Google Play Store
App Store

Ekonomik kriz ve krediye ulaşmanın zorluğu, ev almayı zorlaştırırken yurttaşlar giderek ‘TOKİ’ projelerine yöneliyor. Barınma krizinin sorumlusu iktidarın yüzyılın projesi diye pazarladığı konutlar, kaygı yaratıyor.

Umut satıyorlar
Fotoğraf: ANKA

Haber Merkezi

23 yıllık iktidarı boyunca talan ve rant projelerini hayata geçiren AKP iktidarı, yurttaşın barınma krizini de çözümsüz bırakıyor. Türkiye’de giderek derinleşen ekonomik krizle konut ilan fiyatındaki yıllık artış oranı bu yıl yüzde 100’ü aştı, ev almak ise hayal oldu. Çözüm bulamayan yurttaşlar ise Toplu Konut İdaresi Başkanlığı’nın (TOKİ) yaptığı projelere yöneldi. Dar gelirli yurttaşların nitelikli konut ihtiyacını karşılamak için kurulan ve sık sık iktidar tarafından seçim malzemesi haline getirilen TOKİ konutları ise  ya teslim edilmedi ya da eksiklikleriyle gündeme geldi.

Son olarak Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, dün "Yüzyılın konut projesi" olarak duyurulan TOKİ’nin 500 bin sosyal konut projesine ilişkin bilgi verdi. Bu yıl 10 Kasım’da proje başvurularının açıldığını anlatan Kurum, 5 milyon 314 bin yurttaşın müracaatta bulunduğunu kaydetti. Ayrıca Kurum projeyle ilgili detayları da paylaşarak ilk kuranın 29 Aralık'ta çekileceğini duyurdu.

İLK SÖZ DEĞİLDİ

Ancak bu, iktidarın ilk sözü değildi. İktidarın yıllardır duyurduğu birçok konut projesi tamamlanmadı; aksine yurttaşın cebine yük, yaşamına ise yeni mağduriyetler olarak yansıdı. 2019’da açıklanan 100 bin sosyal konut projesine dair yeterli bilgi verilmedi. Erdoğan o dönemde konutları en geç 1 buçuk yıl içinde teslim edeceklerini söylese de aradan geçen 6 yılda projelerin akıbetine ilişkin soru önergeleri bile yanıtsız bırakıldı.

∗∗∗

KONUT YATIRIM ARACI OLMAMALI

Şehir plancıları da ülkedeki barınma sorununa ilişkin çözümün yeni konut üretimi olarak görülmesinden kaynaklı endişeli. Bu yaklaşımın mevcut krizin nedenlerini gizlediği görüşündeler. Uzmanlar, konutun temel bir barınma aracı olmaktan çıkıp yatırım nesnesi haline geldiği için kiraların yükseldiğini ifade ediyor. Bu durumun, özellikle düşük ve orta gelirli haneleri şehir merkezinden uzak, altyapısı zayıf alanlara ittiğini anlatıyor. Uzmanlar ayrıca sosyal konut projelerinin yatırım aracına dönüştüğünü işaret ederek kamusal erişimden uzaklaştığını ifade ediyor.

∗∗∗

YURTTAŞ DEĞİL İMTİYAZLI ŞİRKETLER KÂRLI ÇIKIYOR

İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne (İBB) bağlı İstanbul Planlama Ajansı'nın 2024'te yayımladığı “Her Yıl 200-250 Bin Konut”: Kentsel Dönüşüm Vaat Analizi” araştırmasının raporu da vahim tabloyu göstermişti. Raporda şu veriler ön plana çıkmıştı:

TOKİ’nin verilerine göre 2002- 2024 arasında İstanbul’da konut projesi sayısı 98 bin 846. Bu projelerin 60 bin 632’si tamamlandı, 38 bin 214’ü devam etti. Üst ve orta sınıf için hazırlanan konutlar tamamlanan projelerin yüzde 80’ini oluşturdu.

TOKİ İstanbul’da 2018-2023 yılları arasında ortalama 3 bin konut tamamlayabildi.

Son 20 yılda ülke genelinde Emlak Konut GYO tarafından inşa edilen 90 bini aşkın konut yüzde 69’u lüks konut.

2019-2023 yılları arasında inşaatı başlamış ve devam eden 25 bin 490 projenin yüzde 10’u tamamlandı, 2 bin 539 konut hak sahiplerine teslim edildi. TOKİ ürettiği konutun dokuz katı “TOKİ mağduru” üretti.

2000-2019 yılları arasında kamu arazilerinin imara açılması sonucu 130 yüksek rantlı proje ile yalnızca imtiyazlı şirketlerin faydalanabildiği 85 milyar dolarlık rant yaratıldı.