birgün

19° AZ BULUTLU

TEKNOLOJİ 04.02.2017 02:52

Türkiye televizyonun başından kalkıyor!

Türkiye televizyonun başından kalkıyor!

TİMUR AKKURT - @timurakkurt
timur@teknosafari.com

Sektöre biraz yakınsanız “Abi bu yıl mobilin yılı olacak” cümlesini son birkaç yılda yüzlerce kez duymuş olmanız muhtemeldir. İşte beklenen ‘mobilin yılı’ sonunda geldi. Ericsson’un, yayınladığı Consumerlab TV&Medya Raporuna göre mobil gerçekten yükseliyor. Hatta öyle yükseliyor ki Türkiye’de mobil video izleme 2014’ten bu yana 250 saatten fazla arttı. Yani mobilin yükselişi yanında bir diğer klişe olan ‘Content is the King’i yani ‘İçerik Kraldır’ı da getiriyor. Sonuçta izlenecek ne kadar içerik varsa izleme süresi de o kadar artıyor.

Rapora göre bir şeyler izlemek için büyük ekranları terk edip akıllı telefon ve tabletlere yöneliyoruz. Hem içeriğin hem de internet hızının artışı bu geçişin öncüsü... Araştırma sonuçları da bunu destekler nitelikte. Bu sonuçlara göre mobilden video içerik tüketimi ülkemizde son 6 yılda yüzde 85 arttı.

Yıllardır klasik aile tablosu haline gelen ailenin TV başında toplanmasına da veda etmeye hazırlanın. Mobilden izleme artık alışkanlık haline geldi. Mobil cihazlardan TV ve video izleme haftalık 5.3 saat arttı. Hatta sabit TV’den içerik izleme haftalık 0.2 saat kısaldı.

Türkiye’de özellikle 16-19 ve 20-24 yaş arası TV ve video izlemek için en çok akıllı telefonu kullanıyor. Bu grup içeriklerin yüzde 29’unu akıllı telefondan izliyor. Bu tablo artık neredeyse hiçbirimize yabancı gelmiyor. Etrafımızda bu yaş grubunda gördüğümüz kim varsa hayatlarını akıllı telefonlardan idare ediyor. İçerikleri de buradan takip etmeleri şaşırtıcı değil. Küçük bir bilgi daha: gençler akıllı telefonlarından video izlerken kulaklık kullanıyor.

Yeni yıldızlar yeni içerik
Peki akıllı telefon ve tabletlerden bu kadar ne izleniyor? Tabii ki ülkemizde YouTube. Türkiye’de video platformlarında ilk sırayı yüzde 98 izleme oranı ile YouTube çekiyor. Uzun zamandır söylediğim gibi. İnternet kendi üretim ve tüketim kültürleriyle kendi yıldızlarını yaratmaya devam ediyor. Tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de içerik üretiminin artmasıyla tüketimin de artması kaçınılmaz.

Her ne kadar mobil büyük yükseliş gösterse de çevrimiçi içeriklerin tüketimi burada sınırlı kalmıyor. Akıllı TV ve bilgisayarlardan da önemli oranda izleme gerçekleşiyor. Ülkemizde yeni yeni popülerleşen Netflix gibi platformların bu konuda ABD gibi içeriğin kalbi ülkelerde çok daha yaygın olduğu görülüyor.

Siz de mi “Televizyonu evde ses olsun diye açıyorum” diyenlerdensiniz? Türkiye’deki kullanıcıların yüzde 55’i sizinle beraber, merak etmeyin. Çünkü onlar da TV’de izleyecek bir şey bulamıyor. YouTube, Netflix gibi platformlarda bu zorluğu çekenlerin oranı Türkiye’de yüzde 36’da kalıyor.

Benim için tüm bu verilerin en korkuncu izleyecek bir şey bulmak için harcanan zaman. Türkiye’deki izleyiciler hayatlarının 1.5 yıllık kısmını izleyecek bir şey bulmak için harcıyor. Evet. Tam 1.5 yıl. Mobilin ve içeriğin yükselişi devam ettikçe bizler de daha iyisini arayıp bu süreyi artırır mıyız dersiniz?

Bir Çağrımız Var
Az önce okuduğunuz haber, bağımsız bir medya organı tarafından size sunuldu.
Bağımsız gazetecilik; sermayeye karşı halkı, sömürüye karşı emeği, eşitsizliğe karşı adaleti, savaşlara karşı barışı, piyasacılığa karşı temel hakları, talana karşı doğayı, erkek şiddetine karşı kadınları, istismara karşı çocukları savunmanın olmazsa olmaz koşuludur.
Siz de gerçeğin sesini yükseltmek adına sorumluluk almak istiyorsanız, sadece birkaç dakikanızı ayırarak BirGün’e abone olabilir ve ‘#BirGünBenim’ diyebilirsiniz.
Şimdiden sonsuz teşekkürler…
BirGün bizim; hepimizin.
Tıklayınız