Türkiye kirlilik soluyor: 10 ölümün biri havadan
Temiz Hava Hakkı Platformu’nun yayımladığı ‘Kara Rapor’a göre, 2024 yılında 62 bin kişi hava kirliliği nedeniyle yaşamını yitirdi. Raporda, hava kirliliğinin dünyada toplam hastalıkların yüzde 8’inden ve yılda 7,8 milyon erken ölümden sorumlu olduğu belirtildi. Bu durumun solunum ve dolaşım hastalıklarına da yol açtığı kaydedildi.

Haber Merkezi
Temiz Hava Hakkı Platformu’nun (THHP) yayımladığı Kara Rapor 2025, Türkiye’de hava kirliliğinin boyutlarını çarpıcı verilerle ortaya koydu. Rapora göre, PM2.5, ince partikül madde kirliliği, Türkiye ekonomisine bir yılda 138 milyar dolar zarar veriyor. Bu, 2024 GSYH’sinin (Gayri safi yurtiçi hasıla) yüzde 10’una denk geliyor. Aynı zamanda THHP’ye göre, hava kirliliği, ülkedeki en önemli önlenebilir ölüm nedenlerinden biri.
2024 yılında yaklaşık 62 bin kişi kirli hava nedeniyle erken yaşta hayatını kaybetti. Platformu Yürütme Kurulu Üyesi ve Çevre İçin Hekimler Derneği THHP Temsilcisi Prof. Dr. Çiğdem Çağlayan ölümlere ilişkin, “Eğer PM2.5 düzeyi DSÖ’nün önerdiği yıllık ortalama 5 µg/m³ seviyesine indirilebilseydi yılda 60 binin üzerinde ölüm önlenebilirdi” dedi.
EN ÇOK ÖLÜM OSMANİYE’DE
2024’te hava kirliliğine bağlı ölüm oranının en yüksek olduğu il yüzde 33,8 ile Osmaniye olurken, toplam ölümlerin sayısal olarak en fazla görüldüğü iller İstanbul, İzmir, Bursa ve Ankara oldu. PM2.5 hava kirliliği, Türkiye’deki en önemli önlenebilir ölüm nedenlerinden biri.
Rapor, 2024 yılında Türkiye’de hava kalitesi “iyi” olan hiçbir ilin bulunmadığını, Iğdır, Erzincan ve Kütahya’nın en kirli iller olduğunu açıkladı. İstanbul ve Ankara “hassas” seviyede kirlilikle dikkat çekerken, İzmir’de ölçüm verilerinin yetersizliği nedeniyle durum tespit edilemedi.
THHP Koordinatörü Deniz Gümüşel, Türkiye’de hava kirliliğiyle mücadelenin hâlâ kağıt üzerinde olduğunu vurgulayarak, “Hava kirliliğinin ekonomik maliyeti artık politika kararlarının merkezine alınmalı. Sağlık ve çevre politikaları birlikte planlanmalı” dedi.
Platform, PM2.5 için ulusal bir limit değeri belirlenmesi, fosil yakıt kullanımının azaltılması ve hava kalitesi verilerinin kamuya açık hale getirilmesi çağrısında bulundu. Rapora göre Türkiye, hâlâ Dünya Sağlık Örgütü’nün “sağlıklı hava” kriterlerinden çok uzakta.
YANGINLAR ZEHİRLİYOR
Orman yangınlarından kaynaklanan PM2.5 kirliliğinin sağlık üzerindeki etkileri çok ağır. 32 Avrupa ülkesinden 541 milyon kişiyi kapsayan güncel bir araştırmada, orman yangınlarına bağlı PM2.5 maruziyetinin diğer kaynaklardan gelen PM2.5’e göre çok daha fazla ölüme yol açtığı gösterildi. Ölümlerin başlıca nedeni, solunum sistemi hastalıkları. Küresel ölçekte, 2000–2016 yılları arasında 749 bölgeyi kapsayan veriler üzerinden yapılan araştırma ise, tüm nedenlere bağlı 65,6 milyon ölümün 406 bin 720’sinin yüzde 0,62 orman yangınlarına bağlı PM2.5 maruziyetinin akut etkilerine atfedilebileceğini ortaya koydu.
∗∗∗
PM2.5: SOLUNUM VE DOLAŞIM HASTALIKLARINA SEBEP
İnce partikül madde PM2.5 kirliliğinin, dünyada toplam hastalıkların yüzde 8’inden ve yılda 7,8 milyon erken ölümden sorumlu olduğunun, özellikle solunum ve dolaşım sistemi hastalıklarına yol açtığının belirtildiği Kara Rapor 2025’te şu veriler dikkat çekti:
• KOAH’a bağlı ölümlerin yüzde 41,3’ü
• Kalp hastalığına bağlı ölümlerin yüzde 27,7’si
• İnme kaynaklı ölümlerin yüzde 27,4’ü
• Akciğer kanserine bağlı ölümlerin yüzde 18,6’sı
• Diyabete bağlı ölümlerin yüzde 17’si
• Kirli hava, demans olma riskini ise yüzde 8 artıyor.
Kirlilik, kronik böbrek hastalığı, nörolojik hastalıklar, erken doğum ve ruh sağlığı sorunları gibi riskleri de çoğaltıyor.
∗∗∗
HAVA KİRLİLİĞİ SAĞLIK POLİTİKALARINA ENTEGRE EDİLMELİ
Kara Rapor 2025’te THHP, Türkiye’de hava kirliliğinin ve buna bağlı sağlık sorunlarının ve mali yükün azaltılması için atılması gereken yedi adımı şöyle sıraladı:
1- PM2.5 kirliliğine bağlı ölüm ve hastalıkların ekonomik maliyeti düzenli hesaplanmalı. Sağlık ve çevre politikalarında maliyet-etkinlik değerlendirmeleri yapılmalı; hava kirliliğiyle mücadeleye ayrılan kaynaklar artırılmalı.
2- Ulusal hava kalitesi izleme sistemi güçlendirilmeli: Veri sürekliliği ve kalitesi; PM2.5 ölçümü yapabilen istasyon sayısı artırılmalı.
3- Hava kalitesi verileri anlık ve geçmiş dönem karşılaştırmalı olarak kamuya açık hale getirilmeli. Düzenli denetim ve yaptırımlar olmalı.
4- PM2.5 için ulusal limit değeri belirlenmeli: DSÖ’nün önerdiği yıllık ortalama 5m³ hedef alınarak mevzuat hazırlanmalı.
5- Fosil yakıt kullanımı kademeli olarak sonlandırılmalı. Temiz enerjiye teşvik edilmeli. Motorlu taşıt bağımlılığı azaltılmalı.
6- Hava kirliliği ile mücadele sağlık politikalarına entegre edilmeli.
7- Çocukları aşırı sıcak, hava kirliliği ve iklim kaynaklı afetlerden korumaya yönelik sağlık, eğitim ve sosyal politika entegrasyonu sağlanmalı.


