birgün

17° AÇIK

TÜSİAD Başkanı Orhan Turan: Enflasyonla doğru yöntemlerle mücadele etmiyoruz

İktidarın enflasyonla doğru yöntemlerle mücadele etmediğini söyleyen TÜSİAD Başkanı Orhan Turan, “Bu politikalarda ısrar ettikçe zaman kaybediyoruz. Her kaybedilen zamanın ekonomik açıdan bir maliyeti oluyor” dedi.

EKONOMİ 08.08.2022 10:46
TÜSİAD Başkanı Orhan Turan: Enflasyonla doğru yöntemlerle mücadele etmiyoruz
Abone Ol google-news

Düşük faiz politikası tercihinin başladığı 2021 Eylül ayından bu yana enflasyon ve kurda rekorları gören ekonomide, maliyetin ağırlaştığına dikkat çeken Türk Sanayicileri ve İş İnsanları Derneği (TÜSİAD) Başkanı Orhan Turan, ekonomide yavaşlamanın şiddetlendiğini söyledi. Turan, “Enflasyonla doğru yöntemlerle mücadele etmiyoruz” dedi.

Sözcü’den Sayime Başçı’ya konuşan Turan, “Türkiye Ekonomi Modeli ile enflasyonda, kurda ve CDS'lerde tarihin en kötü dönemlerinden biri yaşanıyor. Gelinen noktayı TÜSİAD cephesinden değerlendirdiğinizde nasıl bir tablo ile karşı karşıyayız?” sorusuna şu yanıtı verdi:

‘BUNLAR SONUÇ VERMEDİ, B PLANI NEDİR?’

“Son bir yıldır çizilen ekonomik çerçeveye dair eleştirilerimizi en baştan beri paylaşıyoruz. Enflasyonla doğru yöntemlerle mücadele etmiyoruz. Bu yüzden sürekli olarak kamu kurumlarının tahminlerinin yukarı revize edildiğine şahit oluyoruz. İster enflasyon ve cari açık olsun ister CDS ve kur olsun en başta hedeflediğimiz yerlerden çok uzağız. Bu politikalarda ısrar ettikçe zaman kaybediyoruz. Her kaybedilen zamanın ekonomik açıdan bir maliyeti oluyor. Ekonomik göstergelerin istenilen çerçeveden uzaklaştığı bu ortamda reel sektör olarak sormamız gereken şu; bu politikalar belli ki sonuç vermedi. Ekonomi yönetiminin B planı nedir?”

EN ÖNEMLİ ÜÇ SORUN

Turan, “Size göre Türkiye'nin en önemli ilk 3 sorunu nedir?” sorusuna ise şöyle yanıt verdi:

“Kurumların yıpranması, adalette yaşadığımız problemler ve ülkemizin geleceği açısından çok önemsediğimiz eğitim kalitesindeki düşüş, beyin göçü. Ekonomide sorunları hızlı ve doğru adımlarla çözersiniz fakat yukarıda saydığımız bu üç konuda kararlılıkla ilerlemek zaman ister. Bu konularda ileriye gitmediğiniz müddetçe ülke olarak kalkınamıyorsunuz.”

‘MAKSAT SIKILAŞTIRMA DEĞİL DÖVİZE KAÇIŞI ENGELLEME’

Turan, "Mevcut ekonomi ve para politikası kararlarının yarattığı çelişkiler ile finansmana erişim konusundaki sıkıntılar, yüksek kredi faizleri, nasıl bir yatırım ortamı yaratıyor?" sorusu üzerine ise şu açıklamayı yaptı:

"Türkiye enflasyon hızlanmışken, düşük faiz politikası tercihi yaptı. Bu tercihin bugün sonuçlarını yaşıyoruz. Bunlar yüksek enflasyon ve artan döviz talebi. İkinci aşaması da yüksek kredi faizi, yükselen risk primi ve yabancı sermayeye erişimin yani döviz kaynağına erişimin zorlaşması. Bunlar olurken, kuru kontrol edebilmek adına Merkez Bankası rezervlerini harcıyoruz. Alınan tüm bu makro ihtiyati tedbirlerin maksadının sıkılaştırma değil de esas olarak dövize kaçışı engellemek adına yapıldığını düşünüyoruz. Kaçınılmaz sonuç, finansal koşulların sıkılaşması ve krediye erişimin daha da zor hale gelmesidir. Günün sonunda hem yüksek enflasyon hem yüksek kredi faizi hem de değer kaybeden bir TL ile karşı karşıyayız."

‘SON DÖNEMDE EKONOMİDEKİ YAVAŞLAMA ŞİDDETLİ’

Turan, “Globaldeki ve Türkiye'deki gelişmeler doğrultusunda sonbaharda bir ani duruş öngörüyor musunuz?” sorusuna şöyle yanıt verdi:

“Finansal açıdan takip ettiğimiz iki mühim konu var. Bunlardan ilki Kur Korumalı Mevduat'ta ağustos ortası ile vade sonuna geliniyor. Şirketlerin KKM'yi ne kadar döndüreceği önemli. İkincisi sonbahardaki eurobond, sendikasyon dönüşleri. Yabancı yatırımcıların belirsizliklerden dolayı çok da istekli olmadıklarını duymaktayız. Döviz arzında yaşadığımız her sorun TL'de değer kaybı anlamına geliyor. Dolayısıyla bu iki dönem TL açısından riskler barındırıyor. Öte yandan hem yüksek enflasyon hem de finansal koşulların sıkılaşması sonucunda, son dönemde ekonomideki yavaşlamanın şiddetli olduğunu analiz ediyoruz. Bu hem iç talepteki yavaşlama ile ilgili, hem de ihracat ve dış talepten kaynaklanmakta. Özetle, önümüzdeki dönem hem TL'nin seyri, hem enflasyon ve finansal koşullar ekonomik büyüme üzerinde risk oluşturuyor.”

Neden BirGün?

Bağımsız bir gazete olarak amacımız, insanlara hakikati ulaştırarak ülkede gerçek bir demokrasi ve özgürlük ortamının yeşermesine katkı sunmak. Bu nedenle abonelikten elde ettiğimiz geliri, daha iyi bir gazeteciliği hayata geçirmek, okurlarımızın daha nitelikli ve güvenilir bir zemin üzerinden bilgiyle buluşmasını sağlamak için kullanıyoruz. Çünkü banka hesabını şişirmek zorunda olduğumuz bir patronumuz yok; iyi ki de yok.

Bundan sonra da yolumuza aynı sorumluluk bilinciyle devam edeceğiz.

Bu yolculukta bize katılmak ve bir gün habersiz kalmamak için
Bugün BirGün’e Abone Ol.

BirGün; seninle güçlü, seninle özgür!

BirGün’e Destek Ol

Video haberler için YouTube kanalımıza abone olun

Birgün'e Abone ol