Google Play Store
App Store

KÇP ile ilgili görüşmeler sürerken Türk-İş’in en son teklifi imzalayacağı kanısı yaygınlaşıyor. İşçinin talebini karşılamaktan uzak bu teklifin altına imza atılması ihtimaline ise tepkiler büyük. Türk Harb-İş Sendikası Eskişehir Şube Başkanı Atak “Bu süreçten başarı öyküsü çıkaramazlar dedi.

Türk-İş bu tekliften başarı çıkaramaz!
Fotoğraf: Evrensel

Bilge Su YILDIRIM

Kamu Çerçeve Protokolü’nde (KÇP) hükümetten gelen 3’üncü teklifin ardından taraflar arası görüşmeler sürüyor. İktidarın 600 bin kamu işçisine verdiği teklifte, ilk 6 ay için yüzde 24, sonraki üç dönem için gerçekleşen enflasyon oranında zam teklif edilmiş, sosyal haklara ilişkin bir düzenleme yer almamıştı.

Türk-İş ve Hak-İş’in Şubat ayında sundukları teklif ise günlük en düşük ücretin 1800 liraya yükseltilmesi, bu artışın ardından ücretlere 2025’in ilk altı ayı için yüzde 50, diğer altı aylık dönemleri için ise yüzde 25 zam yapılması ve bunun üzerine yüzde 10 refah payı verilmesiydi. İşveren konumundaki hükümetin bir önceki teklifi ise ilk altı ay için yüzde 17, ikinci 6 ay için yüzde 10, üçüncü altı ay için yüzde 7, dördüncü altı ay için yüzde 5'ti. Son teklifin ardından Türk-İş, pazartesiyi (dün) işaret ederek “İlerleme var, birraz daha olursa sonuca gideriz” demişti.

Görüşmeler dün gün boyu sürerken kamu işçilerinin ve sendikaların konfederasyonlara yönelik tepkileri de artmaya başladı. Gelen son teklifin konfederasyonlarca kabul edileceği yönündeki kanı yaygınlaşırken TürK-İş’in sunduğu teklif ile altına imza atmayı düşündüğü teklif arasındaki makas farkı tartışma yarattı.

TALEBİN YARISINI BİLE KARŞILAMIYOR

Gelen son teklif ve genel sürece ilişkin BirGün’e değerlendirmelerde bulunan Türk Harb-İş Sendikası Eskişehir Şube Başkanı Hasan Atak, “Asla başarılı bir pazarlık sürecinden bahsedemezler” dedi. Türk-İş ve Hak-İş’in hükümet tarafından gelen son teklifi kabul edeceğini düşündüğünü ifade eden Atak, “Son teklifteki oranlar da kamu işçisinin talebinin yarısını dahi karşılamaya yetmez” dedi. Atak, şu ifadeleri kullandı: “Elbette toplu pazarlık süreçlerinde al-ver hesapları yapılır, teklifler öncelikle en yüksekten yapılır ama KÇP sürecinde yaşananları bu olgularla açıklamak mümkün değil. Türk-İş’in sürecin başında verdiği teklife göre ilk 6 ay için zam oranı yüzde 83 bandına tekabül ediyordu, ancak yüzde 24’lük bir artışa imza atacaklar gibi görünüyor. Ki bu da kendilerinin sunduğu teklifin yarısına bile denk düşmüyor.”

KAMU İŞÇİSİ TÜİK’TEN KORUNMALI

“Hükümet çok iyi bir algı yaratıyor, günceli kurtarıyormuş gibi gözüken bir teklif sunarak kamuoyundaki tepkileri azaltıyor. Gelgelelim bu sözleşme önümüzdeki iki yılı kapsıyor” diyen Atak, sözlerini şöyle sürdürdü: “İlk 6 ay için sundukları yüzde 24’lük tekliften sonraki 3 ay için teklif ettikleri ne, gerçekleşen enflasyon oranında zam. Gerçekleşen enflasyon oranlarını kim açıklıyor peki, hiçbir verisine güvenmediğimiz TÜİK! Biz çok iyi biliyoruz ki TÜİK’in açıkladığı enflasyon 1 ise, gerçek enflasyon çarşıda, pazarda en az 3 gerçekleşiyor. Yurttaş daima TÜİK’in açıkladığı enflasyonun 2-3 katını gerçek hayatta deneyimliyor.

Dolayısıyla son üç 6 aylık dilim için gerçekleşen enflasyon oranında bir zammın altına imza atmak kamu işçisinde çok büyük kayıp yaratır. Bu sebepten işçiyi, emekçiyi, bizi tam da TÜİK’ten koruyacak, güvence altına alacak bir refah payı verilmesi gerekirdi. Bir diğer konu vergide adaletsizlik… Kamu işçisinin eline geçecek olan zaten adaletsiz vergi dilimlerinin içinde kesilip biçiliyor. Vergide adaletsizlik kesinlikle konuşulması gereken en büyük sorunlardan biriyken KÇP’de gündem bile edilmedi. Hâl bu… Türk-İş bu teklifin altına imza atabilir ancak buradan bir başarı öyküsü asla çıkaramaz.”