Umut Davası’nda yine erteleme kararı

Düzgün KARABULUT
Gazeteci Uğur Mumcu, Ahmet Taner Kışlalı, Muammer Aksoy ve Bahriye Üçok'un da aralarında olduğu 21 faili meçhul cinayete ilişkin açılan “Umut Davası”nın 14’üncü duruşması, dün Ankara 5. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görüldü. Firari sanık Oğuz Demir'in yargılandığı davada mahkeme heyeti, Demir'in Avustralya'da olma ihtimaline karşı iadesi için gerekli talebin yapılması konusunda MİT ve Dışişleri Bakanlığı'na yazı yazılmasına karar verdi. Duruşma, 14 Temmuz tarihine ertelendi.
Uğur Mumcu ailesinin avukatı Yalçın Akbal duruşmada, "Tevhid Selam/Kudüs Ordusu" üyeliği olduğu ve Mumcu’nun aracına bombayı yerleştirmekle suçlanan firari sanık Oğuz Demir adına kayıtlı olduğu belirtilen “06 APJ 03” plakalı aracın akıbetinin araştırılmasını talep etti. Akbal, sanık ve yakınlarının Avustralya’ya kaçmış olabileceğine dair şüpheler bulunduğunu belirterek, Dışişleri Bakanlığı, Emniyet Genel Müdürlüğü ve Milli İstihbarat Teşkilatı’ndan (MİT) konuya ilişkin bilgi ve belgelerin mahkemeye gönderilmesini istedi.
ARACIN EMNİYET KAYDI SORULACAK
Cumhuriyet savcısı ise hakkında yakalama kararı bulunan sanık Oğuz Demir’in yakalanmasının beklenilmesi yönünde görüş bildirdi. Ara kararını açıklayan mahkeme heyeti, Emniyet Genel Müdürlüğü’ne yazı yazılarak sanığa ait olduğu "06 APJ 03" plakalı belirtilen aracın emniyet kayıtlarında bulunup bulunmadığının sorulmasına karar verdi.
Sanıklardan Oğuz Demir, "Tevhid Selam/Kudüs Ordusu" üyeliği ve Mumcu’nun aracına bombayı yerleştirmekle suçlanıyordu. 22 Eylül 2025'te görülen duruşmada Uğur Mumcu'nun eşi Güldal Mumcu'nun "O tuğlayı çekin" talebine "Çekemem" dediği belirtilen dönemin Emniyet Genel Müdürü Mehmet ve eski İçişleri Bakanı Mehmet Ağar 32 yıl sonra ilk kez ifade vermişti. "Tanık" olarak ifade veren Ağar, duruşmada şu ifadeleri kullanmıştı: “Bu konu tamamen yanlış anlaşıldı. Öyle bir söz söylemedim. Yalnızca keşke bu cinayeti ucundan yakalasak, arkasından Bahriye Üçok ve Muammer Aksoy cinayetleri de çözülürdü. Ne duvardan ne de tuğla çekmekten korkarım. O dönem görevimizi yasal sınırlar içinde yaptık.”


