birgün

9° PARÇALI BULUTLU

Uluslararası Ankara Tiyatro Festivali 25 yaşında: İki yıllık aradan sonra festival ‘perde’ diyecek

TAKSAV’ın uzun soluklu ve kapsamlı etkinliklerinden biri olan Uluslararası Ankara Tiyatro Festivali iki yıl aradan sonra tiyatroseverlerle yeniden buluşuyor. TAKSAV tarafından bu yıl 25’incisi düzenlenen Uluslararası Ankara Tiyatro Festivali 18 Kasım’da perdelerini açacak.

KÜLTÜR SANAT 20.08.2022 06:30
Uluslararası Ankara Tiyatro Festivali 25 yaşında: İki yıllık aradan sonra festival ‘perde’ diyecek
Abone Ol google-news

Ayşegül UÇAR

Uluslararası Ankara Tiyatro Festivali iki yıllık aranın ardından bu yıl 18 Kasım’da tiyatroseverlerle buluşacak. Festival Yönetmeni Yener Aksu ile TAKSAV (Toplumsal Araştırmalar Kültür ve Sanat İçin Vakıf) Başkanı Prof.Dr. Selçuk Candansayar, BirGün’ün sorularını yanıtladı:

İki yıllık pandemi arasından sonra merakla beklenen 25. Uluslararası Ankara Tiyatro Festivali’nin başvuruları başladı. Bu konuda tiyatroculara ve tiyatroya özlem duyanlara söyleyecekleriniz nelerdir?

Yener Aksu: 2020-2021 yıllarında insanlığın yaşadığı Covid-19 salgını toplumlara ciddi zorluklar yaşattı. Özellikle sahne sanatları üzerinde yıkıcı etkisini hissettirdi. Tiyatro salonları neredeyse iki yıl boyunca seyircisiz kaldı. On binlerce tiyatro sanatçısı yaşamlarını sürdürmekte zorlandı. Devletin sembolik destekleri dışında hiçbir geliri olmayan tiyatroların çoğu salonlarını kapatmak zorunda kaldı. Tiyatrolarla dayanışma, tiyatroları izleyiciyle buluşturma ve tiyatro sanatçılarını desteklemek amacıyla 25’incisini düzenleyeceğimiz festivalimizde tekrar tiyatrolarla sanatseverleri buluşturarak şenlik coşkusunu yaşatmak, tiyatrolara moral desteğinde bulunmak istiyoruz.

Pandemi süreci, kapanmalar ve yasaklar ile ilgili tiyatrocular ve tiyatro emekçilerinin yaşadıkları üzerine neler söylersiniz? Bu yıl festivalde bizi neler bekliyor?

Yener Aksu: Covid-19’un sahne sanatları açısından etkisini sürdürmesinin yanı sıra; müzik ve tiyatro etkinlikleri üzerindeki yasaklamalar ve baskıların devam ettiğini görmenin üzüntüsü içerisinde 25’inci festivale hazırlanıyoruz. Bu zorlu süreçte özellikle Kültür ve Turizm Bakanlığı, Devlet Tiyatroları ve Belediyelerin özel ve amatör tiyatrolara ücretsiz ve ya sembolik ücretler karşılığında salonlarını açmalarının tiyatrolara önemli bir destek olacağının altını çizmek istiyoruz. Festival programı önceki yıllarda olduğu gibi, farklı oyunların oynanacağı, farklı renklerin birleştiği bir gül demeti olarak sanatseverlerle buluşacak, bunun heyecanı içerisindeyiz.

Yener AksuYener Aksu

20-28 Kasım arasında gerçekleşecek tiyatro festivalinin öncesinde de yoğun çalışmanız var. Festivalin örgütlenme sürecinden bahseder misiniz?

Yener Aksu: 10 günlük festivalin hazırlığı bir yıla yayılıyor. Katılım başvuruları sonrasında Festival Danışma Kurulu ve Festival Komitesi tarafından tek tek izlenip değerlendirilerek festivale katılacak oyunlar belirleniyor. Festivalde yer alacak her tiyatro oyununun sorunsuz etkinliğini yapabilmesi için festival gönüllüleri ile birlikte planlamalar yapıyoruz.

‘Tiyatro Festivali Gönüllülerini Arıyor’ diyerek bir çağrınız daha oldu. Gönüllü olmak isteyen okurlarımız için söylemek istedikleriniz nelerdir?

Yener Aksu: Festivalin yaşandığı kent açısından her tür desteğin festivalin daha geniş kesimlere ulaşmasındaki önemi çok kıymetlidir. Her yıl festivale yaklaşık 50 tiyatro topluluğu katılıyor. Vakfımız gönüllülük temeline dayanıyor. Her yıl festival organizasyonunda görev alan gönüllü arkadaşlarla festival atmosferini, başarıları paylaşarak yaşıyoruz. İşte bu nedenlerle gönüllü arkadaşlarımızı bu şenliğin bir parçası olmaya, karşılıklı bilgi ve becerilerimizi paylaşmaya davet ediyoruz.

uluslararasi-ankara-tiyatro-festivali-25-yasinda-iki-yillik-aradan-sonra-festival-perde-diyecek-1054465-1.

Tam çeyrek asırdır yurtiçi ve yurtdışından pek çok gruba ev sahipliği yapan tiyatro festivalinin toplumsal ilişkiler açısından önemi nedir?

Yener Aksu: Toplumların yaşam anlayışını oluşturan, hangi kültürel kalıplar içerisinde yaşayacağını ve nasıl hareket edeceklerini belirleyen şey, içselleştirebildikleri kültürleridir. Yeni anlayışlar, çağdaş düşünceler topluma en güçlü ve kalıcı biçimde sanat yoluyla ulaşıyor. Festivaller, şenlikler yüzyıllardır toplumun çeşitli kesimlerini bir araya getiren yaşam, içtenlik ve dayanışma alanları oldu. Bu açıdan bakıldığında festivaller her bakımdan toplumun gençleşmesi, yeniden canlanması ve olağan yaşam içinde pek yaşamaya alışkın olmadığımız coşku ve dayanışma duygularını harekete geçirebilecek gücün kaynağı oldu. Her türden kültürel ve sanatsal etkinliğin bir arada ve içiçe yaşandığı, herkesin kaygısızca katılıp izleyebildiği, hayatın kendisinin yaşandığı, yaratıcı üretici özelliklerin geliştirildiği festivaller gerek ulusal gerekse uluslararası toplumsal ilişkiler açısından büyük önem taşıyor. Toplumlarla sanat arasındaki bağın kopukluğu, çağdaş bir dünyaya yönelik beklentilerin önünü kapıyor, yaratıcı özgür düşüncenin gelişmesini engelliyor. Bu kopukluğun yaşanmaması için ise özellikle sivil toplum kurumlarının sanata destek vermeleri, bu tür organizasyonları desteklemeleri gerekiyor. Uluslararası düzeyde yapılan festival, dünyanın birçok ülkesinden katılan tiyatro topluluklarının yanı sıra ülkemizden de her yıl üniversite topluluklarından özel tiyatrolara, şehir tiyatrolarından amatör tiyatrolara tiyatronun tüm renklerinden oluşan bir katılım sağlanıyor.

1996’da başlayan serüveninizle bıraktığınız pek çok iz var. Sizde iz bırakan, aktarmak istediğiniz anlara dair söylemek istedikleriniz nelerdir?

Yener Aksu: 25 yıldır aralıksız devam eden Ankara Tiyatro Festivali’nin başlangıcından beri Vakfımız adına aktif sorumluluk aldım. Tanıklık ettiğim uzun bir yolculuk. Festivalin görünen yüzünden çok daha önemlisi mutfak kısmını yaşadık, onlarca arkadaşla sahne tozunu yuttuk. Dünya ve Türkiye tiyatro camiası ile vakfımız keyifli bir dayanışma, dostluk kurarak ülkemizin en büyük tiyatro festivalini yarattık. Vakfımız Başkanı Haydar İlker, Ankara Şube Başkanı Sümmani Can, Şube Yönetim Kurulu Üyesi Nuri Ulu, Festival Danışma Kurulu Üyeleri Sevda Şener ve Atila Sav’ı sevgi ve özlemle anıyoruz. Festivale katkılarını ve dostluklarını unutmayacağız.

Vakıf ve festival hakkında söylemek istedikleriniz nelerdir?

Selçuk Candansayar: Uluslararası Ankara Tiyatro Festivali (UATF), TAKSAV’ın en uzun soluklu ve kapsamlı etkinliklerinden biri, bu yanıyla gurur duyduğumuz bir festival. UATF, vakfın kuruluş amacına uygun olarak çeyrek yüzyıldır sanatın en temel alanlarından biri olan tiyatronun özgürleşmesine katkı veriyor. Yerel tiyatrolar, genç örgütlenmeleri, amatörler, köy tiyatroları dâhil her tür nitelikli tiyatro oyununu Ankara halkıyla buluşturuyor. Festival aracılığıyla binlerce Ankaralı hayatlarında ilk kez tiyatro oyunu seyretme olanağı buldular ve bulmaya devam edecekler. Mahallelere ulaşan ekiplerimiz, kadınları ve çocukları servis araçlarıyla alıyor, etkinliğe götürüyor ve yeniden mahallelerine ulaştırıyor. Çocuklar ve gençler oyuncularla etkileşime giriyor. Vakıf ve destekçilerin hazırladığı hediyeleri alıyorlar. UATF, tiyatroyu sokağa çıkarıyor ve hayatla bütünleştiriyor.

Selçuk CandansayarSelçuk Candansayar

Festival dışında TAKSAV neler yapıyor? Okurlarımızın ulaşabileceği kanallar nereler?

Selçuk Candansayar: 2022 TAKSAV'ın 30’uncu kuruluş yılı. Vakıf 30 yıldır 12 Eylül Darbesi ile çölleştirilen toplumsal, politik, kültürel ve sanatsal ortamda bir vaha görevi üstlenmeye çalıştı. Sadece vaha değil aynı zamanda bir kaynak olarak topluma, hayata yayılma uğraşı verdi. Onlarca eğitim, kurs, bilimsel araştırma, proje geliştirildi. Bu bağlamda özellikle pandemi döneminde Vakıf ağırlaşan koşulları bir sıçrama nedeni olarak değerlendirdi. İzmir temsilciliğimiz ve İstanbul şubemize ek olarak Bursa, Edirne ve Bodrum temsilciliklerimizi açtık. İzmir 10 yıla yakındır İzmir Tiyatro Festivali’ni gerçekleştiriyor. Pandemide Ankara Merkez önce TAKSAV-Okul’u kurarak onlarca çevrimiçi kurs ve etkinlik düzenledi. Geçen yıldan başlayarak Sol Forum oluşumuna ev sahipliği yaptı ve sosyalistlerin, solcuların, aydınların tartışma politika üretme platformunu kurdu. TAKSAV, kurulduğu günden bu yana "Başka bir dünya mümkün" yolunda yürüyenlerin buluşma, yola çıkma, yolun rotasını belirleme işlevini yürütüyor. TAKSAV’ı 12 Eylül faşizminin muhatapları kurdu, onlarla birlikte bugün 18-20-30 yaşlarındaki yolcularıyla yoluna devam ediyor, edecek.

Video haberler için YouTube kanalımıza abone olun