birgün

13° SİSLİ

GÜNCEL 10.09.2020 19:21

Türkiye'de Covid-19 nedeniyle ölenlerin sayısı 7 bine yaklaştı

Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, düzenlediği basın toplantısında yoğun bakım doluluk oranının yüzde 74 olduğunu açıkladı. Günlük verileri de açıklayan Koca, son 24 saatte 58 yurttaşın yaşamını yitirdiğini, bin 512 yeni vaka tespit edildiğini duyurdu.

Türkiye'de Covid-19 nedeniyle ölenlerin sayısı 7 bine yaklaştı

Sağlık Bakanı Koca Van, Muş, Hakkari ve Bitlis’ten sağlık kuruluşlarının yetkilileriyle il değerlendirme toplantısı sonrası basın toplantısı düzenledi.

Koca,"Orta Anadolu ve Güneydoğu Anadolu bölgelerimiz sıkı aile bağlarımızla öne çıkarken tedbirlerin göz ardı edildiği ve dolayısıyla vaka artışının yüksek seyretmeye başladığı iller olarak öne çıktı" dedi.

Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, koronavirüs salgınında son durumu açıkladı. Bugün bin 512 yeni vaka tespit edildi, 58 hasta hayatını kaybetti. Buna göre, yaşamını yitirenlerin sayısı 6 bin 895'e yükseldi.

bakan-koca-aciklama-yapiyor-kisitlamalar-surecek-mi-779397-1.

Fahrettin Koca'nın yaptığı açıklamalardan satır başları şöyle:

►Bugün ülkemiz adına sağlık adına gerçekleştirdiğimiz önemli bir açılışa değinmek istiyorum. DSÖ ofisi İstanbul'da açıldı.

►Türkiye yerli üretim kapasitesiyle, tüm dünyanın malzeme ve ilaca erişimde zorluklar yaşadığı dönemde başka ülkelere yardımda bulunabildi.

►Koronavirüsün yol açtığı hastalığın kesin tedavisi henüz bulunamamıştır.

►Pandeminin başladığı aylarda alınan sıkı önlemler sayesinde vaka sayısını azaltmaya başlamıştık.

►Kısıtlamaların tamamını katı bir şekilde sürdürmek hiçbir ülke için mümkün olmamıştır.

►Bizler de haziran ayında tedbir dönemi başlatılmıştır. Burada önemli olan can kayıplarını asgari seviyede tutmaktı. Ancak sosyo kültürel yapımız bizleri kontrollü olmayan bir sosyal hayatla yüz yüze getirdi.

►Orta Anadolu ve Güneydoğu Anadolu bölgemiz sıkı aile ilişkileri nedeniyle vaka artışının yüksek seyretmeye başladığı bölgeler olarak öne çıktı. Bu dönemde sıkıntı yaşanan illerimizle bizzat ilgilendik. Artışta etkili olan nedenleri ve alınması gereken tedbirleri gözden geçirdik.

►Bugün burada Van'ı merkez alarak Bitlis, Muş ve Hakkari'yi değerlendirdik. Son ay Van'da vaka sayımızda yüzde 100'e varan son hafta ise yüzde 17 oranında artış yaşandı.

►Muş'ta son bir ayda yüzde 15 olan artış, son bir haftada ise yüzde 8 azalma olarak görüldü. Hakkari'de son 1 ayda yüzde 38 olan vaka artışı son hafta sabit kaldı. Bitlis'te ise yüzde 9 düşen vaka sayımız son hafta sabit kaldı.

►Van'da 128 olan erişkin yoğun bakım yatak sayımıza 93 yatak ilave ediyoruz. Van'da şu an yatak doluluk oranımız yüzde 53, yoğun bakım doluluk oranımız yüzde 74.

►Türkiye genelinde baktığımızda yatak doluluk oranımız yüzde 52, yoğun bakım yüzde 67. Bu anlamda herhangi bir sorun olmadığını söyleyebiliriz. Öncelikli hedefimiz hasta artışını durdurmaktır. Alacağımız tedbirlerle bir tek hasta kalmayıncaya kadar birlikte mücadeleye devam edeceğiz.

►Salgının başından beri en fazla riske maruz kalanlar sağlık personelimiz.

►Vatandaşlarımızın tedbirlere uymadaki ihmalleri bizleri çok üzüyor. Asıl görev vatandaşlarımıza düşmektedir.

►Riskli hastalara grip aşısını ulaştırmada sorun yaşamayacağız

►Heybeliada Sanatoryumu 2005’e kadar hastane olarak kullanılan bir yerdi. 2005 yılından bu yana bu binalar kullanılmadı. Kullanılabilir durumda da değil. Burası pandem hastanesi olarak gündeme geldi. Biliyorsunuz İstanbul’da iki tane pandemi hastanesi açtık toplamda 2016 yataklı. Dolayısıyla şu an ilave hastane ihtiyacımız yok. Bu arsanın mülkiyeti Sağlık Bakanlığına ait değil. Milli Emlak’a ait. 2 yıldan fazla zaman önce Milli Emlak’tan Diyanet İşleri Başkanlığı’mıza tahsis edildiğini biliyoruz. Bizim şu dönemde pandemi hastanesine ihtiyacımız yok. Ama bu iki yıllık zaman diliminde Diyanet İşleri Başkanlığı’mızın oraya yatırım yapmadığını herhangi bir inşaat yapmadığını biliyoruz. Eğer bu süreçte tahsis edilen amaç doğrultusunda değerlendirmeme noktasında bir irade beyanında bulunursa biz de bu süreçte pandemi hastanesine ihtiyacımız olmadığını söylüyoruz. Ama buna rağmen böyle bir irade ortaya konursa, sağlık amaçlı değerlendirmeyi gündememize alabileceğimizi söylemek istiyorum

►AKP'li vekilin 1500 kişilik düğünü: Özellikle pandeminin yaşandığı bu dönemde 83 milyon herkes tedbirlere uymak zorunluluğu hissediyor olmalı. Hiç kimsenin pandemiyle mücadelede dışarıda kalmaya hakkı olamaz. Özellikle sorumluluk sahibi olan kişilerin, milletvekili de olabilir, bürokrat da, yönetici de olabilir, daha ciddi anlamda sorumluluğun gerekliliğini yapıyor olması gerektiğini düşünüyorum. Salgını daha da arttırabilecek mekanların oluşturulmaması, bu noktada sorumluluk sahibi olan kişilerin vatandaşlarımıza daha çok örnek olması gerektiği kanaatindeyim.

►Aşı çalışmaları: Almanya'daki çalışma Pfizer'ın çalışması. Bu çalışmasıyla ilgili faz3 çalışmasına kadar gelmiş oldular. Bu faz3 çalışması Türkiye'de de başlandı. Türkiye'de 10'a yakın üniversitemiz bu çalışmayı bakanlığımızın izin vermesiyle başlatmış oldu. Çin'de aşıyla ilgili dosyası aşı bilim kurulu tarafından yeterli görülen, faz1 faz2 çalışmaları yapılıp uygun görülen, faz3 çalışması için de müracaat edildi. Bakanlık olarak da izin verdik. Yine 10 merkezde faz 3 çalışması başlamış oldu.

Biz niye izin veriyoruz? Faz 1 faz 2 insan çalışmaları yapılmış olan, daha geniş insan topluluğuna ve birden fazla ülkede yapılma zorunluluğu olduğu için biz özellikle insanımıza, Türkiye'de genetik farklılık olmak üzere bu aşıların etkisini bilmek istiyoruz. Çünkü ona göre de aksiyon almak istiyoruz.

Aşı bilim kurulu değerlendirmesini yapmış olur, muhtemelen önümüzdeki hafta Rusya'daki aşının faz 3 çalışmasına izin verebiliriz. Türkiye'de yaptığımız 13 aşı çalışması var. Bu aşı çalışmaları faz 1'e kadar gelmiş oldu ama başlamadı. Zannediyorum önümüzdeki haftalar faz 1 çalışması başlayabilir. Ama aşının ortaya çıkması sanırım 2021'in başlarında olur. Muhtemelen nisan mayıs haziran'da birkaç çalışma sonuçlanabilir.

Bir Çağrımız Var
Az önce okuduğunuz haber, bağımsız bir medya organı tarafından size sunuldu.
Bağımsız gazetecilik; sermayeye karşı halkı, sömürüye karşı emeği, eşitsizliğe karşı adaleti, savaşlara karşı barışı, piyasacılığa karşı temel hakları, talana karşı doğayı, erkek şiddetine karşı kadınları, istismara karşı çocukları savunmanın olmazsa olmaz koşuludur.
Siz de gerçeğin sesini yükseltmek adına sorumluluk almak istiyorsanız, sadece birkaç dakikanızı ayırarak BirGün’e abone olabilir ve ‘#BirGünBenim’ diyebilirsiniz.
Şimdiden sonsuz teşekkürler…
BirGün bizim; hepimizin.
Tıklayınız