Google Play Store
App Store

Bu yıl otellerin doluluk oranı son 5 yılın en gerisinde. Ekonomik kriz sebebiyle yerli turist tatil yapamadı, yabancı turist ise fiyatlardan şikâyet ederek rota değiştirdi. İstanbullu otel işletmecileri “Bu gidişle ayakta kalamayız” dedi.

Turizm başkentinde oteller boş kaldı
Fotoğraflar: BirGün

Ethem Kutay TOKER

Ekonomi politikaları tüm sektörleri çıkmaza sürüklerken bir kriz de “bacasız sanayi” turizm sektöründe yaşanıyor. Yazdan beri odalarını dolduramayan otel işletmecileri çıkmaza girerken turizm çalışanları işsiz, oteller ve restoranlar boş kalıyor. Yerli turist geçimini bile sağlayamıyor, tatil bütçesine sıra gelmiyor. Yabancı turistler ise Türkiye’yi tercih etmiyor. Artan vergiler, giderler ve masraflar karşısında zarar etmeye başlayan turizm işletmecileri ayakta kalmaya çalışıyor. Dövizin sabit kalması da yabancı turistlerden kazanan işletmeleri zora sokuyor.

Kültür ve Turizm Bakanlığı'nın verilerine göre, otel doluluk oranları ağustos ayında son 5 yılın en düşük oranında seyretti. 2022 Ağustos ayında otellerin doluluk oranı yüzde 82,63 iken 2025 Ağustos’ta bu sayı yüzde 71,15’e düştü. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerine göre, temmuz–eylül dönemini kapsayan üçüncü çeyrekte turizm geliri geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 3,9 artarak 24 milyar 257 milyon 815 bin dolar oldu. Türkiye’de konaklayan ziyaretçilerin gecelik ortalama harcaması 100 dolar, yurt dışı ikametli yurttaşların ise 64 dolar olarak açıklandı.

TURİST SAYISI DÜŞTÜ

Türkiye’nin en önemli kültür ve turizm merkezlerinden, her mevsim misafir ağırlayan İstanbul’daki otellerin ve restoranların işletmecileri artan pahalılıkla yaşanan krize tepki gösterdi.

Uzun yıllardır turizmci olan ve Taksim’de otel işletmeciliği yapan Ali Eşki, ekonomi politikalarının sektörde yarattığı tahribatı şöyle aktardı: “Turist artık İstanbul’a gelmiyor. Bunun ilk sebebi döviz kurunun sabit kalması ve buna karşın fiyatların sürekli yükselmesi. Döviz son iki yılda yaklaşık yüzde 50 artarken yeme içme ve alışveriş fiyatları neredeyse yüzde 150 arttı. Eskiden 4 kişilik bir aile İstanbul’da tatile geldiğinde öğün başına 100 dolar bile harcamazdı. Şu anda bu 2 katından fazlaya çıktı. 7 gün otel konaklamasına 1500 dolar veren bir aile yeme-içme giderleri için bundan çok daha fazla harcamak zorunda kalıyor. Bu pahalılıktan kaynaklı yerli turistin de harcama eğilimleri değişti. 2022’de Taksim'de 100 dolara yediği yemeği bugün 300 dolara yiyemeyen turistler bunun soygun olduğunu düşünüyor. Tüm bunlar sosyal medyanın da etkisiyle, başta körfez ülkeleri olmak üzere turist sayısını ciddi anlamda düşürdü.”

Eskiden tekstil alışverişinin turistler açısından önemli bir kalem olduğunu anlatan Eşki, tekstil sektörünün de tıpkı turizm gibi artan giderler ve döviz sabitliği sebebiyle kriz yaşadığını söyledi. Ekşi şöyle konuştu: “Tekstil sektörü turizm açısından çok önemli bir konumdaydı. Bugün tekstil de turizmle aynı durumda, tekstilci ile bizim farkımız kalmadı. Her iki sektörde de işçilik, enerji gibi maliyetler lira olarak 2-3 katına çıktı, fakat döviz bazında kazandığımız para değişmedi. Yiyecek içecekten, tekstile, turizme dövizle iş yapan bütün sektörler aynı durumda” dedi. 20 yıldır turizm çalışanı olan Gökhan Şimşek de “12-13 odalı otellerin doluluğu yaz boyu yüzde 50’lerde seyretti, düzenli olarak gelen müşteriler ülkedeki pahalılığı anlıyor ve destinasyon değişikliğine gidiyor" dedi.

∗∗∗

‘AYAKTA KALMAK ÇOK ZOR’

Sultanahmet’te otelcilik yapan Hüseyin Gültekin, 2005-2013 arasında İstanbul’da turizmin altın çağını yaşadığını söyledi. Ancak 2013 itibarıyla siyasi atmosferin turistleri ülkeden uzaklaştığını, pandemiyle birlikte turizmin günden güne kötü bir hale geldiğini anlattı. Gültekin, son yıllardaki bu düşüşün en önemli sebebinin ülke ekonomisi olduğunu anlatarak “Bir turist buraya gelirken odaya gecelik 40-50 avro ödeme yapıyor. Fakat bir akşam yemeğine 60-70 avro ödemek zorunda. İnsanlar artık siyasi olaylar ve ekonomik sebepler yüzünden gelmek istemiyor. Biz ayakta kalmak için maalesef çalışanlarımızı azaltmak zorunda kaldık. Masraflarımız her geçen gün artıyor” dedi. Vergilerin özellikle butik otel işletmecilerini çok zor duruma soktuğunu söyleyen Gültekin, “Eskiden sadece KDV, stopaj ve yıllık vergiler öderdik. Şimdi her ay ödediğimiz vergilerin sayısını bilemiyoruz. Bu şekilde devam ederse butik oteller ayakta kalamaz” ifadelerini kullandı.