Ülke işkence merkezi oldu
10 Aralık Dünya İnsan Hakları Günü kapsamında birçok kentte eylem yapıldı. AKP’li Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın insan hakları günü mesajı verdiği ülkede herkese dava açılıyor, yurttaşlar kötü muameleye maruz bırakılıyor.

Haber Merkezi
Türkiye, 10 Aralık Dünya İnsan Hakları Günü’ne de olumsuz bir tabloyla girdi. Ülkede yaşanan hak ihlalleri giderek artıyor. İnsan Hakları Derneği (İHD) ve Türkiye İnsan Hakları Vakfı (TİHV) raporlarına göre, 2025 boyunca ifade, toplanma ve örgütlenme özgürlüklerine yönelik ciddi ihlaller yaşandı. Sokaklar, hapishaneler ve adliyelerde yurttaşlar sistematik hale gelmiş hak ihlalleri ile karşılaştı. Türkiye’nin demokratik bir toplum olma hedefinden giderek uzaklaştığına dikkat çekildi.
AKP Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ise böyle bir tabloda 10 Aralık İnsan Hakları Günü dolayısıyla mesaj yayınlandı. Erdoğan "Türkiye olarak, tarihimizden devraldığımız güçlü mirasla dil, ırk, köken ayrımı yapmadan, başta gönül ve kültür coğrafyamız olmak üzere, tüm dünyada insan hak ve onurunu savunmaya; küresel barış ve güvenliğe en yüksek düzeyde katkı sunmaya devam edeceğiz" dese de veriler tersini gösteriyor.
2024-2025 seneleri arasında 1353 hasta mahpus tahliye edildi, İHD’nin nisan ayı verilerine göre cezaevlerinde 1412 hasta mahpus bulunuyor.
İHD Dokümantasyon Merkezinin 2024 yılı insan hakları ihlalleri raporuna göre 2024’te 24 ilde toplamda 458 gün her türlü eylem ve etkinlik yasaklandı. Kolluk güçlerinin müdahale ettiği en az 191 barışçıl toplantı ve gösteride, 27’si çocuk, 46’sı gazeteci en az 2 bin 651 kişi işkence ve kötü muameleye maruz bırakılarak gözaltına alındı. 14’ü çocuk, 15’i gazeteci, 101’i mülteci (60’ı geri gönderme merkezlerinde) en az 501 kişi resmi gözaltı işlemleri sırasında, gözaltı yerlerinde ve diğer resmi tutulma yerlerinde işkence ve kötü muameleye maruz kaldı. 2024’te en az 6 bin 94 kişi yaşam hakkı ihlalleri sonucu hayatını kaybetti, en az 3 kişi gözaltında yaşamını yitirdi, en az 27 kişi hapishanelerde yaşamını yitirdi. Resmi hata ve ihmal nedeniyle en az 64 olayda 12’si çocuk, 128 kişi yaşamını yitirdi, 266 kişi yaralandı.
TİHV ve İHD tarafından 10 Aralık nedeniyle yapılan ortak açıklamada, "Ülke, 2016 yılından bu yana önce doğrudan, 19 Temmuz 2018 tarihinden itibaren de resmen kaldırıldığı söylense de yapılan pek çok düzenleme ile kalıcılık/süreklilik kazandırılan bir OHAL rejimi ile yönetilmektedir. Bu süreç, siyasal iktidara, gücünü sınırlandıran anayasacılık ve hukukun üstünlüğü ilkelerini terk etme, insan hakları fikrini referans almaktan vazgeçme imkânı sağlamış, böylelikle kuralsızlık, keyfilik ve belirsizlik kamusal/ siyasal alanı düzenleyebileceği kullanışlı araçlar haline gelmiştir" denildi.
İşkence ve diğer kötü muamele uygulamalarının yeni bir boyut kazandığının kaydedildiği açıklamada yaşanan ihlaller şöyle özetlendi: "Tüm ülke adeta işkence mekânı haline gelmiştir. Devletlerin insan haklarına yönelik saygısının dolayımsız göstergesi olan hapishaneler, bugün Türkiye’de siyasal iktidarın hukuku bir baskı ve sindirme aracı olarak kullanmasının sonucunda tıka basa dolu durumdadır. Yaşam hakkı ihlalinden işkenceye, sağlık hakkına erişime kadar ağır ve ciddi ihlallerinin yaşandığı mekânlardır. Siyasal iktidarın, düşünce ve ifade özgürlüğüne yönelik kısıtlamaları, özellikle de basın ve insan hakları savunucuları üzerindeki kaygı verici boyutta artan baskı ve kontrolü hiçbir şekilde kabul edilmezdir. 2025, bir önceki yıl gibi toplantı ve gösteri yapma özgürlüğü açısından kısıtlama ve ihlallerin kural, özgürlüklerin kullanımının ise istisna olduğu bir yıl olmuştur. Kürt meselesine yönelik güvenlikçi politikaların ürettiği krizler, Türkiye’nin demokratikleşmesinin önündeki en büyük engellerden biridir. 2025 yılında da kadınların ve LGBTİ+’ların toplumsal yaşamın her alanında maruz kaldığı ayrımcılığı önlemeye yönelik yasal ve fiili hiçbir iyileşme sağlanamamıştır."
BİRÇOK KENTTE EYLEM
Özgürlük İçin Hukukçular Derneği (ÖHD), İnsan Hakları Derneği (İHD) ve barolar 10-17 Aralık İnsan Hakları Haftası kapsamında birçok kentte açıklama gerçekleştirdi. Ankara, İstanbul, Urfa, Dersim, Adana, Hatay, Mersin, Batman ve Siirt’in de aralarında bulunduğu kentlerde yapılan açıklamalarda insan hakları ihlallerine vurgu yapılarak mücadelenin sürdürüleceği kaydedildi."


