TÜM BEL SEN: Sadaka değil, hakkımız olanı alalım
KESK’e bağlı TÜM BEL SEN Başkanı Bozkurt, “Gelin, insanca yaşamaya yetecek ücret, güvenceli çalışma ve güvenli gelecek için verilecek mücadelede yan yana omuz omuza birlik olalım ve kimseden sadak dilenmeden hakkımız olanı birlikte kazanalım” dedi

BİRGÜN / ANKARA
Milyonlarca kamu emekçisi ve emeklisinin 2018-2019 yıllarına yönelik ekonomik ve sosyal haklarının belirleyen toplu iş sözlemesine ilişkin tepkiler sürüyor. AKP Hükümeti ve Memur Sen arasında varılan mutabakat sonucu imzalanan toplu sözleşmeyi “satış sözlemesi” olarak niteleyen KESK’e bağlı Tüm Belediye ve Yerel Yönetim Hizmetleri Emekçileri Sendikası (TÜM BEL SEN) Genel Başkanı Erdal Bozkurt, “Tekli sendikal rejim ve siyasal iktidarın son sözü söylemesinin dayatıldığı ‘Türkiye Tipi Toplu Sözleşme Sistemi’nin iflas ettiği ispatlandı” dedi.
TÜM BEL SEN genel merkez binasında düzenlenen basın toplantısında imzalanan toplu sözleşmeye itirazlar dillendirildi. Açıklamayı yapan Bozkurt, “Kapalı kapılar ardında yapılan pazarlık sonucu adeta bir satış sözleşmesi sona erdi.İş güvencemiz başta olmak üzere en temel hak ve özgürlüklerimize yönelik ağır saldırıların yaşandığı bir süreçte başlayan toplu sözleşme görüşmelerinde AKP hükümeti ücret artışlarında dahi kamu emekçileriyle dalga geçer gibi önerilerde bulundu. Milyonlarca emekçiyi kandırmak adına yürütülen orta oyunu hükümetin teklifini yarım puan artırmasıyla sona erdi. Kirli pazarlıklarla bir süreç işletildi” diye konuştu.
Taşeron çalışanlar ne olacak?
Kamu emekçilerinin açlığa mahkum edildiğine değinen Bozkurt, kamu emekçileri ile ilgili şu soruları yöneltti:
“Haksız ve hukuksuz bir biçimde sorgusuz sualsiz bir gecede işten atılan on binlerce kamu emekçisi işe iade mi edilmiştir? Ekonomik büyümeden emekçilere hak ettikleri pay mı verilmiştir? Hepimizin çarşı pazarda yaşadığı gerçek enflasyon karşısında ücretlerimizde enflasyon rakamları üzerinde bir artış mı olmuştur? 4/B’liler, 4/C’liler, kamuda asli işleri yapan taşeron firma çalışanları başta olmak üzere kamuda güvencesiz çalışanlar kadroya mı geçirilmiştir? Vergi dilimi ve ek gösterge adaletsizlikleri sona mı ermiştir? Kadın emekçilerin yaşadığı baskı, mobbing, şiddet ve ayrımcılığın engellenmesine yönelik somut her hangi bir düzenleme mi yapılmıştır?”
Omuz omuza birlik olalım
Kamu emekçilerinin temel taleplerinin müzakere edilmediğini ifade eden Bozkurt, şunları söyledi: “Sözleşme metni ile emekçiler ekonomik ve sosyal olarak hiçbir somut kazanım elde edememiştir. Bu süreç, TÜM BEL SEN olarak en başından beri karşı çıktığımız, grev hakkını yasaklayarak emekçileri pazarlık masasında sakat bırakan, gerçek evrensel toplu sözleşme sistemi ile uzaktan yakından ilgisi olmayan, tekli sendikal rejim ve siyasal iktidarın son sözü söylemesinin dayatıldığı ‘Türkiye Tipi Toplu Sözleşme Sisteminin’ iflas ettiğini bir kez daha ispatlamıştır. Gelin, insanca yaşamaya yetecek ücret, güvenceli çalışma ve güvenli gelecek için verilecek mücadelede yan yana omuz omuza birlik olalım ve kimseden sadak dilenmeden hakkımız olanı birlikte kazanalım.”


