birgün

7° AÇIK

RÖPORTAJ 04.01.2019 09:49

Ücret artışı yapılmaması işten (haklı sebeple) ayrılma nedeni midir?

SORU: 5 yıldır çalışmakta olduğum işyerimde içinde bulunduğumuz ocak döneminde her yıl ücret artışı aldık. Ancak bu yıl işverenimiz ekonomik krizi gerekçe göstererek ücret artışı yapamayacağını söylüyor. Bu durumda biz çalışanlar olarak artış yapılmadığı gerekçesi ile işten tazminatımızı alıp ayrılabilir miyiz? CEVAP: Ücret artışı konusunun işçi bakımından haklı bir fesih nedeni oluşturup oluşturmadığı sorusunun yanıtını […]

Ücret artışı yapılmaması işten  (haklı sebeple) ayrılma nedeni midir?

SORU: 5 yıldır çalışmakta olduğum işyerimde içinde bulunduğumuz ocak döneminde her yıl ücret artışı aldık. Ancak bu yıl işverenimiz ekonomik krizi gerekçe göstererek ücret artışı yapamayacağını söylüyor. Bu durumda biz çalışanlar olarak artış yapılmadığı gerekçesi ile işten tazminatımızı alıp ayrılabilir miyiz?

CEVAP: Ücret artışı konusunun işçi bakımından haklı bir fesih nedeni oluşturup oluşturmadığı sorusunun yanıtını ararken öncelikle işe alınma esnasında işçi ile işveren arasında bu konuda yazılı bir sözleşmenin olup olmadığına bakılmalıdır.

Sözleşme şartları çok önemlidir

Gerçekten de konu ile ilgili Yargıtay kararlarını incelediğimizde Yüksek Mahkeme’nin verdiği bir kararda özetle;

“Taraflar arasında enflasyon oranında ücret  artışı öngören bir sözleşme yapılmadığından tazminat ve alacak fark istekleri reddedilmelidir” denilmektedir.

Yüksek Mahkeme yine bir  kararında ücret artışını yetersiz bulan ve  bu nedenle iş sözleşmesini sona erdiren bir başka işçinin ihbar ve kıdem tazminatına hak kazanamayacağına hükmetmiştir.

Bu konuya ilişkin farklı kararları incelediğimizde de genel olarak yargının ücret artışı yapılmamasını işçi bakımından tek başına haklı bir fesih nedeni olarak görmediği görüşünün hâkim olduğu anlaşılmaktadır.

O halde iş sözleşmesinde ya da toplu sözleşmede konuya  ilişkin bir maddenin yer alması ve buna karşın işverenin artış taahhüdüne uymaması  kabul edilebilir bir fesih nedeni olarak görülebilecekken, taraflar arasında böyle bir sözleşme hükmünün olmaması aksi yönde değerlendirilmektedir.

ayrımcı davranış durumu değiştirir

Bunun yanında altını çizmemiz gereken önemli bir konu da işverenin işçilere eşit davranma borcuna aykırı işlem yapmaması gerektiğidir. Konuyu ücret bazına indirgersek, işyerinde ortada hiçbir objektif ve haklı bir neden olmaksızın ücret artışında eşitsiz davranan işverenin bu davranışı, işçi açısından haklı bir fesih nedeni oluşturabilmektedir.

Gerçekten de Yargıtay, bir kararında;

“Kural olarak işveren aynı işyeri ve işletmede çalışan işçilere objektif ve haklı olmayan sebeplere dayanarak farklı işlemde bulunamaz. Bu husus, işverenin eşit davranma borcunun bir gereğidir. Somut olayda davacı işçiye diğer çalışanlara nazaran çok az zam verildiği sabit olmakla birlikte davalı işverence bu uygulama hakkında objektif ve haklı bir neden ileri sürülmüş değildir” demektedir.

Söz konusu kararda işçinin iş sözleşmesini haklı nedene dayanarak sona erdirdiği kabul edilmiş ve kıdem tazminatının ödetilmesi yönünde karar verilmiştir.

Şu halde, işçinin ücret zammına dayanan haklı nedenle iş sözleşmesini fesih edebilmesi için kendisine ortada hiçbir objektif ve haklı bir neden olmaksızın bu konuda ayrımcılık yapıldığını kanıtlaması gerekmektedir. Bu durum kanıtlandığında yukarıda sunduğumuz karar özetinden de anlaşılacağı üzere işçi kıdem tazminatını alarak işten ayrılabilecektir.

Ancak işverenin, örneğin işçinin performansının düşüklüğüne dayalı gerekçeler göstermesi ve bu hususu somut argümanlarla kanıtlayabilmesi ya da işverenin ekonomik gerekçelere dayalı olarak diğer işçilere de benzer ölçülerde artış yapabildiğini ifade etmesi, yani ortada bir ayrımcılığın olmadığını kanıtlaması elbette ki sonuca etki edecektir.

Bir Çağrımız Var
Az önce okuduğunuz haber, bağımsız bir medya organı tarafından size sunuldu.
Bağımsız gazetecilik; sermayeye karşı halkı, sömürüye karşı emeği, eşitsizliğe karşı adaleti, savaşlara karşı barışı, piyasacılığa karşı temel hakları, talana karşı doğayı, erkek şiddetine karşı kadınları, istismara karşı çocukları savunmanın olmazsa olmaz koşuludur.
Siz de gerçeğin sesini yükseltmek adına sorumluluk almak istiyorsanız, sadece birkaç dakikanızı ayırarak BirGün’e abone olabilir ve ‘#BirGünBenim’ diyebilirsiniz.
Şimdiden sonsuz teşekkürler…
BirGün bizim; hepimizin.
Tıklayınız