Türkiye'nin 'yasal' karaborsaları: StubHub ve Viagogo
Anıl Aba Anıl Aba
Lavallee gibi bilet madrabazları, tam vaktinde siteye girip normal şekilde bilet almak isteyen insanları geçecek agresif yazılımlar kullanıyor. Bu botlar sayesinde dakikada 20000 bileti alıp diğer sitede satışa koyabiliyorlar.


Bir eBay kuruluşu olan StubHub, tüm dünyadaki favori etkinliklerin ikinci el bilet alım ve satımını yapan en büyük platform. Viagogo da onun ardından geliyor. Bu iki şirketi VividSeats, SeatGeek ve Razorgator gibi görece küçük ölçekli alternatifleri takip ediyor. StubHub ve Viagogo birkaç senedir Türkiye’de de “hizmet” vermekte. Peki, tam olarak nasıl bir hizmet bu?




Aylar evvel aldığınız ama bir sebepten ötürü gidemeyeceğiniz bir etkinliğin biletini aldığınız fiyata, hatta belki biraz altına, satmak isteyebilirsiniz. Bu noktada binlerce alıcı ile binlerce satıcıyı bir araya getirerek piyasa kuran bir platform gayet işlevsel olabilir. Yani kişiden-kişiye ikincil bir piyasa. İşte StubHub ve Viagogo tam olarak bu hizmeti verdiklerini söylüyorlar.

Böyle anlatınca kulağa gayet makul ve mantıklı geliyor. Ancak işin aslı hiç de göründüğü gibi değil.

Neden kimse Cem Yılmaz’a bilet alamıyor?

Geçen Cem Yılmaz, Instagram hesabından güz sezonu biletlerinin 1 Ağustos saat 11.00’de Biletix’ten satışa çıkacağını duyurmuştu. Yazılımcı arkadaşlarım var. En hızlı bilgisayarları, en hızlı internet bağlantısını falan kullanıyorlar. Ofiste oturdular, altı farklı bilgisayardan, saat 10.55’ten itibaren sayfayı yenilemeye başladılar. 11.00 olup biletler satışa çıkar çıkmaz hızla tıklayarak ilerlediler. Saniyeler içinde bütün biletler bitti. Her zamanki gibi elde var sıfır…

Beş dakika sonra biletler StubHub’da belirmeye başladı. Biletix’te 297 liraya satılan birinci kategori biletler StubHub’da 4000 liraya satışa konmuştu. 4000 liralık biletten “idare masrafları” adı altında aldıkları avanta ise 717 lira.

Geçen hafta İstanbul’da oynanan Liverpool – Chelsea maçının biletleri UEFA’nın sitesinde 150 avroya satılıyordu (920 lira). StubHub’daki en yüksek fiyat 56000 lira idi. Bundan kesilen “idare masrafları” ise 10400 lira.

Tarkan, Biletix’te 450 lira, StubHub’ta 6173 lira, idare masrafları 1108 lira. Evanescence, Biletix’te 225 lira, StubHub’ta 1120 lira, idare masrafları 201 lira. 2017 yılında, Yeni Malatyaspor – Beşiktaş maçının 7,5 lira olan biletleri StubHub’ta 392 liradan satışa konmuş. Viagogo bir tık daha insaflı. İnsaflı dediğim, 56000 lira değil de 2400 lira veya 4000 lira değil de 819 lira falan.

Kısacası, popüler etkinliklere bilet alamıyor olmanızın sebebi, StubHub ve Viagogo’nun çoğu bileti blok halinde kapatıp karaborsadan satıyor olması. Tezgâhın incelikleri ise çok daha ilginç.

Süper bilet spekülatörleri

StubHub’ın kurucu ortağı Eric Baker, hisselerini eBay’e sattıktan sonra 2006 yılında Viagogo’yu kuruyor. Viagogo’nun şirket adresi İsviçre’nin Cenevre şehrine kayıtlı. Baker bütün finansal işlerini buradan yürütüyor. Amerikalı bir işadamı, ikinci el bilet sitesi ve İsviçre hesapları… En kötü ne olabilir ki?!

2017 yılında StubHub ve Viagogo’nun çevirdiği dümenlerin Paradise Papers sızıntılarında ortaya çıkması üzerine İngiliz polisi, StubHub’ın Londra ofisine arama emriyle baskın yapıp sitede en çok bilet satan kişilerin isimlerini bilgisayar kayıtlarından çekiyor. Buradan çıkan en önemli isim Kanadalı bilet madrabazı Julien Lavallee.

Lavallee’nin U2, Adele, Drake, Ed Sheeran ve Metallica gibi kapalı gişe konser gruplarının biletlerini toptan alıp StubHub ve Viagogo’da satarak yılda 8-10 milyon dolar kazandığı ve bu paraları Man Adası’ndaki hesaplarına aktardığı ortaya çıkıyor. İngiltere’de şeffaflık yasası var. Ama Kanada’da olmadığı için, Lavallee işlerini Toronto’da kurduğu I Want Ticket Inc. şirketinin ofisinden yürütüyor.

Lavallee gibi bilet madrabazları, tam vaktinde siteye girip normal şekilde bilet almak isteyen insanları geçecek agresif yazılımlar kullanıyorlar. Bu botlar sayesinde dakikada 20000 bileti alıp diğer sitede satışa koyabiliyorlar. Hatta botlar ile insanları ayırt etmek için kullanılan captcha’lar bile onların lehine çalışıyor çünkü çoğu insan bu aşamayı birkaç denemede geçebilirken akıllı botlar çok daha hızlı bir şekilde bunların etrafından dolaşabiliyorlar. Bir de siz “bu koltuğu mu alsam, şu koltuğun açısı mı daha iyi” diye düşünürken, reaksiyonu daha çabuk olan botlar bütün biletleri toparlıyorlar. İş o kadar ciddi ki Amerika ve İngiltere parlamentoları bot yazılımlara karşı mücadele için bir yasa dahi çıkardı.

Çoğu zaman biletler, daha satışa çıkmadan haftalar evvel StubHub ve Viagogo’da listeleniyor. Henüz olmayan biletin satışını yapıp; çıktığı anda biletleri tıraşlayarak önceden alanlara gönderiyorlar. StubHub ve Viagogo, SEO kastıkları için herhangi bir etkinliği Google’da aradığınızda çoğu zaman ilk üç sırada çıkıyorlar. eBay logosu güven verdiği için de pek çok insan StubHub’ı resmi satış sitesi zannedebiliyor. Halbuki teknolojik karaborsa…

Bulanık sularda karaborsacılık

Organizasyonların bilet fiyatlarını bilinçli olarak düşük tutmalarının birkaç sebebi var. 1) Dolu salona/stadyuma oynamak hem izleyiciler hem spor takımları/sanatçılar hem de organizatörler açısından boş koltuklara oynamaktan her zaman daha iyidir. 2) Spor kulüpleri, etkinlik günü yiyecek, içecek ve logolu ürün vs. satışını arttırmak isterler. 3) Fahiş fiyatlar koyup sadık hayranlarını kızdırmak istemezler. Ancak karaborsa kartelinin çektiği aşırı yüksek fiyatlar gerçekleşen piyasayı düşürüyor. Oluşan rant ne kulübe ne sanatçıya gidiyor ne de hayranların cebinde kalıyor.

Biletix’teki işlem ücreti, hizmet bedeli bilmem ne gibi uydurma kesintilerin StubHub’daki ismi “idare masrafları,” Viagogo’daki ismiyse “rezervasyon ücreti.” Hepsi bu ücretleri oran olarak alıyor. Daha pahalı biletleri siteye koymanın maliyeti daha mı fazla oluyor ki işlem ücreti, hizmet bedeli, idare masrafı ve rezervasyon ücreti daha yüksek oluyor?! 56000 liralık biletten 10400 lira idare masrafı kesmenin hukuki ve iktisadi mantığı nedir?!
Liberaller karaborsaya gerçek piyasa derler ama aslında karaborsacılık suçtur. Düşünsenize; biri siteye girip bütün biletleri kaçırıyor. Sonra grubun hayranlarından fidye istiyor. Parayı denkleştirebilenler fidyeyi ödeyip konseri izliyor. Diğerleri de sosyal medyadan hikâyelere bakıyor. Bu kabul edilebilir bir şey değil. Mesela, Martin Skhreli fiyatı 13 dolar olan Daraprim ilacını tekel gücüyle 750 dolara çıkardığı için FBI tarafından tutuklanmıştı.

Bugün teknolojik bilet karaborsası Amerika’da 15 milyarlık bir sektör haline geldiği için devlet müdahale etmekte zorlanıyor. Çünkü çok büyük paralarla lobi yapıyorlar. Bizim avantajımız Türkiye’de bu sektörün henüz o kadar palazlanmamış olması. Bir araştırma yapılır ve Biletix, StubHub ve Viagogo üzerinden en çok bilet alım satımı yapan kişiler tespit edilirse Türkiye’deki mekanizmanın nasıl işlediği daha iyi anlaşılabilir.