Tülay Hatimoğulları'ndan iktidara çağrı: "Sürecin ciddiyetini göstermek için güçlü adımlara ihtiyaç var"
DEM Parti Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları, partisinin grup toplantısında gündemi değerlendirdi. Hatimoğulları, sürece ilişkin iktidara 'adım atmalı' çağrısını yineleyerek, "Sürecin ciddiyetini, geri dönülmezliğini göstermek için güçlü, sembolik adımlara ihtiyaç vardır" dedi.

Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları, partisinin TBMM Grup Toplantısı'nda açıklamalarda bulundu.
Hatimoğulları konuşmasına "Muğla'da 5.8 büyüklüğünde deprem meydana geldi. Bütün yurttaşlarımıza geçmiş olsun dileklerimiiz iletiyoruz. Biz ülke olarak depremden çok çektik, 6 Şubat depremlerinin acısı hala yüreğimizde taze. Başımıza daha büyük bir felaket gelmeden deprem konusunda ciddi adımların atılması gerekiyor" ifadeleriyle başladı. Hatimoğulları, konuşmasında şairler Ahmed Arif ve Nazım Hikmet'i andı.
Hatimoğulları'nın konuşmasında öne çıkanlar şöyle:
"31 sene önce kaybedilerek daha sonra katledilen Savaş Buldan, Adnan Yıldırım, Hacı Kara'yı sizlerin önünde saygıyla anıyoruz. Ümit ediyoruz ki 90'lı yıllarda Susurluk çetesi dahil olmak üzere, yargısız infazlar, o karanlık dönemi geride bırakmak ve yepyeni bir barış sayfası açarak, o karanlık tarihin sayfalarını kapatabiliriz.
Barış konusunda bir adım atılması gerekiyor. Kalıcı bir barış inşa edebilmemiz için aynı zamanda hafızayı diri tutmak ve tarihle cesur bir çekilde yüzleşmek önemlidir.
"GAZZE'DE YAŞANANLAR İNSANLIĞIN SIFIR NOKTASIDIR"
Ortadoğu küresel ve bölgesel güçlerinin rekabet ve nüfus mücadelesine sahne olan bölge olarak her gün yeni gelişmelere tanıklık ediyoruz. Gazze'de yaşananlar insanlığın sıfır noktasıdır. Uluslararası hukuk kağır parçasına dönüştü. Bölgenin jeopolitik yapısı kaotik bir dönüşüm sürecinden geçiyor. Deyim yerindeyse kabuk aynı ama içi hızlı bir şekilde değişiyor.
Bölgedeki birçok karmaşık sorunun çözümünde kilit bir rol oynayan Kürt jeopoliitği Ortadoğu'nun labirentinden bir çıkış kapısıdır. Kapıyı görmezden gelenler labirentte kaybolmaya mahkumdur. Türkiye'nin artık taraf olmaktan çıkp, sorunları çözen, bölge barışı için arabulucu rol üstlenmesi acildir.
Türkiye'nin Kuzey ve Doğu Suriye'yi ziyaret etmesi. Oradan gelen yönetimlerin Ankara'da ya da Rojava'da ağırlanması barış sürecinin daha sağ*lıklı adımlarla ilerlemesine büyük katkı sağlayacağına inanıyoruz. Bu sadece Tükr ve Kürdün barışı ya da Türkiye'nin iç barışı için değil; atılacak adımlarla Türkiye bölgenin barışına büyük katkı sağlayacaktır.
Bir kez daha çağrımızı yineliyoruz, gelin barışı hep birlikte inşa edelim. Gelin iç barışı hep beraber inşa edelim ve tahkim edelim. Ve aynı zamanda bölge barışını hep birlikte kuralım. Gelin demokratik bir Türkiye'yi demokratik bir cumhuriyeti hep beraber inşaa edelim.
ARA ZAM ÇAĞRISI
ENAG'ın yaptığı açıklamalar TÜİK'in açıkladığı rakamın 2 katı. Gerçek olan o rakamdır. Bu durum idare edilebilir durumdan çoktan çıktı. İktidar verdiği sözü 'İhtiyaç olursa ara zam yaparız' sözünü yeniden hatırlamak ve hayata geçirmek durumundadır. İşçi, memur ve emekli maaşlarına ara zam mutlaka yapılmalıdır.
İZMİR GREVİ: "İŞÇİLERİN HAKLARI ACİLEN VERİLMELİ"
23 bin işçinin başlattığı grev. İzmir'deki işçilerin hakları acilen verilmeli, hakları acilen karşılanmalıdır. İşçiler alanlarda, eylemlerde. İşçi kardeşlerime sesleniyorum; Hem bu parlementoda sizlerin haklarını savunmaya devam edeceğiz hem de alanlarda birlikte olmaya devam edeceğiz. Direnişininizi buradan selamlıyoruz.
"İKTİDAR MUTLAKA BAZI ADIMLARI ATMALIDIR"
Yüzyılın en önemli meselesi umutlar ve beklentiler eşiğindeki kritik bir kavşakta olduğunu önemle belirtiyoruz. Süreci doğru anlamak, hakikatleri cesaretle dillendirmek, tepkisellik yerine bu ruh haline kapılmaksızın sakince bu süreci ele almak gerekiyor. Hem iktidar çeperinde hem de muhalefetin bir kısmında bu sürecin hacmi tam anlamıyla kavranabilmiş değil maalesef. İktidarın pratiklerine bakınca 'Bu sürece neden güvenelim' sorusu soruluyor; 'Hayırlı olsun, Türkiye'de yepyeni bir sayfa açılıoyr' diyenler de aynı soruyu bir kez daha soruyorlar. 'Biz bu sürece neden güvenelim' diyorlar. Yeterince adım atılmadığını görüyorlar.
Bu beklemeci durumun birinci sorumlusu ve adım atması gereken iktidardır. Bir kez daha vurguluyoruz; iktidar mutlaka bazı adımları atmalıdır. Olumlu adımların atılması şarttır.
İnfaz yasası mağdurların aileleri buradalar. Bir kez daha hoş geldiniz diyorum. Bakın biz barışı konuşurken, birçok yasamanın barışa hizmet eder bir şekilde olmasını beklerken ne yazıkki yargı paketinde covid yasasının çıkacağına ilişkin bilgiler payklaşışdığı halde son anda iktidar geri çekti. Bu nedenle güvensizlik gittikçe artıyor. Sürecin hukuki alt yapısının kurulmaması güvensizliliği varken bizler barış ortamını nasıl inşaa edeceğiz?
"HALA BİR FIRSATIMIZ VAR, DEĞERLENDİRELİM"
Sürecin ciddiyetini, geri dönülmezliğini göstermek için güçlü, sembolik adımlara ihtiyaç vardır. Bunlardan biri Covid yasasıydı, infaz paketinin genişletilmesiydi ama bunlar olmadı. Hala bir fırsatımız var ve bu fırsatı değerlendirelim.
Can Atalay, Çiğdem Mater, Osman Kavala, Tayfun Kahraman, Ekrem İmamoğlu, Ahmet Özer, Bekir Kaya, Ayşe Gökkan, Leyla Güven, Semra Güzel, Fidan Yüksekdağ ve Selahattin Demirtaş şahsında bütün tutsaklara selamlarımızı iletiyorum, bayramlarını en içten dileklerimle kutluyorum.
'ANAYASA KOMİSYONU' ZİYARETİ
TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş'un komisyon kuracak söylemi son derece önemli. Görüşmemizde görüşlerimizi paylaştık. DEM Parti olarak komisyonun sonuç alıcı şekilde çalışmasının önemli olduğunu vurguladık. Ve ülkenin oyalanacak vakti yok ve bir an önce çalışmalarına aktif şekilde başlamalıdır. Sadece laf üretmeyen somut öneriler geliştiren, takvimi olan bir mekanizmayı kastediyoruz. Bu ülkenin sorunlarının komisyona havale edilip, orada çürümeye bırakılacak bir durumu yoktur. O nedenle komisyon bir an önce kurulmalıdır.
erel yönetimlerden silahsızlanmaya, yargı işleyişinden kolektif haklara uzanan birçok hayati gündem önümüzde durmaktadır. İşlevsel komisyonla hızlı adımlar atılabilir. Bu komisyon tarihin ve barılın sesine kulak vermelidir. Barışı kuran bir komisyon olarak tarihe geçmelidir.
"BU OPERASYONLAR DEMOKRASİYE HİZMET ETMİYOR"
Anayasa tartışmalarını bir tabuya veya tıkayıcı tartışmalara kurban etmemek lazım. Vesayet rejiminden kurtulmuş, sivil bir Anayasa diyorsak gerçekten sivil bir Anayasa olmalıdır. Bakın muhalefet belediyelerine operasyonlar yapılıyor. Bu operasyonlar demokrasiye hizmet etmiyor. Mesela bir Anayasa sürecinden bahsediliyorsa bunlardan vazgeçilmelidir. Bu konuda ana sorumluluk iktidardır. Anayasa yapım sürecinin sağlıklı sürdürülebilmesi için siyasi iklimin yumuşatılması ve yol temizliği şarttır. Bu konuda ana sorumluluk sizde.
Sürece dair çalışmalarımız hız kazanmış durumda. Barış ve demokratik toplum çalışmalarına ilişkin bizler sadece konuşulmasını doğru bulmadığını ifade ettik. Bu konuda icraate ihtiyaç var. Sadece DEM Parti değil, bütün muhalefet partilerinin toplum için harıl harıl çalışmasını yürütmesi gerekiyor."


