Google Play Store
App Store

KESK'e bağlı Tüm Bel-Sen, Anadolu Yakası'ndaki belediyelerdeki toplu sözleşme sürecine ilişkin basın açıklaması yaptı. Açıklamada "TİS hakkımızdan vazgeçmeyeceğiz" denildi.

Kaynak: Haber Merkezi
Tüm Bel-Sen: "TİS hakkımızdan vazgeçmeyeceğiz"
Fotoğraf: BirGün

KESK'e bağlı Tüm Bel-Sen'de örgütlü, belediyelerde çalışan memur statüsündeki kamu emekçileri için toplu iş sözleşmesi dönemi başladı.

İstanbul'da Anadolu Yakası'nda bulunan ilçe belediyelerinde çalışan emekçiler için belediye yönetimleriyle görüşmeleri sürdüren Tüm Bel-Sen İstanbul 3 No'lu Şubesi, sürece ilişkin dün Kartal’da, bugün ise Üsküdar’da basın açıklaması yaptı.

Mali haklara ilişkin görüşmelerin endişe verici ilerlediği söylenen açıklamada, "Anayasal TİS hakkımızdan vazgeçmeyeceğiz" denildi.

"5 AYDIR SONUÇLANDIRILMADI"

Açıklamada şunlar denildi:

“Uluslararası sözleşmelerden ve Anayasa'dan doğan  hakkımız olan Toplu iş sözleşmeleri  çalışma yaşamındaki; sosyal, hukuksal, ekonomik ve demokratik haklarımızı korumak, geliştirmek, iyileştirmek ve yeni haklar elde etmek için işveren ile yapılan uluslararası hukuksal akitlerdir.

Ülkemizdeki  ekonomik krizin yakıcılığını en çok hisseden biz emekçiler belediyelerde yaptığımız sözleşmeler sonucunda elde ettiğimiz ekonomik kazanımlar bir nebze de olsa katkı sağlamaktadır.

Sendikamız kurulduğu günden beri grevli ve özgür toplu sözleşmeli sendika hakkından vazgeçmeyerek mevcut yasaların üzerinde hak alma mücadelesini ısrarla sürdürmektedir. Merkezi hükümetin tavan tutar dayatmasını kabul etmeyerek, mali ve sosyal haklarda emekçilerin talep ve çıkarlarını koruyup geliştiren bir mücadele anlayışını benimsemektedir.

İstanbul 3 Nolu şube olarak 2026-2027 yıllarını kapsayan Toplu sözleşme görüşmelerinin başlaması için 6 Ekim 2025 tarihinde belediyelere yazı yazılarak süreç başlatılmıştır. 1 Ocak 2026 tarihine kadar bitmiş olması gereken görüşmeler halen devam etmekte olup 5 aydır sonuçlandırılmamıştır.

25 yıldır Memur-Sen eliyle bize dayatılan sefalet zamları ile tüm emekçileri ve emeklileri açlık sınırına mahkûm eden AKP iktidarı biz emekçileri satış sözleşmesiyle tabuta koymuştur. Belediye yönetimleri ise tabutun son çivisini çakmak için yarışmaktadırlar bu durumu biz kamu emekçileri kabul etmiyoruz.

Cumhuriyet Halk Partisi ülkede yaşanan antidemokratik uygulamalara karşı her türlü demokratik tepkisini ortaya koyarak İstanbul’da her hafta bir ilçede miting yaparken, iktidar olduğu yerel yönetimlerde,  genel merkez eliyle seçilmiş belediye başkanlarının iradesini ve belediye emekçilerinin özgür toplu sözleşme hakkını yok sayan tepeden müdahalesini kabul etmiyoruz.

"HAKKIMIZ İHLAL EDİLİYOR"

"Toplu Sözleşme hakkımızın “tavan tutar” ve “sıfır zam” gibi gerekçelerle gasp edilmesi yalnızca iş barışını bozmakla kalmamakta aynı zamanda örgütlenme ve toplu sözleşme hakkının açık bir ihlali anlamına gelmektedir. Bu tutum demokratik bir anlayışla ilişkilendirilemez.

Belediye yönetimlerine 5 yıllık bir süre için gelen siyasiler, yıllardır kent halkına hizmet üreten biz emekçilerin emeklerini yok sayarak, kazandığımız haklarımızı tasarruf adı altında gasp etmektedirler. Unutulmamalıdır ki; kurumların gerçek sahipleri yıllarca emek üreten biz emekçileriz. Siyasiler değil…

Yönetenlerin tasarruf denince akıllarına ilk olarak nedense emekçilerin hak ve alacakları gelmektedir. Eğer tasarruf yapılacaksa gösteriş ve şatafat için yapılan gereksiz harcamalardan yapılmalıdır. Kurumların; şeffaf, hesap verebilir bir şekilde yönetildiği ve kaynakların doğru kullanıldığı takdirde herhangi bir mali sıkıntı yaşamayacağını biz emekçiler çok iyi biliyoruz.

Belediye yönetimleri,  yıllardır mücadele ederek kazandığımız haklar üzerinden keyfi bir şekilde kesintiye giderek tavan tutar ve sıfır zam dayatması yapmakta ve karşılıklı imzalanan mevcut sözleşmeyi tanımamaktadır.

30 yıldır yapmış olduğumuz sözleşmelerden dolayı herhangi bir belediye başkanı veya bir harcama yetkilisine hukuki ya da mali bir yaptırım uygulanmamış olmasına rağmen sözde hukuksal gerekçeler bahane edilerek kazanılmış haklarımız gasp edilmeye çalışılmaktadır.

Açlık sınırının 32.000, yoksulluk sınırının 106.000 TL’ye dayandığı mevcut koşullarda TÜM BEL – SEN olarak yoksulluk sınırının altında bir ücreti kabul etmiyoruz. Toplu iş sözleşmeleri imzalanmadığı taktirde her türlü fiili, meşru ve demokratik tepkimizi ortaya koyacağımızdan, üyelerimizin hakları için mücadelemizi sonuna kadar sürdüreceğimizden kimsenin kuşkusu olmasın.

"DÖNÜŞ YAPILMADI"

Yetkili olduğumuz tüm belediyelerde gerçekleştirdiğimiz basın açıklamalarının ardından, belediye başkanlarına TİS masalarında sürecin bir an önce sonuçlandırılması ve yaşanan kayıpların giderilmesi talebiyle bir kere daha resmi görüşme yazıları iletilmiştir.

Ancak aradan geçen bir haftalık süreye rağmen tarafımıza hâlâ herhangi bir dönüş yapılmamıştır.

Bizlere dayatılan bu çözümsüzlük anlayışına üyelerimizin sabrı kalmamıştır. Buradan tüm belediye başkanlarına sesleniyoruz. Bir an önce bu tutumlarından vazgeçerek toplu iş sözleşmelerini belediye emekçileri lehine sonuçlandırmalarını aksi halde eylem ve etkinliklerimizi bir üst seviyeye çıkaracağımızı ilan ediyoruz.

Herkes için Hak Hukuk Adalet

Bizler biliyoruz ki; hak verilmez alınır.

Bizler biliyoruz ki; üretenler olmazsa, yönetenler de olmaz.”