Üniversiteler bizimdir
Hacettepe Üniversitesi, son bir yıldır okul yönetimi ve çetevari örgütlenmeler ile öğrenci ve öğretim elamanları arasında yaşanan mücadeleyle gündemde. Bu mücadele bir yanıyla demokratik bir üniversite talebi olarak görülse de aslında iki farklı yaşam talebinin okuldaki yansımasından başka bir şey değil.

Etki Can BOLATCAN
Yemekhane işgali, insanca yaşayacakları yurt talebi, ulaşım sıkıntılarının çözümü ve daha onlarca başlık. Son aylarda Beytepe Kampüsü öğrencilerin en temel haklarını yüksek sesle talep ettiği eylemlere tanık oldu. Yurtlarda sıcak suyun olmadığı, yemekhanede rezervasyonun dayatıldığı, okulun şirket gibi yönetilmeye çalışıldığı yerde talepler başka türlü anlatılmazdı.
Yandaş medya kuruluşlarının “okulu karıştırdılar” haberlerinin, üniversite yönetiminin “sorun yok, eylemciler dışarıdan” deyip soruşturma açmalarının arkasında tek bir neden yatıyor. Hacettepe Üniversitesi’nin öğrencileri, öğretim görevlileri ve çalışanları okul yönetiminde ‘bizim de sözümüz olacak’ diyor. Okullarında, kendileriyle ilgili kararlarda söz hakkı istiyorlar.
SICAK SONBAHAR
Yurttan atılmalarla ve soruşturmalarla başlayan yeni eğitim öğretim dönemi, pek çok hak ihlalini, ihmali ve öğrenci düşmanı uygulamaları da beraberinde getirdi.
Osmaniye’de öğrenci yurdunda sıcak su olmadığı için aldığı soğuk duşun ardından kalp krizi geçirerek yaşamını yitiren Kasım Bulgan’ın hayatını kaybettiği günlerde Hacettepe öğrencileri de sıcak su olmayan yurtlarla karşılaştı. Öğrenciler, sıcak su için kampüslerinde protesto düzenledi.
Dönemin açılmasıyla yoklama sisteminde “Proliz dayatmasıyla” karşılaşan öğrenciler, fişleme sistemi olarak kullanılacağını ve rektörlüğün sermayeye alan açtığını düşünerek uygulamayı protesto etti. Geçtiğimiz günlerde yemekhanelerde rezervasyon kararına karşı tepkiler devam ediyor.
Hacettepe Üniversitesi'nde öğrencilerin başlattığı eylemlerde artık akademisyenler de yer alıyor. Yemekhane eyleminde karşılaştığımız akademisyenler üç noktanın altını çizdi.
• Öğrencilerin kampüslerdeki somut taleplerinden politik karşılığın ortaya çıkması hassas ve sabırlı bir mücadele sürecinin ürünü,
• 19 Mart sürecinde öğrencilerin örgütlediği boykot yıllardır ruhunu kaybetmiş kampüs yaşamına soluk getirdi.
• Yemekhane eyleminde yemeklerini kendileri dağıtmalarının ve yemekhaneyi temizlemelerinin sembolik bir anlamı var. Üniversitenin karar alma ve uygulama süreçlerinin öznesi bizzat üniversitenin bileşenleri olmalıdır mesajı veriyorlar. Öğrenci hareketi kampüsün kolektif iradesine ses oldu. Akademi ve idari personeliyle tüm eğitim ve bilim emekçileri öğrenci eylemliliklerini sempatiyle takip ediyor.
Hacettepe öğrencileri aldıkları sorumluluğun farkında. Matematik Bölümünden bir öğrenci arkadaşla konuştuk: “Öğrencilerin günlük hayatlarındaki sorunların çözümünün yine öğrencilerde olduğunu, kayyumlardan beklenemeyeceği gerçeğinin fark edilmesi önemli bir adım oldu. Biz sadece okulumuzun sorunlarına çözüm aramıyoruz, var olduğumuz her alanı dönüştürme iradesine sahip olduğumuzu gösteriyoruz. Yurdum Kafe’ye hiç gelmemiş insanlar direnişe destek olmak için geliyor, yurtlarda kalmayan insanlar arkadaşları için ‘sıcak su’ talep ediyor. Mücadele her soruna çözüm üretecek gücü kendimizde bulmamızı sağlıyor”.
Hacettepe'de verilen mücadele sadece bir üniversite mücadelesi olmaktan çoktan çıkıp yaşanılır bir ülke için yan yana gelenlerin ortak iradesine çoktan dönüştü bile.
∗∗∗
İTİRAZIMIZ VAR!
Beytepe Kampüsü Yurtlar Bölgesi’nde bulunan, öğrencilerin gece saatlerinde nefes alabildikleri tek yer olan Yurdum Kafe’nin kapanış saatine yapılan müdahale öğrencilerin büyük tepkisine neden oldu.
Herhangi bir gerekçe gösterilmeden kapanış saatleri değiştirilen Yurdum Kafe için öğrenciler, “Yaşam alanlarımızı terk etmeyeceğiz” dedi. Memleketin bulunduğu gerici kuşatma altında gençlerin özgürce var olabildiği sayılı alanlardan biri olan kampüslerin de AKP eliyle hedef haline getirilmesine karşı omuz omuza direniş gösteren Hacettepe öğrencileri, günler süren dayanışma ve mücadele önemli bir deneyim oldu.
Rektörlüğün, YapıKredi Bankası’yla yaptığı anlaşma kapsamında öğrenci kartlarının kullanımını durdurması ve öğrenci kartlarını YapıKredi’ye yönlendirmesi tepkilere yol açtı.
Kasım 2023’ün ortalarında Hacettepe Üniversitesi’ne ait yurtlarda iki hafta içinde iki intihar yaşandı. Bir ayda 4 öğrenci intiharının yaşandığı dönemde arkadaşlarının karanlığa mahkum edildiğini düşünen Hacettepe öğrencileri, yurtlarda ve kampüslerin önünde açıklamalar gerçekleştirdi. “Bu düzen yüzünden bir arkadaşımızı daha kaybetmeyeceğiz” diyen Hacettepeli gençler, kampüslerinde umutsuzluğa karşı dayanışmayı büyüttü.
∗∗∗
19 MART ÖĞRETTİ
Barınma hakkı, öğrenci intiharları, kadın cinayetleri gibi öğrencilerin somut talepleri etrafında birleşen Hacettepe’deki öğrenci hareketi, Ekrem İmamoğlu’nun gözaltına alınmasının ardından başlayan eylemlerde de lokomotif görevi gördü. Beyazıt’taki barikatların yıkılmasının, ODTÜ’den sokaklara taşan iradenin büyümesinin ardından ülkenin her yanındaki kampüslere yayılan eylemlerde Hacettepe, tüm öğrencilerin katıldığı forumlarla, eğitim boykotlarıyla; ODTÜ’den Bilkent’e, mahallelerden meydanlara bütün mücadele alanlarında birleşik öğrenci muhalefetinin güzide örneklerinden birini verdi.
Hacettepe; demokrat, yurtsever, cumhuriyetçi, devrimci ve sosyalist gençlerin AKP iktidarına karşı omuz omuza direnebildikleri bir birleşik mücadele alanına dönüştü. 19 Mart’ın yarattığı politik atmosferle Hacettepe, Boğaziçi Üniversitesi’ne sokulan gerici aktörlere yönelik protestolardan Soma Maden Katliamı anmasına kadar memleketin her yanındaki sorunlara ve mücadelelere sahip çıktı.
∗∗∗
DAHA FAZLA DAYANIŞMA
Yurdum Kafe’de kampüs yaşamlarına sahip çıkan Hacettepe öğrencileri, aylar önce açılmış bir soruşturma bahane edilerek yurtlarından atıldı. 19 Mart’ın ardından öğrenci hareketini sindirmek için atılan bu adımın ardından öğrencilerin kararlı mücadelesi ve dayanışması sayesinde karar bozuldu, öğrenciler yurtlara geri alındı.


