Google Play Store
App Store

Birleşmiş Milletler’in (BM) Kayıplar Sözleşmesi’ni imzalayan ülke sayısı 83’e, taraf olanlarınkiyse 18’e çıktı. 20 onaydan sonra sözleşme

Birleşmiş Milletler’in (BM) Kayıplar Sözleşmesi’ni imzalayan ülke sayısı 83’e, taraf olanlarınkiyse 18’e çıktı. 20 onaydan sonra sözleşme yürürlüğe giriyor. Türkiye uluslararası çağrılara karşın yaklaşık üç buçuk yıldır imzaya açık olan sözleşmeyle ilgili bir şey yapmış değil.
BM zorla kaybedilmeleri yasaklayan ve ailelerinin kaybedilenle ilgili gerçeği öğrenmesine imkan veren Kayıplar sözleşmesi yaklaşık üç buçuk yıldır imzaya açık. Son bir yılda Benin, St. Vincent and Grenadines ile birlikte imzacıların sayısı 83 oldu. Bu dönemdelmanya, Burkina Faso, Ekvador, İspanya, Japonya, Mali, Nijerya, Şili’nin katılımıyla taraf ülke sayısı 18’e çıktı. Bu sayı 20 olunca sözleşme uluslararası hukukta yürürlüğe girecek. Türkiye 6 Şubat 2007’de imzaya açılan sözleşmeye ilişkin henüz bir çalışma yürütmeye başlamadı. 10 Mayıs’ta BM İnsan Hakları Konseyi’ndeki dönemsel gözden geçirme toplantısına raporunu sunan Türkiye, bu konuya değinmedi. Aynı toplantıda, Türkiye’ye gelen çağrılardan biri, sözleşmeyi zaman geçirmeden imzalayıp onaylamasıydı. İnsan Hakları Derneği (İHD) İstanbul ve Diyarbakır’da her cumartesi, gözaltında kayıpları ve faili meçhul cinayetleri gündeme getiriyor.
İHD Başkanı Öztürk Türkdoğan, hükümetten ya da yetkililerden sözleşmeyle ilgili ne yaptıklarına dair hiçbir açıklama gelmediğini söylüyor. Türkdoğan’a göre, sözleşmenin görmezden gelinmesinin ardında yatan asıl neden kayıplar sorununda rol alanların çoğunun halen askeriyede, mülki amirliklerde ve siyasette görev başında olması.
SÖZLEŞME’NİN AYRINTILARI
Tam adı: Bütün Kişilerin Zorla Kaybedilmeden Korunmasına Dair Uluslararası Sözleşme.
İçerik: Zorla kaybetmeye mutlak yasak getiriyor. Taraf devletlerin iç hukuklarında bu eylemi bir suç olarak tanımlamasını şart koşuyor. Yaygın veya sistematik kaybetme eylemlerini de insanlığa karşı işlenen suçlar kapsamına alıyor.
Ailelerin hakları: Sözleşme, kaybedilenlerin ve ailelerin haklarını da garanti altına alıyor. Bunların arasında kaybetme eyleminin koşullarıyla, kaybedilen kişinin akıbetiyle ilgili gerçekleri bilme hakkının yanı sıra, zararın tazmini de yer alıyor.
‘Zorla kaybetme’yle ihlal edilen insan hakları: Kişi güvenliği ve bütünlüğü, işkence, zalimane, insanlık dışı veya aşağılayıcı muamele, adil yargılanmama ve aile yaşamı hakları. Bianet
Karakoç ve Ocak Gazi’de anıldı
Ocak ve Karakoç için Gözaltında Kayıplara Karşı Mücadele haftası kapsamında Gazi Mezarlığı’nda anma gerçekleştirildi. Yüzlerce insan Gazi Cemevi önünden Gazi Mezarlığı’na kadar yürüdü. Anmaya Hasan Ocak'ın Annesi Elif Ocak, ablası Hüsniye Ocak, ağabeyleri Ali ve Hüseyin Ocak, Rıdvan Karakoç'un kardeşi de katıldı. Anma İHD Kayıplar Komisyonu,Yakay-Der ve ICAD öncülüğünde yapıldı. Hasan Ocak’ın Abisi Ali Ocak yaptığı konuşmada, devletin karanlık güçlerce yürütülen kaybetme politikasının uluslararası boyutu da olduğunu hatırlatarak, onuruyla, devrimci duruşuyla hiçbir zaman insanlığından ödün vermeyen kardeşinin hakkını sonuna kadar savunacağını vurguladı. Rıdvan Karakoç’un Kardeşi Hasan Karakoç, ağabeyinin yarım kalan mücadelesini sırtladığını belirten “Ağabeyimi kaybeden katiller er ya da geç hesap verecekler” dedi. ESP Genel Başkanı Figen Yüksekdağ, devlet yetkililerin seslenerek, ’’15 yıl önce provokasyon yaptınız da ne oldu? Bize geri adım attıracağınızı mı sandınız. İşte buradayız. Bugünde aynı kirli ve sinsi hesapları yapanlar şunu iyi bilsin ki bu tezgarları dün olduğu gibi yine dağıtacağız” dedi.
Hasan Ocak 21 Mart 1995’te gözaltına alındı. Aradan geçen 50 gün sonra Ocak’ın cesedi Beykoz kimsesizler mezarlığında bulundu. Ocak’a işkence yapıldığı anlaşıldı.  Rıdvan Karakoç ise yine 1995’te gözaltına alındı. Karakoç ağır işkencelerden geçirilmişti.
Beykoz’da Buzhane köyü Dedeler mevkiinde yolun kenarına atılmış halde bulundu.
Zeynep Kuray