birgün

18° AZ BULUTLU

SİYASET 24.09.2020 04:00

“Türkiye modeli demokrasiyi başka yerde bulamazsınız”

Medya sunuşu şöyle: “Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, AK Parti Genişletişmiş İl Başkanları toplantısında konuştu.”
Bu sunuş, “Devleti partileştirme süreci ivme kazanırken…” başlıklı son yazımın teyidi. Parti toplantısında konuştuğu halde, genel başkan unvanı değil, Cumhurbaşkanı unvanı kullanılıyor.

Söylediklerine gelince; “Yıllarca Türkiye’yi tek parti faşizmini, vesayet baskısını, darbeleri kullanarak diledikleri gibi yönlendirip perde arkasından yönetenler”, insanımızı hak ve özgürlüklere kavuşturmamızdan ve Türkiyenin uluslararası itibarını arttırmamızdan rahatsız oldular… Amerika’nın ve Avrupa’nın demokrasiyle uzaktan yakından ilgileri kalmamıştır... Bunun adı Türkiye modelidir. Başka bir yerde insani değerler üzerinde inşa edilmiş böylesine samimi bir demokrasi, adil bir kalkınma hedefi, köklü bir hak ve adalet ideali bulamazsınız”.

Genel başkana göre “tek parti faşizmi” yaşandı; bugün ise, “samimi bir demokrasi” var kısaca. Şu halde, önce faşizmin özelliklerini, sonra demokrasinin temel gereklerini hatırlatalım.

Faşizmin başlıca 10 özelliği:

-Güçlü ve sürekli milliyetçilik,

-İnsan haklarının aşağılanması ve hor görülmesi,

-Sürekli düşman ve günah keçisi üretme,

-Cinsel ayrımcılığın tırmanması,

-Kitle iletişim araçlarının denetimi ve sansür,

-Ulusal güvenlik ve beka takıntısı,

-Din ve yönetimin içiçeliği,

-İktidarı destekleyen özel sermayenin korunması,

-Emek gücünün baskı altına alınması,

-Aydınların, sanatçıların ve bilim insanlarının küçümsenmesi.

Demokrasi; başlıca 4 düzlemde 10 özellik:

-İdeolojik düzlem: Aydınlanma felsefesi ve Bildirgeler dönemi insan hakları ideali.

-Siyasal düzlem:
* İktidar ve muhalefet ayrılığı,
* Çoğunluğun eldeğiştirmesi için çoğulcu toplumsal yapı,
* Bireysel ve toplu özgürlükler güvence altında olması,
* Farklı fikir akımlarının siyasal örgütlenmesine ve siyasal münavebenin sağlanmasına elverişli yolların hep açık tutulması.

-Kurumsal düzlem: Erkler ayrılığı yoluyla çoğulcu siyasal yapının güvence altına alınması.
* Görev+yetki+sorumluluk çerçevesinde hesap verebilir hükûmet,
* Muhalefet hakkı ve müzakereci yasama süreci,
* Denge ve denetim düzeneği,
* Yargı bağımsızlığı.

-İktisadi yapı: Piyasa ekonomisinin toplum ve kamu yararı doğrultusunda işleyebilmesi için devletin düzenleme, denetleme ve yaptırım yükümlülüklerini yerine getirmesi.

Soru: Faşizmin sıralanan 10 özelliğinden, Türkiye’de hangileri için ‘yok’ diyebiliriz veya demokrasi için dört düzlemde sıralanan 10 özellikten kaçına ‘var’ diyebiliriz?

Demokrasi ve faşizm üzerine yapılan bu notlama, 10 üzerinden yöneticilerimizin karnesini ortaya koyar. Anayasa yerine yöneticiler; çünkü onlar, olağanüstü ortam ve koşullarda dayattıkları Anayasa’ya bile saygı göstermeden Devleti yönetmeye çalışıyor. Örneğin parti genel başkanlığı, Anayasa’ya aykırı.

Genel başkanın, “tek parti faşizmi” nitelemesinden yola çıkarak, Türkiye’nin 1920, 30 ve 40’lı yılları mı, yoksa 2010’lu ve 20’li yılları mı faşizmin 10 özelliği ile daha çok örtüşüyor tartışmasına girmeksizin, sadece şunu belirteyim: CHP, hukuki tek parti döneminden çok partili sisteme evrimi ve geçişi sağladı; AKP ise, tam tersine, çok partili sistemde fiili tek parti hakimiyeti yaratma seferberliğinde.

Genel başkanın, “Türkiye modeli demokrasiyi başka yerde bulamazsınız” saptaması ise, şu iki düzeltme ile doğru:

-Kolektif karar düzeneği açısından, Azerbaycan ve Rusya’da bile, bu denli saf ve katı “tek kişi yönetimi” yok; bu nedenle, doğru ad, monokrasi.

-Türkiye kadar uzun yönetim deneyimine sahip hiçbir devlet, siyasal ve anayasal birikimini olağanüstü dönem fırsatçılığı ile 6 ayda (16 Ekim 2016-16 Nisan 2017) yok edemedi. Bu nedenle, Türkiye modeli değil, “kişi projesi”, gerçeğe uygun düşer.
İki düzeltme: ilki, Türkiye değil, modeli dayatan kişinin ikinci adı. İkincisi, demokrasi değil, monokrasi. Şu halde düzeltilmiş başlık şöyle olmalı: “Kişi projesi monokrasiyi başka yerde bulamazsınız”.

Bir Çağrımız Var
Az önce okuduğunuz haber, bağımsız bir medya organı tarafından size sunuldu.
Bağımsız gazetecilik; sermayeye karşı halkı, sömürüye karşı emeği, eşitsizliğe karşı adaleti, savaşlara karşı barışı, piyasacılığa karşı temel hakları, talana karşı doğayı, erkek şiddetine karşı kadınları, istismara karşı çocukları savunmanın olmazsa olmaz koşuludur.
Siz de gerçeğin sesini yükseltmek adına sorumluluk almak istiyorsanız, sadece birkaç dakikanızı ayırarak BirGün’e abone olabilir ve ‘#BirGünBenim’ diyebilirsiniz.
Şimdiden sonsuz teşekkürler…
BirGün bizim; hepimizin.
Tıklayınız