Ünlü düşünür Löwy'den Barış Akademisyenleri'yle dayanışma mesajı

Toplumsal ve siyasal çalışmalarıyla tanınan ünlü düşünür Michael Löwy, 5 Aralık tarihinde başlayan Barış Akademisyenleri davalarını protesto ederek, dayanışma mesajı gönderdi.
Türkiye'de akademisyenlerin maruz kaldığı uygulamaları skandal olarak niteleyen Löwy, yaptığı açıklamada şunları söyledi:
‘‘Ben Michael Löwy, Paris sosyal bilimler üniversiten emekli araştırma profesörüm. Türkiye’deki akademisyenlerin maruz kaldığı uygulamalar enternasyonal bir skandal haline dönüşmüştür. Yüzlerce akademisyen işlerini kaybetti. 146 akademisyen şimdi mahkeme önüne çıkartılıyor. Bu durum tüm dünyada barışa ve demokrasiye inanan insanlar için kabul edilemezdir. Bizlerin birçoğu Türkiye’deki insanların ve kültürünün dostlarıyız. Bizlerin birçoğu Türkiye’deki akademisyenlerle düzenli iletişim halindedir. Bu anti demokratik ve saldırgan uygulamaların hedefinde olanlarla dayanışmamızı yürütüyoruz Türkiye’nin Güneydoğusunda Kürt kasaba ve şehirlerindeki sivil halkın bombalanmasına karşı gelenlere getirilen terörizm suçlamaları sadece gülünç bir durumdur. Bu esnada Münih’te LMU Üniversitesinde yapılan ‘Akademik özgürlükler ve siyaset’ kongresi Avrupa ve dünya entelektüellerin bu absürt davaya karşı da harekete geçirilmesi için son derece öneme sahiptir. Türkiye’deki akademik özgürlüğün yok edilmesine karşı enternasyonal protesto bir ahlaki ve demokratik sorumluluktur. Burada, Fransa’da birçok akademisyen Türkiye’deki dostlarının baskıya uğramasını kabul edilmez bulmaktadır. Dünya çapında binlerce akademisyen baskıya uğrayan meslektaşlarıyla dayanışma halindedir.’’
Michael Löwy kimdir?
1938 de Brezilya’da dünyaya gelen Löwy’in ailesi Viyana’dan 1934 yılında faşizm ve antisemitizmden dolayı göç etmek zorunda kalmıştı. São Paulo’da sosyal bilimler okuyan Löw, 1961 yılında Felsefe ve edebiyat okumak için Paris’e gitmiştir. Lucien Goldman’dan burada ders alan Löwy, 1964 yılında genç Karl MArx’da devrim teorisi üzerine doktora çalışmasını yürütmüştü. Bu dönem içinde Troçkist harekete katılan Löwy, Küdüs, Tel Aviv, Manchester üniversitelerinde çalışmalar yürütmüştür. Sürekli devrim teorisi üzerine bu dönem de yazıları yayınlamıştır. 1969 yılından itibaren Yunan sosyolog Nicos Poulantzas ile beraber çalışmaya başlamıştır. Löwy ikisi arasındaki ilişkiyi şöyle değerlendiriyor: ‘Bana gelince, kitaplarını ilginç buluyordum ve elbette onları okumaktaydım. Fakat benim için aşırı Althusserci, aşırı yapısalcıydı. Sonlara doğru görüşlerimiz daha yakınlaştı, zira son metinlerindeki erken yapısalcılığı yerini toplumsal sınıflar ve devletin daha siyasal bir kavrayışına bıraktı.’ Nicos Poulantzas ile yürütüğü çalışmalar Paris-8 üniversitende 1977 yıllına kadar devam etti. Paris-8 Üniversite’sinin Sosyoloji Bölüm Başkanı ders saatleri verilmesini engelleyince, okulu terk etmek zorunda kalmıştı. 1977 yılında Paris’teki Centre national de la recherche scientifique (CNRS) in başkanlığına da geçen Löwy, Latin Amerika’daki sol ve kitle hareketleri üzerine çalışmalar yapmıştır. 20. yy’daki kurtuluş teolojisindeki Hristiyan ve Yahudi mesihlik düşüncesiyle Marksist ve anarşist düşünceler arasındaki bağlantıları da incelemiştir.


