ve mermercilik yapamaz duruma gelecekler. Bu bizim istediğimiz bir şey değil. Çevreye duyarlı madencilik faaliyetleri yapsınlar. Eğer çevreyi tahrip ederlerse biz de gereğini yapacağız. Bunda kararlıyız" diye konuştu.

Saklıkent'in büyüyebileceğini de vurgulayan Vali Karaloğlu, pistlerinin uzatabileceğini belirtti. Karaloğlu, “Saklıkent'te kar kalma süresi Uludağ, Kartalkaya gibi. Yani diğer kayak merkezleriyle aynı. Burada çok ciddi kayak yapılabileceğini gördük. Bu sene her yerde aynı şekilde kar sıkıntısı var ve Saklıkent'in karı da gökte durmaz, mutlaka yağacaktır" dedi.

BÖLGE HALKI TEPKİLİYDİ

Açıldığı günden bu yana bölge sakinleri tarafından protesto edilen Saklıkent Mermer Ocağı, bölgede yaşayan insanların sağlığını olumsuz etkilemişti. Saklıkent’te 6 yıldır faaliyette olan mermer ocağı, defalarca bölge sakinlerince protesto edilmişti. Saklıkent Kooperatifi Başkanı Emin Altıner, yaptığı açıklamada, mermer ocağının, Saklıkent’e ve burada yaşayanlara ciddi zararı olduğunu savunmuştu. Altıner, “Mermer ocağından aşağıya taş düşüyor, toz yapıyor. Sabaha kadar gürültü devam ediyor. Tabiatın binlerce yılda yarattığı katran, sedir ağaçlarına zarar veriyor. Köylü tozdan ve gürültüden çok rahatsız” diye konuşmuştu.

Bir Çağrımız Var
Az önce okuduğunuz haber, bağımsız bir medya organı tarafından size sunuldu.
Bağımsız gazetecilik; sermayeye karşı halkı, sömürüye karşı emeği, eşitsizliğe karşı adaleti, savaşlara karşı barışı, piyasacılığa karşı temel hakları, talana karşı doğayı, erkek şiddetine karşı kadınları, istismara karşı çocukları savunmanın olmazsa olmaz koşuludur.
Siz de gerçeğin sesini yükseltmek adına sorumluluk almak istiyorsanız, sadece birkaç dakikanızı ayırarak BirGün’e abone olabilir ve ‘#BirGünBenim’ diyebilirsiniz.
Şimdiden sonsuz teşekkürler…
BirGün bizim; hepimizin.
Tıklayınız