Üniversitede silahlı tehdit iddiası: Meclis gündemine taşındı
Hacı Bayram Veli Üniversitesi'nde ülkücülerin diğeri öğrencileri tehdit ettiği ve şiddet uyguladığı iddiaları Meclis gündemine taşındı. CHP'li Taşkın konu hakkında soru önergesi verdi.

CHP İzmir Milletvekili Yüksel Taşkın, Ankara Hacı Bayram Veli Üniversitesi’nde yaşandığı iddia edilen skandal niteliğindeki şiddet olaylarını Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) gündemine taşıdı.
Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin’in yanıtlaması istemiyle verilen soru önergesinde, üniversite içerisinde bir grubun öğrencilere yönelik silahlı tehdit, sözlü taciz ve fiziksel saldırıda bulunduğu iddiaları yer aldı.
"KAMERASIZ SINIFTA SİLAHLI TEHDİT" İDDİASI
Önergede yer alan bilgilere göre, olaylar zinciri 18 Kasım 2025 tarihinde başladı. Kendilerini "Ülkücü" olarak tanımlayan bir grubun, öğrencileri etkinliklere zorla katılım sağlamaları için tehdit ettiği ve bazı öğrencileri kamerasız bir sınıfa çekerek silahla tehdit ettikleri öne sürüldü. Söz konusu durumun çok sayıda öğrenci tarafından görüldüğü ve CİMER üzerinden şikayetlerin yapıldığı belirtildi.
"24 ŞUBAT’TA FİZİKSEL SALDIRI: ÖĞRENCİ DARP EDİLDİ"
Gerginliğin tırmandığı üniversitede, 24 Şubat 2026 tarihinde Tarih Bölümü birinci sınıf öğrencisi bir gencin, aynı grup tarafından darp edildiği iddia edildi. Saldırının ardından mağdur öğrencinin emniyete giderek 2026/338 sayılı dosya ile şikayetçi olduğu ve olayın resmi kayıtlara geçtiği vurgulandı.
BAKAN TEKİN’E KRİTİK SORULAR
Taşkın, Bakan Tekin’e şu soruları yöneltti:
Rektörlük, bu vahim iddialara yönelik idari bir süreç işletiyor mu? Üniversite kampüsüne silah sokulduğu iddiası karşısında, kapıdaki güvenlik personeli hakkında bir inceleme yapıldı mı?
Söz konusu grubun ne zamandır ve hangi yöntemlerle öğrencileri taciz ettiğine dair bir çalışma var mı? Mağdur öğrencilerle yüz yüze görüşüldü mü?
Öğrencilerin güvenli bir ortamda eğitim görme haklarını korumak adına hangi somut tedbirler alındı?
"EĞİTİM HAKKI ENGELLENİYOR"
Taşkın, önergesinde üniversitelerin bilim ve özgürlük yuvası olması gerektiğini hatırlatarak, baskı ve şiddet ikliminin öğrencilerin eğitim haklarını gasp ettiğinin altını çizdi. Gözler şimdi Millî Eğitim Bakanlığı’ndan gelecek yanıta ve üniversite yönetiminin atacağı adımlara çevrildi.


