birgün

17° PARÇALI BULUTLU

GÜNCEL 03.07.2020 20:18

Uluslararası Af Örgütü'nden 'Büyükada Davası'nda çıkan karara tepki

Uluslararası Af Örgütü'den ‘Büyükada Davası’ olarak bilinen davada 4 kişiye hapis cezası verilmesine tepki geldi. Andrew Gardner, “Bu dava, Türkiye’deki adalet sistemi açısından bir turnusol kağıdı olmuştur’’ dedi

Uluslararası Af Örgütü'nden 'Büyükada Davası'nda çıkan karara tepki

DİDEM MERCAN

Uluslararası Af Örgütü Türkiye Şubesi Onursal Başkanı Taner Kılıç, eski direktörü İdil Eser ve üyelerinin de aralarında bulunduğu 11 insan hakları savunucusunun 15 yıla kadar hapis istemiyle yargılandığı Büyükada Davası'nda bugün karar açıkladı. Taner Kılıç'a ‘FETÖ’ye üyelik’ iddiasından 6 yıl 3 ay, Günal Kuşun, İdil Eser, Özlem Dalkıran'a ‘FETÖ’ye yardım' iddiasından 1 yıl 13 ay hapis cezası verildi. Nalan Erkem, İlknur Üstün, Ali Gharavi, Peter Steudtner, Veli Acu, Nejat Taştan ve Şeyhmus Özbekli hakkında beraat kararı verildi.

Uluslararası Af Örgütü'nden karara ilk tepki geldi. Uluslararası Af Örgütü Türkiye Araştırmacısı Andrew Gardner, “Bu dava, Türkiye’deki adalet sistemi açısından bir turnusol kağıdı olmuştur’’ dedi.

Duruşmayı izleyen Uluslararası Af Örgütü Türkiye Araştırmacısı Andrew Gardner, karara ilişkin yaptığı açıklamada şunları söyledi: "Bugün akıl almaz derecede ağır bir adaletsizliğe tanıklık ettik. Bu karar yalnızca Taner, Özlem, İdil, Günal ve ailelerine yönelik değil, aynı zamanda adalete inanan herkese ve hem Türkiye’de hem de tüm dünyadaki insan hakları aktivizmine yönelik ezici bir darbedir."

uluslararasi-af-orgutu-den-buyukada-davasi-nda-cikan-karara-tepki-752581-1.

Uluslararası Af Örgütü Türkiye Araştırmacısı Andrew Gardner

"Mahkemenin kararı akıllara durgunluk veriyor. 12 duruşma boyunca her bir iddianın asılsız birer iftira olduğu tüm yönleriyle kanıtlandı. Mahkemenin bu kararı akla mantığa sığmıyor ve üç yıldır süren davanın, daha ilk günden beri bağımsız sesleri susturmayı hedefleyen siyasi güdümlü bir girişim olduğunu ortaya koyuyor” diyen Gardner, sözlerini şöyle sonlandırdı:

“Bu dava, Türkiye’deki adalet sistemi açısından bir turnusol kağıdı olmuştur. Böyle bakıldığında, davanın, insan hakları mücadelesinin suç haline getirilmesinde oynadığı ve oynamayı sürdürdüğü rolü görmek trajiktir. Bu utanç verici kararlara itiraz sürecinde arkadaşlarımız ve meslektaşlarımızla dayanışma içinde olmaya devam edeceğiz.”

Dava öncesi birçok sivil toplum platformu ‘’Adelet İçin Burdayız’’ adlı ortak basın açıklaması yapmıştı.

Yapılan yazılı açıklamada, "Yıllarını insan haklarını korumaya adamış insan hakları savunucuları gerçeklerden uzak iddialarla gazetelerde ve televizyonlarda hedef gösterildi. Yaratılan bu iklimin gölgesinde hiçbir hukuki gerekçe olmadan tutuklandılar. Hazırlanan iddianamede akla mantığa aykırı bambaşka suçlamalar yöneltildi. Geçtiğimiz üç yıl boyunca görülen duruşmalarda delilleriyle çürütülen bu iddialar, 27 Kasım 2019 tarihinde yapılan duruşmada sunulan mütalaada yer almaya devam etti. Mahkemenin, mütalaanın açık ve kabul edilemez hataları olduğunu dikkate alarak bu davada yargılanan tüm insan hakları savunucuları hakkında beraat kararı vermesini bekliyoruz’’ ifadeleri yer almıştı.

Basın açıklamasında yer alan sivil toplum platformları yer aldı:

Civil Rights Defenders
Düşünce Suçu(!)na Karşı Girişim
Eşit Haklar İçin İzleme Derneği
Hak İnisiyatifi
Hakikat Adalet Hafıza Merkezi
İnsan Hakları Derneği
İnsan Hakları Gündemi Derneği
Kadın Koalisyonu
Kaos GL
Medya ve Hukuk Çalışmaları Derneği
Özgürlük için Hukukçular Derneği
Punto 24 Bağımsız Gazetecilik Derneği
Research Institute on Turkey
Sivil Alan Araştırmaları Derneği
SPoD LGBTİ+
TürkiyeAlmanya KültürForumu
Türkiye İnsan Hakları Vakfı
Uluslararası Af Örgütü
Yurttaşlık Derneği

Bir Çağrımız Var
Az önce okuduğunuz haber, bağımsız bir medya organı tarafından size sunuldu.
Bağımsız gazetecilik; sermayeye karşı halkı, sömürüye karşı emeği, eşitsizliğe karşı adaleti, savaşlara karşı barışı, piyasacılığa karşı temel hakları, talana karşı doğayı, erkek şiddetine karşı kadınları, istismara karşı çocukları savunmanın olmazsa olmaz koşuludur.
Siz de gerçeğin sesini yükseltmek adına sorumluluk almak istiyorsanız, sadece birkaç dakikanızı ayırarak BirGün’e abone olabilir ve ‘#BirGünBenim’ diyebilirsiniz.
Şimdiden sonsuz teşekkürler…
BirGün bizim; hepimizin.
Tıklayınız