Turgut köylüleri, kültür varlıklarını korumak için yargıya gitti

10.10.2019 16:59 EGE'DE BİRGÜN
Muğla’nın Yatağan ilçesi Turgut Köyü’nde, Turgut Yardımlaşma Tabiat ve Kültür Koruma Derneği, Turgut Köyündeki maden sahasında Muğla Kültür Varlıklarını Koruma Kurulu’nun kaldırdığı 3. Derecede Arkeolojik SİT kararının iptali için mahkemeye başvurdu

AYCAN KARADAĞ

Muğla’nın Yatağan ilçesi Turgut Köyü’nde, Turgut Yardımlaşma Tabiat ve Kültür Koruma Derneği, Turgut Köyündeki maden sahasında Muğla Kültür Varlıklarını Koruma Kurulu’nun kaldırdığı 3. Derecede Arkeolojik SİT kararının iptali için mahkemeye başvurdu. Bugün Muğla İdari mahkemesi önünde toplanan Turgut Köylüleri burada bir basın açıklaması gerçekleştirdi.

‘ÇED GEREKLİ DEĞİL’ KARARI VERİLDİ

Muğla’nın Yatağan İlçesi Turgut köyünün yakınlarında planlanan yeraltı kömür işletmeciliği projesi için ‘ÇED gerekli değil’ kararı verildi. Kararın ardından başlayan dava süreci devam ederken eski adı Lagina olan ve antik kent özelliği taşıyan Turgut köyünün yok olma tehlikesiyle karşı karşıya kaldığı bildirildi.

Aynı zamanda DSİ’nin Yatağan bölgesine verilen içme suyunun 13 katına denk gelen kaynak suyunu termik santrale kiraladığı ortaya çıktı. Yapılan protokole göre Yatağan Termik Santralı 10 yıl boyunca Dipsiz Kuyuları’ndan su alabilecek. Binlerce yıllık Lagina Antik Kenti ile iç içe bir yaşam süren Turgut Mahallesi, termik santrale karşı uzun süredir mücadele ediyor. Her geçen gün alanını genişleten santrale kömür sağlayan ocaklar onlarca köyün, on binlerce zeytin ağacının yanı sıra birçok tarihi eseri tahrip ederek büyürken köylülerde mücadelesine devam ediyor.

Turgut Yardımlaşma Tabiat ve Kültür Koruma Derneği, Turgut Mahallesindeki maden sahasında Muğla Kültür Varlıklarını Koruma Kurulu’nun kaldırdığı 3. Derecede Arkeolojik SİT kararın iptali için mahkemeye başvurdu.

Dernek Başkanı Kazım Erol yaptığı açıklamada, “Uzay çağında antik yerleşimleri kültüre, tarihe, kömüre nasıl feda edip insanları yerinden yurdundan, düşmandan kaçar gibi kovarsınız? Bizleri köyümüzden, yurdumuzdan kimse süremez. Çocuklarımız, gelecek kuşaklar güneşin bahçesi Karya topraklarında motorları maviliklere sürsün diye güzel günler görsün diye kömüre, termik santrallere hayır” dedi.

Hukukçu Mehmet Çilsal ise, “Muğla’da nerede olursa olsun her kültür varlığı hepimizin kültür varlığıdır. Bunlar bizim tarihimiz, tarihsel kimliğimizdir. Yurttaş olarak kimliğimizi korumak anayasal bir görevimizdir. İdari kurullarda hata yapar. Turgut’ta özel bir şirket olan, para kazanmak amacıyla çalışan anonim bir şirket orada kömür çıkarmaya çalışıyor. Turgut neredeyse 3 bin yıllık bir yerleşim alanı. Tarihsel bütün izler hala bu coğrafyada görülmektedir. Bu coğrafya korunmazsa arkasından diğer yerlerde yok edilecektir. Oradaki tarihsel varlıklara rağmen buna izin vermek ya da tarihsel varlıkları başka yere taşımak tamamen hukuka aykırıdır. İdare yanlış bir karar vermiştir bizde bu kararın iptali için dava açıyoruz” şeklinde konuştu.