birgün

19° AÇIK

GÜNCEL 28.06.2021 07:08

Uçkurgate’ten Çukurgate Türkiye’ye

Cumhurbaşkanlığı Ekonomi Politikaları Kurulu Üyesi ve AKP Yerel Yönetimler Başkan Yardımcısı Korkmaz Karaca’ya, Sezgin Baran Korkmaz’ın bir Audi A8 hediye ettiği anlaşılmıştı. Sedat Peker, Karaca ile ilgili iddialarını sürdürdü. Şimdi de ortaya uçkur ile dizayn edilen bir Türkiye şaibesi çıktı.

Mütevazi yaşamdan Rolex saat koleksiyonuna

Yakın zamanda, bir mekanda önünde Peker’in hediye ettiği tesbih ile oturan Korkmaz Karaca ile ilgili merak ettiklerimizi Twitter’da sorduk: “Peker’e mi ‘Reis’ diyorsunuz yoksa Cumhurbaşkanı Recep Tayip Erdoğan’a mı? Ayrıca Peker ile görüşme talebiniz oldu mu? Sanıyorum ki bu sorulara cevap vereceksinizdir!”

Karaca, cevap vermek yerine ‘Korktu’ ve engelledi. Belki ek olarak, ‘Rolex saat koleksiyonu’ yapacak serveti nasıl edindiğini de soruya iliştirmeliydik. Peker, onun siyasetin ikbal basamaklarını tırmanışını kısaca özetledi:

‘Soylu’nun arkadaşı olduğunu, 6 sene önce Bakırköy Eski Belediye Başkanı Ünal Erzek başta olmak üzere tüm CHP’li isimlerden para dilendiğini’ anlattı. ‘Sıradan bir evde otururken, Çekmeköy’de süper lüks bir villa aldığını ve lüks otellerde kalmaya başladığını’ söyledi.

Bir getir-götürcü: Kadınları getir, videoyu götür

Bu servet, Peker’in işaret ettiği sırların zaman ve olaylarla örtüşmesinde saklı. İddiaları, daha anlaşılır halde, basitçe anlatalım. Karaca’nın kariyeri, bir ‘getir-götürcü’ olarak şekillenmişti.

Genç kadınların bulunması, ‘kritik şahıslara’ fuhuş için götürülmesi ve bu ilişkilerin siyasi saikler için en tepeden kullanılmasının sağlanması! Önce muhabbet tellallığı sonra arşiv ve kasetçilik faaliyetleri. Çift taraflı bir oyun.

Sağlam arşiv!

İddiaya göre Karaca’nın ‘siyasi ünlülerle’ olan fotoğraf arşivi sağlam. En önemlileri; CHP’nin sağlık durumu yerinde olmayan vekili Deniz Baykal, Türkiye Barolar Birliği Başkanı Metin Feyzioğlu, Soylu ve eski Maliye Bakanı Damat Berat Albayrak ile olanları. Tabii Erdoğan ile de göz göze bir hali var!

Kim bilir belki de bu albümün, ’20 yıllık iktidarın ortaya çıkışı’ ve ‘yargının kriz zamanlarında iktidar lehine attığı adımlar veya suskunluğu ile’ ilişkisi vardır. Ya da ‘bakanlar ile top gibi oynanmasıyla’.

Peker’in, Karaca ile ilgili iddiaları Cumhurbaşkanlığı Özel Kalem Müdürü, İlahiyatçı Hasan Doğan’a da uzanıyor. Peker, Baykal’ın özel hayatı (Genel) nedeni ile siyaseten kıskaca alındığına gönderme yapıyor:

“Baykal bu durumdan haberi olduğu için bunun eline düştü. Tabii ki Cumhurbaşkanıyla Deniz Baykal’ın hastanedeki görüşmesini, Hasan Doğan üzerinden koordine eden Korkmaz Karaca’dır. Sonraki yükselişini zaten tüm Türkiye biliyor.”

Eğer bu iddialar doğru ise Deniz Baykal eli ile Türkiye’nin bir değil birden çok kere dizayn edildiği anlaşılıyor. İlki, meşhur kaset sakandalının patlak verdiği 2010 yılı. İkincisi AKP’nin kaybedip kan ile geri aldığı 2015 seçimleri. (Baykal belki de bu süreçte Saray’da ne olduğunu açıklayacaktır.) Üçüncüsü ise, Peker’in sözünü ettiği 18 Ekim 2017 tarihli hastane ziyareti. 3 Mayıs 2018’de Türkiye’de rejim değişmişti.

Bir ‘derin bürokrat’ hikayesi.

Oklar, Antalya’ya uzanan ve rejim dizayn eden bir fuhuş çetesini gösteriyor. İddialar arasında genç kadınlardan birinin ailesinin şikayetçi olması da var. Karaca, bu konuda Peker’in aracı olmasını istese de Peker kabul etmiyor. Aile açısından da ‘çok ahlaklı’ bir durum yok. Tek amacın para kopartmak olduğunu belirtelim.

Magazine sarmadı aksine siyasetin en tepesine daha da girdi!

Buraya kadar olanlar, anlatılanlar ve edindiğimiz bilgiler mide bulandırıcı. Dönelim, Peker ile ilgili artık “Video çekmeyecek”, “İşi magazine sardı” ya da “CHP’ye uzandı, sulandırıyor, Erdoğan’ı kapsam dışı tutacak” diyenlere. Saflık bu! Peker, son anlattıkları ile rejim dizaynından söz etti. Bu da Erdoğan’a damardan bağlı.

Çok şey oluyor!

Tıpkı diğer anlattıkları gibi. Peker, başlıklar halinde Suriye silahlarını, Saray’a uzanan büyük yolsuzlukları, iktidar eli ile yapılan gaspçılığı, dizayn edilen medyayı, son olarak da seks skandallarını ve uçkur ile dönüşen Türkiye’yi konu aldı. Bunlar magazin değil! “Hiçbir şey olmuyor!” diyen karamsarlar da var.

Öyle de değil, Peker bize göre bir plan yürütüyor. 2 ayda yandaş medya dağıldı. Artık ‘havuzun’ Cumhur İttifakı tabanında da karşılığı yok. Bir kenara yazın detaylar bize Fatih Tezcan gibi isimlerin de konuşmaya başlayacağını gösteriyor.

Devam edelim, SADAT ifşası, 4 bin kişilik ‘özel orduyu’ köşeye kıstırdı, elini kolunu bağladı. Yargı ve ordu hamleleri konusunda da rahatlıklarını yitirdiler. Başka… Görmüyor musunuz? Peker, Marina’daki o fotoğrafı dağıttı. Yalıkavak, Ağar ailesinden çıktı, Korkut Eken yargılanıyor, Engin Alan’ın, Can Dündar saldırısı azmettiricisi Ergun Celep ile ilgili fotoğrafları da konuşulacak. Allaattin Çakıcı ise Kıbrıs’a ‘gitti’.

Dahası belki gözden kaçırmışsınızdır. Mübariz Mansimov Gurbanoğlu’nun, İstanbul 3. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen Yalıkavak Marina davasında şikayetçi olduğu sanıklar hakkında beraat kararı verilmişti. İstanbul Başsavcılığı ise 3 gün önce harekete geçip, bu karara itiraz etti.

Neden BirGün?

Bağımsız bir gazete olarak amacımız, insanlara hakikati ulaştırarak ülkede gerçek bir demokrasi ve özgürlük ortamının yeşermesine katkı sunmak. Bu nedenle abonelikten elde ettiğimiz geliri, daha iyi bir gazeteciliği hayata geçirmek, okurlarımızın daha nitelikli ve güvenilir bir zemin üzerinden bilgiyle buluşmasını sağlamak için kullanıyoruz. Çünkü banka hesabını şişirmek zorunda olduğumuz bir patronumuz yok; iyi ki de yok.

Bundan sonra da yolumuza aynı sorumluluk bilinciyle devam edeceğiz.

Bu yolculukta bize katılmak ve bir gün habersiz kalmamak için
Bugün BirGün’e Abone Ol.

BirGün; seninle güçlü, seninle özgür!

BirGün’e Destek Ol