"Üniversiteler halkındır"

25.11.2004 21:35 ARŞİV
İstanbul Teknik
Gül ORUÇOĞLU - İstanbul

 

İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ) öğrencileri, oluşturdukları "Yıkım ve Teknokent Karşıtı Öğrenciler" platformuyla Arı Teknokent Projesi kapsamında Küçükarmutlu, Reşitpaşa ve Baltalimanı mahallelerinin yıkılmasına karşı bölge halkının yanındaki mücadelelerini sürdürüyor. Projenin karşısında olduklarını ve bilim üretiminin sermayenin değil halkın yararına yapılması gerektiğini belirten öğrenciler, İTÜ'nün bütün kampuslerinde başlattıkları imza kampanyalarını da hız kesmeden sürdürüyor.

İTÜ, Arı Teknokent Projesi kapsamında başta Armutlu olmak üzere, Reşitpaşa ve Baltalimanı mahallelerinin yıkılmasını sağlayacak mevcut hükümetin de desteğini alan bir proje üretmişti. Ancak, bu projenin hayata geçirilme olasılığı, bölge halkının direnişini ve tepkisini de beraberinde getirmişti. Kurulan Armutlu Konseyi, projenin geri çekilmesi için topladığı on binlerce imzayı bir basın açıklaması ile Büyükşehir Belediyesi'ne sunmuştu. Üniversite yönetimi bu projenin hayata geçirilmesi için tüm imkanlarını seferber ederken; öğrencilerin proje karşıtlığını görmezden geldi. İTÜ'lü öğrenciler oluşturdukları "Yıkım ve Teknokent Karşıtı Öğrenciler" platformuyla bu projenin karşısında olduğunu ve bilim üretiminin sermayenin değil halkın yararına yapılması gerektiğini ileri sürüyor.

 

"BU YIKIM SERMAYENİN YARARINA"

İTÜ Öğrencisi Barış Terkoğlu, "Bilimi sermayenin çıkarları doğrultusunda kullanmak isteyenler, bir dönem yol, su, elektrik getirdikleri bölgeleri rant alanı haline getirme amacıyla yıkmak istiyorlar. Hem de üniversitenin asıl sahibi olan biz öğrencilere sormadan yapıyorlar bunu. Bizler tüm amfilerde, sınıflarda İTÜ'nün sermayeyle işbirliği yapmasını protesto etmek için yıkımın asıl amacını anlatıyoruz. Projenin ne için yapıldığı çok açık. Bizler elbette bilime karşı değiliz. Ama üniversiteler halk için bilim üreten yerlerdir. O yüzden de halkın yararına olmalıdır. Silah sanayi, NATO, uluslararası şirketler için bilim üretilmez" diyor. Bir başka öğrenci, Aysel Küçük, bu yıkımlarda bir üniversitenin olanaklarının kullanmasının yanlışlığını anlatıyor. "Şirket sahipleri yaşamıyor o gecekondularda. Köylerinden vaktiyle göç etmek durumunda bırakılan insanlara yol, su, elektrik verildi. Şimdi ise Başbakan, şehirdeki tüm gecekonduları yıkacağız diyor. Temel nedeni açık: Şehrin içine yeni karlı, rant alanları kurmak. İTÜ yönetiminin de arkasında sermayenin olduğu açık. Gülsün Sağlamer, Arı Teknokent Projesi'nin Yönetim Kurulu Başkanı. Bu da eski rektörümüzün sermayeyle ne kadar içli dışlı olduğunu gösteriyor"

 

"SOKAKLA ÜNİVERSİTELER ARASINDA KOPUKLUK VAR"

Bireyselleştirilen yaşam alanlarının üniversitelerle sokağı iki ayrı yere sürüklediğini anlatan Barış Terkoğlu, "Üniversitelerle halk arasında bir kopukluk yaratılıyor. Bizlerse bunun tersine Armutlu Konseyi ile görüşerek, fikir alışverişinde bulunuyoruz. bu kopukluğu gidermeye çalışıyoruz. Çünkü hiç bir üniversite sermayenin kendine yeni alanlar yaratılması için emekçi halkı şehirden süremez. Kaçak olduğu gerekçesiyle bu gecekonduları yıkmak isteyenler sermaye sahiplerinin malı olan Gökkafes'e ise dokunmuyorlar. Bu da aradaki çelişkiyi net bir şekilde gösteriyor. Eğitim, sağlık paralı hale getiriliyor, SSK'lar satılıyor. Aslında kamusal alanın tasfiyesinin bu kadar çabucak yapıldığı bir ülkede bunların da olması olağan" diyor.

Yıkım ve Teknokent Karşıtı Öğrenciler, sadece Armutlu'da değil, yıkılması düşünülen tüm bölgelerde yoksul halkın evsiz bırakılmasına karşı çıkıyor. Ve bu projenin geri çekilmesinde Armutlu halkıyla birlikte hareket edeceğiz diyorlar. Ta ki "Kentsel Dönüşüm Projeleri" halkın yararına yapılana dek...