Tütün üreticileri yeni müşteri arayışında: "Lobicilik faaliyetleri engellenmeli!"
Türk Toraks Derneği, yasak olmasına rağmen elektronik sigara kullanımının hızla arttığı belirtilirken tütün üreticisi firmaların bu ürünlerin yasallaşmasına yönelik faaliyette bulunduklarına dikkat çekti. Türk Toraks Derneği Tütün Kontrolü Çalışma Grubu Başkanı Doç. Dr. Pınar Bostan, konuya ilişkin "Tütün endüstrisinin lobicilik faaliyetleri ile vergi kazancını ve ihracat kaybını, halk sağlığının ve insan hayatı kaybının üstünde tutan söylemlerini kamuoyuna aktarabilmesi kabul edilemez" ifadelerini kullandı.

BirGün/ANKARA
Türk Toraks Derneği, uluslararası tütün şirketlerinin elektronik sigaranın yasallaşması için görüşmelere gerçekleştirmesine tepki gösterdi.
Yapılan açıklamada tütün ürünleri kullanımına bağlı doğrudan sağlık ve verimlilik kaybı ülkemizde 81.3 milyar TL, tütün kullanımının toplam ekonomik yükü ise 752.8 milyon TL düzeyinde olduğu kaydedildi. Türkiye'de yasal olmamasına rağmen elektronik sigara, ısıtılmış tütün ürünleri kullanımı özellikle gençler arasında, 'Daha az zararlı' olduğu söylemiyle arttığına dikkat çekildi.
Tütün üreticisi firmaların bu ürünlerin yasallaşmasına yönelik faaliyette bulunduklarına dikkat çeken, Türk Toraks Derneği Tütün Kontrolü Çalışma Grubu Başkanı Doç. Dr. Pınar Bostan, "Halihazırda tütün kullanımının toplam ekonomik yükü 752.8 milyon TL düzeyindedir. Bu ürünlerin yasallaşmasıyla kullanımda en az yüzde 10'luk bir artış bekliyoruz. Bunun sonucu olarak ekonomik yükün daha da artması kaçınılmazdır" dedi.
"TÜTÜN ENDÜSTRİSİ YENİ MÜŞTERİLERİN PEŞİNDE"
Türkiye'de 2020 yılında yürürlüğe giren bir kanunla (4733 sayılı kanun) elektronik sigara, ısıtılmış tütün ürünleri başta olmak üzere bu ürünlerin üretimi, piyasaya arzı ve satışı yasak. Ancak tütün üreticisi bir firma geçen hafta Ankara'da bir toplantı düzenledi ve bu toplantıda, bu ürünlerin yasal olmasının ülke ekonomisi için vergi kaybını önleyeceği vurgulandı.
Elektronik sigara ve ısıtılmış tütün ürünleri başta olmak üzere tütün endüstrisinin yeni müşteriler bulmak için piyasaya sürdüğü yeni zehirlerin hekimler açısından kabul edilemez kırmızı çizgi oluşturduğunu söyleyen Doç. Dr. Pınar Bostan, Türk Toraks Derneği adına şu açıklamalarda bulundu:
"Elektronik sigara ve ısıtılmış tütün ürünleri başta olmak üzere tütün endüstrisinin yeni 'müşteriler' bulmak için piyasaya sürdüğü yeni zehirlerin hekimler açısından kabul edilmez 'kırmızı çizgi'yi oluşturduğunu, bu bağlamda söz konusu ürünlerin ülkemizde ruhsatlı ya da ruhsatsız olarak bulunmaması gerektiğini ve kayıt dışı biçimde özellikle gençleri hedef alan elektronik sigara ve ısıtılmış ürün satışının etkin uygulamalarla ivedilikle önlenmesi gerektiğini siyasi iktidara ve kamusal otoriteye belirtmek isteriz. Türkiye’de, 4733 sayılı Kanun ile elektronik sigara, ısıtılmış tütün ürünleri başta olmak üzere tütün endüstrisinin son yıllarda piyasaya sürdüğü elektronik sigara ve benzeri ürünlerin üretimi, piyasaya arzı ve satışı yasaktır. Halen pek çok ülkede olduğu gibi bu yasanın tam kapsamlı uygulanması ve gençlerimizin bu nikotin bağımlılığı tuzaklarından tam olarak korunması elzemdir. Halk sağlığı politikaları bunu gerektirir. Tütün endüstrisinin çıkarlarını gözeten her türlü müdahale engellenmelidir. Türkiye’nin imzaladığı uluslararası bir anlaşma olan 'Tütün Kontrolü Çerçeve Sözleşmesi' bu müdahalelere izin verilmemesini garanti altına alır. Ancak son günlerde bir ulusötesi tütün şirketi, ürün promosyonu için geliştirdiği platformu tanıtan bir toplantıyı Ankara’da gerçekleştirebilmiştir. Bu toplantıya katılan Türkiye Ekonomi Politikaları Araştırma Vakfı ile Türkiye Sağlık Politikaları Enstitüsü gibi oluşumlar, 'Türkiye'de yasak olmasına rağmen, çok fazla kişinin elektronik sigara ve benzeri yeni nesil nikotin ürünlerini kullandığını, bu ürünlerin üretim ve satışının yasallaşması ile vergi kaybının önlenmesi ve bu ürünler üzerinden Türkiye’nin küresel ihracat payını artmasının söz konusu olabileceğini' öne sürmüş ve resmen halk sağlığının piyasaya kurban edilmesini tartışmaya açmaya çalışmıştır. Ulusötesi tütün şirketlerinin elektronik sigaranın yasal olarak piyasaya arzı için yaptıkları bu tür lobicilik faaliyetleri kabul edilemez. Suçtur, akıldışıdır, ulusal tütün kontrolü çalışmalarına yönelik ihlal ve saldırıdır."
"YASALLAŞMASI, KULLANICI SAYISINI EN AZ YÜZDE 10 ARTIRIR"
Elektronik sigara ve benzeri ürünlerin yasallaşmasından beklenen, halk sağlığını hiçe sayan ama toplantıda dile getirilen faydanın yalnızca tütün endüstrisine fayda sağlayacağını belirten Doç. Dr. Bostan, sözlerine şöyle devam etti:
"Bu ürünlerin yasallaşması halinde beklenen durum, kullanıcı sayısında en az yüzde 10 oranında bir artıştır. Bu sonuç kaçak ve kayıt dışılık, iç güvenlik, gümrük ve piyasa denetimleri açısından kamuoyuna yeni ve kalıcı maliyetler getirir. Ama çok daha önemlisi, bu ürünlerin kullanımına bağlı doğrudan sağlık ve verimlilik kaybı, bahsedilen vergi kaybının kat be kat üstündedir. Halihazırda tütün ürünleri kullanımına bağlı doğrudan sağlık ve verimlilik kaybı 81.3 milyar iken bu ürünlerin yasallaşmasıyla bu kaybın daha da artması kaçınılmazdır. Şu anda tütün kullanımının toplam ekonomik yükü 752.8 milyon TL düzeyindedir. Bu ürünlerin yasallaşmasıyla bu ekonomik yükün daha da artması kaçınılmazdır. Bu nedenle bu ürünlerin yasallaşması ile elde edilecek vergi gelirleriyle ekonominin kazanç sağlayacağı iddiası gerçekçi değildir. Yakın zamanda, İçişleri ve Sağlık Bakanlığı’nın da katılımıyla gerçekleştirilen bir çalıştayda da bu ürünlerin yasallaşması ile elde edilecek gelirin, sağlık ve ekonomik yükü karşılayamayacağı dile getirilmiş, 'Kaçak tütünle mücadelenin yalnızca mali kayıpların azaltılması perspektifiyle ele alınamayacağı, halk sağlığının korunması, gençlerin tütün ürünlerinden uzak tutulması ve kayıt dışı ekonomiyle etkin mücadele açısından bütüncül bir politika alanı olduğu' vurgulanmıştır."
"ELEKTRONİK SİGARA ÜLKEMİZDE BULUNMAMALI"
Bir yandan kamu otoriteleri, bu konuya yaklaşımlarını bu şekilde dile getirmişken ve ülkede bağımlılıkla mücadeleye hız verilmişken, tütün endüstrisinin lobicilik faaliyetlerini alenen yapabildiklerine dikkat çeken Doç. Dr. Pınar Bostan, "Tütün endüstrisinin bu lobicilik faaliyetleri ile vergi kazancını ve ihracat kaybını, halk sağlığının ve insan hayatı kaybının üstünde tutan söylemlerini kamuoyuna aktarabilmesi kabul edilemez, akıldışıdır, engellenmelidir. Bu tür söylemler, kamu yararını değil, tütün endüstrisinin ticari çıkarlarını merkeze alan bir algı yönetimi çabasıdır. Türk Toraks Derneği Tütün Kontrolü Çalışma Grubu olarak halk sağlığı üzerine olumsuz etkileri olacağı aşikar olan başta elektronik sigara ve ısıtılmış tütün ürünleri olmak üzere nikotin ihtiva eden tüm tütün ürünlerinin piyasaya arzının tartışılmaya açılmasını bile kabul edilemez buluyoruz. Sağlık profesyonellerinin ve uzmanlık derneklerinin olarak elektronik sigara ve benzeri ürünlerle ilgili görüşü, 'Tütün Kontrolünde Meslek Örgütlerinin ve Uzmanlık Derneklerinin Sorumlulukları' Sempozyumu’nun deklerasyonunda net olarak bildirilmiştir. Elektronik sigara ve ısıtılmış tütün ürünleri başta olmak üzere tütün endüstrisinin yeni 'müşteriler' bulmak için piyasaya sürdüğü yeni zehirlerin hekimler açısından kabul edilmez 'kırmızı çizgi'yi oluşturduğunu, bu bağlamda söz konusu ürünlerin ülkemizde ruhsatlı ya da ruhsatsız olarak bulunmaması gerektiğini ve kayıtdışı biçimde özellikle gençleri hedef alan elektronik sigara ve ısıtılmış ürün satışının etkin uygulamalarla ivedilikle önlenmesi gerektiğini siyasi iktidara ve kamusal otoriteye belirtmek isteriz" dedi.


