Tutuklu Zere için ‘merhamet’ değil ‘adalet’ istediler
Güler Zere’nin avukatı Oya Aslan, “Yaşam hakkıyla birlikte tüm hakları çiğnenen ve tahliye edilmeyip ölüme terk edilen Güler...
Güler Zere’nin avukatı Oya Aslan, “Yaşam hakkıyla birlikte tüm hakları çiğnenen ve tahliye edilmeyip ölüme terk edilen Güler Zere değil; suç işleyen ve suç işlemeye devam edenler merhamet dilemelidir” dedi
ÇAYAN ETHEM
Halkın Hukuk Bürosu, ileri derecede kanser hastası olan Güler Zere için yaptıkları çalışmaların kamuoyuna yanlış yansıtılması üzerine bir açıklama yaparak “Güler, suçlu değil hasta ve merhamet değil adalet istiyor” dedi.
14 yıldır hapishanede tutulan 37 yaşındaki kadın tutuklu Güler Zere, kanser teşhisi konulmasının ardından geçtiğimiz şubattan bu yana Adana Çukurova Üniversitesi Araştırma Hastanesi tutuklu koğuşunda tedavi sürecine alınmıştı. Hastalığı nedeniyle kilosu 42’ye kadar düşen Zere için avukatları çeşitli girişimlerde bulunmuştu.
Avukatlar, aynı hastanenin Adli Tıp Anabilim Dalı tarafından Zere için "iyileşinceye kadar hapis cezasının infazının ertelenmesinin uygun olacağını” belirten rapor verilmesine rağmen infazdan Sorumlu Elbistan Cumhuriyet Savcısı Orhan Irmak’ın tahliyeye karar vermemesi üzerine savcı hakkında “kasten adam öldürmeye teşebbüs etmek”ten suç duyurusunda bulunmuştu.
ASLAN: GÜLER ÖLÜME GÖNDERİLİYOR
Zere’nin avukatlarından Oya Aslan, Güler Zere’nin, Adli Tıp raporlarına, yapılan tüm adli-idari başvurulara, ilgili bilim ve hukuk çevrelerinin tüm itiraz ve uyarılarına rağmen serbest bırakılmayarak ölüme gönderildiğini söyledi. Aslan, şöyle konuştu:
“Bizim siyasal iktidara yönelttiğimiz talep, Taraf’ın 7 Temmuz’daki manşetinde olduğu gibi merhamet değil, adalet talebidir. Çünkü Güler Zere suçlu değil ‘hasta’, merhamet değil ‘adalet’ istiyor. Başta yaşam hakkı olmak üzere, tüm hakları çiğnenen ve ölüme terk edilen Güler Zere değil; suç işleyen ve suç işlemeye devam edenler merhamet dilemelidir. Çünkü merhameti mağdurlar değil suçlular diler.”
‘MERHAMETİ SAVCI İLE DOKTOR DİLESİN’
Aslan, Güler Zere’nin Elbistan Kapalı Hapishanesi’nde tutulduğu süre zarfında rahatsızlığını hapishane idaresine bildirmesine rağmen tedavisi konusunda hiçbir girişimde bulunmayan yöneticilerin merhamet dilemesi gerektiğini belirtti. Avukat Oya Aslan, şunları ifade etti:
“Güler’in ağız içinde çıkan ur ile ilgili patoloji işlemi için 60 gün sonraya tarih veren Çukurova Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi doktorlarından Mert Sanrı’nın ve Güler’in infazının ertelenmesi için yaptığımız 12 Mart 2009 tarihli başvuruyu kaybeden, 4 Haziran 2009’da yaptığımız ikinci başvuru sonrasında, kendi talebi üzerine, Çukurova Üniversitesi Adli Tıp Ana Bilim Dalı tarafından hazırlanan raporlarda ağır özürlü olduğu, hayati tehlikesi bulunduğu ve infazının ertelenmesi gerektiği tespitlerine rağmen Güler Zere'yi serbest bırakmayan Elbistan Cumhuriyet Savcısı Orhan Irmak merhamet dilemelidir.”
‘BAKANLIĞA DİLEKÇEYLE BAŞVURDUK’
Avukat Oya Aslan, son olarak şunları söyledi:
“Biz Adalet Bakanlığı’na da dilekçeyle başvurarak gerekli işlemlerin yapılmasını istedik. Bakanlık, Cumhurbaşkanı için dosya da hazırlayabilir. Talebimiz çok açık. Güler hakkında düzenlenmiş kapsamlı Anabilim Dalı raporu esas alınarak derhal serbest bırakılmalı. Kendi seçeceği hekimler ve uygun koşullarda tedavisine başlanmalıdır.”
Bu arada, aralarında Zere’nin de bulunduğu kanser hastası olan 3 tutuklunun durumunun Cumhurbaşkanı Gül tarafından değerlendirmesi çağrılarına Çankaya’dan olumsuz yanıt geldi.
GÜL: BAKANLIK BİZE DOSYA VERMELİ
Anayasa'nın 104. maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendine göre “cezalarını kaldırmanın'' Cumhurbaşkanının yürütme alanına ilişkin görev ve yetkileri arasında olduğu kaydedilen açıklamada, Cumhurbaşkanlarının bu yetkilerini, kendiliğinden değil, hükümlünün söz konusu şartlara uyup uymadığını belirleyen devlet hastanesince verilen sağlık kurulu raporu ve bunu teyit eden Adli Tıp Kurumu raporlarına dayanan dosyasının Adalet Bakanlığı’nca Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreterliği’ne sunması üzerine kullandığı ifade edildi.
Hapiste bulunan söz konusu kişilerin dosyalarının Köşk'e ulaşmadığı vurgulanan açıklamada "Durumları Cumhurbaşkanımız tarafından değerlendirilemeyen bazı kişilerin cezalarının kaldırılması için çağrıda bulunmanın kamuoyunu yanlış yönlendirdiği düşünülmektedir" ifadesine de yer verildi.


