Tülay Hatimoğulları, İmamoğlu ziyaretine ilişkin konuştu
Partisinin grup toplantısında gündeme dair konuşan DEM Parti Eş Genel Başkanı Hatimoğulları, geçtiğimiz günlerde ziyaret ettikleri Ekrem İmamoğlu'nun şunları söylediğini aktardı: "Bütün bu olumsuz gidişatta en büyük umudumuz şu an barışı konuşuyor olmamız. Barış demokrasisiz, demokrasi barışsız olmaz."

Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları, partisinin grup toplantısında gündeme ilişkin açıklama yaptı.
Hatimoğulları, konuşmasına "Bir kez daha değerli Sırrı yoldaşımızı sevgi ve minnetle anıyorum. Ve ona olan barış sözümüzü bir kez daha sizlerin huzurunda yineliyorum" sözleriyle başladı. Hatimoğulları'nın konuşmasında öne çıkanlar şöyle:
"Ortadoğu yine barut kokuyor. İsrail-İran savaşı bir bölge savaşıdır. Ne yazık ki küresel nabız barış ritmiyle değil savaşın çılgın temposuyla atıyor. Hepsi savaşın zeminini hazırlıyor ve savaşı köklüyor. Gerçek şu ki herşeye güvenlik gözlüğünden bakılıyor. Oysa bunların anlamı daha falz yoksulluk ve açlık demektir.
Neoliberalizmin sınıfsal uçurumları, ekonomik çöküş, silahlanma, ekolojik çöküş yarışı başta olmak üzere; güç dengeleri, ticaret savaşları ve etnik-mezhepsel gerilimler. Hepsi savaşın zeminini hazırlıyor, savaşı körüklüyor.
Bakın, G7 Zirvesi ve NATO’nun artan savaş harcamaları talepleri bizlere neyi gösteriyor, biliyor musunuz? Sadece Türkiye’yi, Ortadoğu’yu değil; bütün dünyayı yakından ilgilendiren gelişmeler bunlar. Ahmed’in, Fatima’nın, Rojda’nın, Hans’ın, Robert’in, yani bütün halkların emeği doğrudan savaş bütçelerine aktarılıyor.
"EMPERYALİZMDEN ALACAKLIYIZ"
Emperyalist güçlerin jeopolitik satranç tahtasında oynadıkları oyunla yapılıyor bütün bunlar. Sivil yurttaşlar ödüyor, bizler, halklar ödüyor. Onlar bize savaşı güvenlik maskeleriyle normalleştirmeye çalışıyorlar ya hayır değil. Savaşın dehşeti bizlerin gözünde sıradanlaştırılmaya çalışılıyor. Bizlerin kafasında ve ruhunda normalleştirilmek isteniyor. Savaşı ve her yeri yakıp yıkan anlayışı normal karşılamıyoruz, normal karşılamayacağız. Bu çılgınlığa dur demek zorundayız.
Bunun panzehri emperyalizme karşı mücadeledir. Biz halklar emperyalizmden alacaklıyız ve bunu aldığımız zaman bu savaşları durdurur, barış ve huzur içinde yaşayabiliriz. Eskiden bu yaşananları distopyalarda okuyorduk. Artık distopyalar gerçek oluyor. İran-İsrail savaşı bize bunu gösteriyor.
Altını kalın çizgilerle çiziyorum: İçerideki demokrasi eksikliği, dışarıdaki düşmandan daha tehlikelidir. Eşit yurttaşlığı kutsayan; hak eşitliğini, adaleti, özgürlüğü temele koyan siyaset bu sistemin panzehiri olur.
Demokratik ulus çözümü, silahta ve kanda aramaz. Demokratik ulus; çok kimlikli, çok kültürlü, çok inançlı halkların kendi kaderlerini özgürce tayin edebileceği, eşit hukukla tesis edilmiş ortak yaşam modelidir. Bizleri, Ortadoğu’yu kurtaracak olan tam da bu anlayışın yaşama geçmesidir. Bedeli ne olursa olsun, demokratik ulus demekten, demokratik toplum demekten, bunu inşa etmekten asla vazgeçmeyeceğiz. Barışı mutlaka bu topraklara armağan edeceğiz.
"BAHÇELİ’NİN UYARILARI ÖNEMLİ"
Sayın Bahçeli’nin, sürecin hızlı ve dikkatli gitmesi gerektiğine dair uyarıları önemli. Bir kez daha anlıyoruz ki, kendi iç demokrasisini kurumsallaştıramayan ülke, küresel fırtınalardan çok ağır yara alır. Herkes gücü yettiğince önemli bir destek veriyor bu sürece. Bu dönemeçte, halkların faydasına olan gelişmeler sürüncemede bırakılamaz! Tarihi fırsatlar bazen yüzyılda bir gelir. Yüzyıllık bekleyişin tortusunu omuzlarımızdan atmak istiyoruz. Tarih bize “Beklemeyin, yol alın” diyor! Bekledikçe kaybettik, bekledikçe yaralar derinleşti, bekledikçe fırsatlar uçup gitti.
EKREM İMAMOĞLU ZİYARETİNE DAİR AÇIKLAMA
Geçen hafta Silivri'de yoğun görüşmeler gerçekleştirdik. Eş Başkanımız Tuncer Bakırhan'la ve heyetimizle beraber Silivri'deki mahpusları ziyaret ettik. İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Sayın Ekrem İmamoğlu, Van Eski Belediye Başkanı Bekir Kaya, Esenyurt Belediye Başkanı Sayın Ahmet Özer, Şişli Belediye Başkanı Sayın Emrah Şahan, TİP Milletvekili Can Atalay ve Halkların Demokratik Kongresi'nin davasından yargılanan çok sayıda arkadaşımızla görüşmeler gerçekleştirdik. Hepsinin selam ve sevgileri var sizlere ve barıştan dolayı çok mutlu olduklarını söylediler. Bunu da bütün Türkiye kamuoyuyla bir kez daha paylaşmak istiyorum.
Bakın Sayın İmamoğlu'yla biz çok fazla başlık konuştuk. Hem ülkedeki bölgedeki gelişmeleri, İran-İsrail savaşını, Türkiye'ye olası etkilerini, Sayın Öcalan'ın barış ve demokratik toplum çağrısını, ondan çağrıdan sonraki gelişmeleri ve bundan sonra neler olabileceğini, neler yapılabileceğini hepsini kendileriyle istişare ettik. Sayın İmamoğlu şunları söyledi: 'Bütün bu olumsuz gidişatta en büyük umudumuz şu an barışı konuşuyor olmamız. Barış demokrasisiz, demokrasi barışsız olmaz' dedi. Şundan emin olun ki cezaevindeki bütün arkadaşlarımızın bütün siyasi mahpusların, tutsakların en temel talebi bu barışın bir an önce gerçekleşmesi, bölgenin, ülkenin bir huzura kavuşması.
Yargının siyasallaşması bitmeli. Yargı bir an önce siyasal zeminde davranmaktan vazgeçmeli, gerçekten hukuk işletilmelidir. Muhalefetin her kesimine dönük baskılar, seçilmişlere dönük tutuklamalar bir an önce bitmeli. Bir an önce kayyım atanmış belediyelerin başkanları ve eş başkanları görevlerine dönmeli."


