Google Play Store
App Store

TÜİK’in kadına şiddete ilişkin yeni araştırmasına göre kadınların sadece yüzde 12,8’i fiziksel şiddete uğradı. TÜİK verilerinin eksik ve çelişkili olduğunu söyleyen kadınlar tepkili: ‘‘2025’in ilk 9 ayındaki 290 kadın cinayeti bu şiddet oranını çürütüyor.”

TÜİK gerçeği örtemez
Fotoğraf: Evrensel
İlayda Kaya
İlayda Kaya
ilaydakaya@birgun.net

Türkiye’de erkek şiddeti her geçen gün katlanarak artıyor, kadın katliamlarına her gün bir yenisi ekleniyor. İktidar ve yetkili makamlar ise şiddete karşı etkili bir adım atmadığı gibi kadınların haklarını kuşatan adımlarıyla faile cesaret veriyor. TÜİK’in 2014 yılından sonra ilk kez paylaştığı kadına yönelik şiddet verileri de bu vahim tabloyu gözler önüne seriyor. Ancak şiddet verilerindeki eksiklikler kadın örgütlerinin hazırladığı ve kamuya yansıyan verilerle çelişiyor. Kadın örgütleri, "Paylaşılan verilerle kadına şiddet ve cinayet verileri ile örtüşmüyor" diyor.

Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı adına, Marmara Üniversitesi ve Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) işbirliğiyle yürütülen "Türkiye Kadına Yönelik Şiddet Araştırması, 2024" sonuçları açıklandı. 18 Kasım 2024 - 31 Ocak 2025 tarihleri arasında 15-59 yaş arasındaki 18 bin 275 kadınla yapılan görüşmelerle yapılan araştırmada kadınların yaşadığı şiddet türleri ve oranları ortaya koyuldu.

Raporda ilk kez şiddetin yeni bir görünümü olarak ortaya çıkan ‘dijital şiddet’ verilerine de yer verildi. Ayrıca araştırmayla ilk kez ‘ısrarlı takip’ verileri de paylaşıldı. Rapora göre, ‘yaşamının herhangi bir döneminde’ kadınların % 28,2’si psikolojik, %18,3’ü ekonomik, %12,8’i ise fiziksel şiddete uğradığı yer aldı. Bu verileri; %10,9 ile ısrarlı takip, %8,3 dijital ve %5,4 cinsel şiddet takip etti. Ayrıca her iki kadından birinin gördüğü şiddeti gizlediği kaydedildi. Araştırmada şu bulgular ön plana çıktı:

• Fiziksel şiddet en çok 35-44 yaş arasında: Yaşam boyu fiziksel şiddete en fazla uğrayanlar %14,7 ile 35-44 yaş grubundaki kadınlar oldu.

• Boşanmış kadınlarda psikolojik şiddet yüksek: Boşanmış kadınların %62,1’i psikolojik, %42,5’i ekonomik ve %41,5’i fiziksel şiddete maruz kaldığını belirtti.

• Eğitim azaldıkça ekonomik şiddet arttı: Ekonomik şiddet, okul bitirmeyen kadınlarda %31,8 ile en yüksek seviyede görüldü.

• Dijital şiddette ‘yabancı biri’ ilk sırada: Yaşamının herhangi bir döneminde dijital şiddet uygulayanlar arasında %62,3 ile "yabancı biri" ilk sırada yer aldı.

• Israrlı Takip: Bu şiddeti uygulayanlar arasında %39,6 ile "yabancı biri" en yüksek orana sahip.

Son 12 aylık döneme bakıldığında ise bulgulardan bazıları şunlar:

• Son 12 ayda psikolojik şiddet önde: Kadınların %11,6’sı psikolojik, %3,7’si dijital, %2,6’sı ise fiziksel şiddete, %3,1’i ısrarlı takibe uğradı.

• Genç kadınlarda şiddet eğilimi yüksek: Şiddet türlerinde en yüksek maruziyet oranı %15,2 ile 15-24 yaş grubundaki kadınlarda görüldü. Dijital şiddet ise %7,3 ile zirvede.

∗∗∗

TKDF raporunda yılın 9 ayında 290 kadın öldürüldü. Bunların 123’ü evli olarak kayıtlara geçti. Faillerin bağlantısı şöyle:

TKDF BAŞKANI CANAN GÜLLÜ:

‘‘Anketörlerden başlayarak bu araştırma için çalışanların şiddet algısı, toplumsal cinsiyet eşitliği tanımı, şiddet çeşitliliği şiddet çakışması gibi konulardaki bakış açısını konuşmak gerek. Bu konuşulmadan çıkan tablonun bile vahim bir tablo olduğunu görüyoruz. Araştırmadaki boşanan kadınların yaşadığı şiddetle ilgili veriler de sadece konuşabilenleri kapsıyor. Buzdağının görünmeyen yüzü var. 15-50 yaş aralığı erken ve zorla evlilikler konusunu içine alınmamış. Yılın ilk 9 ayında katledilen 290 kadının yüzde %48’inin aile içinde öldürüldüğünü gösteren sonuçlar bize ortaya çıkan rakamların inandırıcılığını sorgulatıyor. Oysa 2025 yılı ‘Aile Yılı’ ilan edilmişti. Bu tablo bu kararın da ne kadar yanlış olduğu gösteriyor. Öte yandan özellikle son yıllarda ülkedeki şiddetin artış göstermesi ve cezasızlığın yansıması olarak da faillerin bundan cesaret aldığını görüyoruz. Bundan sonra her 5 yılda bir zemin etütlerinin yapılmasıyla birlikte ALO183’e başvuran kadınların verilerinin, Adalet Bakanlığı adli sicil istatistiklerinin ve cinayetleri verilerinin açıklanmasını istiyoruz.’’

Avukat Canan Güllü

SOL FEMİNİST HAREKET ÜYESİ DİLARA KURTULUŞ:

“TÜİK’in rakamlarına zaten güvenmiyoruz. Kadınların yaşadığı şiddeti devletin istatistiklerine sığdırmaya çalışmak başlı başına bir manipülasyon. Yüzde 12,8 diyorlar ama biz sokakta, işte, evde, kampüste bunun katbekat fazlasını biliyoruz. Çünkü bu ülkenin kadınları her gün öldürülüyor, her gün susturuluyor. Bu kadar düşük bir oran çıkmasının nedeni, kadınların şiddeti ‘şikâyet edilecek bir durum’ olarak bile görememesinden kaynaklanıyor. Kadınlar başvurmuyor çünkü başvurduğunda ya öldürülüyor ya suçlanıyor ya da ‘Kocandır, döver de sever de’ deniliyor. Çünkü sistemin kendisi fail. Çünkü adliyede, karakolda, aile içinde, mahallede kadınları susturan, ‘yuva yıkma’, ‘sabret’, ‘boşanma’ diyen bir zihniyet hâkim. ‘Aile yılı’ ilan eden, nafaka hakkını tartışmaya açan iktidarın, kadınların yaşadığı şiddeti önlemek gibi bir derdi yok. Onların derdi, kadınları kontrol etmek. Bu tablo, sadece ‘şiddet yaygın’ demekle açıklanamaz. Bu erkek devlet şiddetinin, patriyarkanın, siyasal İslamcı AKP iktidarının tarikatların, fetvaların, doğrudan sonucudur. Yani mesele birkaç ‘şiddet eğilimli erkek’ değil; bütün bir sistem kadın düşmanı.”

Dilara Kurtuluş