Google Play Store
App Store

19 tanınmış isim “uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanmak” suçundan ifadeleri ve kan örnekleri alınmak üzere şafak vakti evlerinden alındı. Avukatlar bu durumun bir gözdağı olduğunu ve yapılanın yasaya aykırı olduğunu söyledi.

Ünlülere ‘gözdağı’ operasyonu
Metin Akdülger, Demet Evgar, Kubilay Aka, Berrak Tüzünataç

Haber Merkezi

Ülkede baronlar, katiller ve onlarca suç kaydı olanlar ellerini kollarını sallayarak dolaşıp gözaltına bile alınmazken, tanınmış isimler uyuşturucu operasyonu nedeniyle şafak operasyonuyla İl Jandarma Komutanlığı’na götürüldü. Avukatlar bu durumun bir gözdağı olduğuna dikkat çekerek yapılanın yasaya aykırı olduğunu da söyledi.

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Kaçakçılık, Narkotik ve Ekonomik Suçlar Soruşturma Bürosu’nun yürüttüğü soruşturma kapsamında, kamuoyunca tanınan çok sayıda isim hakkında “uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanmak” suçlamasıyla soruşturma başlatıldı. Bu kapsamda İstanbul İl Jandarma Komutanlığı ekipleri tarafından dün sabah saatlerinde eş zamanlı operasyon düzenlendi.

Aralarında İrem Derici, Kubilay Aka, Kaan Yıldırım, Hadise Açıkgöz, Berrak Tüzünataç, Duygu Özaslan Mutaf, Demet Evgar Babataş, Zeynep Meriç Aral Keskin, Özge Özpirinçci ve Mert Yazıcıoğlu’nun da bulunduğu çok sayıda kişi, evlerinden alınıp İl Jandarma Komutanlığı’na götürüldü. Şüphelilerin ifadelerinin yanı sıra ayrıca kan örneklerinin de alınacağı belirtildi.

AVUKATLAR YALANLADI

Ünlülerin avukatları ise yaptıkları açıklamada, uyuşturucu iddialarını yalanladı. Avukat Cemil Cem Eribol müvekkili Şarkıcı Ziynet Sali’nin ifadeye çağrıldığını ancak yurtdışından döndüğünde ifade vereceğini duyurdu. Eribol, “Ziynet Sali hayatı boyunca sigara dahi içmemiş olup, söz konusu soruşturma ve kişileri ile hiçbir ilgisi-alakası yoktur. Sehven konuya dahil edildiği kanaatindeyiz” dedi.

İrem Derici’nin avukatı, müvekkilinin yalnızca ifade ve kan örneği vermek için çağrıldığını belirtti. Avukat, "Bu süreç, tamamen yasal prosedür çerçevesinde yürütülmektedir. Müvekkilimin adının kamuoyunda yer alan bazı iddialarla ilişkilendirilmesi gerçeği yansıtmamaktadır" ifadelerini kullandı.

ANAYASA’YA AYKIRI

Ceza hukukçusu Av. Özlem Şen BirGün'e yaptığı açıklamada, "Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 145. maddesi, kişilerin ancak usule uygun biçimde çağrıldıktan sonra zorla getirilebileceğini düzenler. Zorla getirme kararı yalnızca hâkim veya Cumhuriyet savcısı tarafından verilebilir. Kolluk/ jandarma kendi inisiyatifiyle böyle bir karar alamaz. Eğer ortada zorla getirme kararı yoksa, kişi davet üzerine rızası olmadan evinden götürülmüşse ve kolluk, savcı kararı olmadan zor kullanmışsa, bu insanların; sabahın erken saatlerinde evlerinden alınmaları hukuken bir ‘zorla getirme’ değil, fiilî bir özgürlükten yoksun bırakmadır" dedi.

İTİBAR SUİKASTI

Bu durumun yalnızca CMK’ye değil, Anayasa’nın 19. maddesine ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 5. maddesine de aykırı olduğunu kaydeden Şen, "AİHM, özgürlükten yoksun bırakmanın hem ‘yasal’ hem de ‘usule uygun’ olması gerekir, der. Yani yasanın öngördüğü koruma mekanizması işletilmediğinde, özgürlük hakkı ihlali doğar. Dosyada gizlilik kararı olduğu için ayrıntıları bilmemekle birlikte gözaltı veya yakalama kararı olmaksızın yapılan müdahale, hukuken bir özgürlük hakkı ihlalidir ve kişiyi rızası dışında alıkoymak anlamına gelir. Böyle bir uygulama, ‘Hürriyeti Tahdit’ suçu kapsamına dahi girebilir. Ancak mesele sadece hukukî değil, toplumsal vicdanla da ilgilidir. Çünkü toplum, hukukun herkese eşit ve onurlu biçimde uygulandığını görmek ister. Kamuoyu önünde yapılan bu tür uygulamalar, ‘adalet tecelli etti’ duygusu değil, ‘itibar suikasti’ algısı yaratır. Oysa hukuk devletinin temelinde, güç gösterisi değil, usule bağlı adalet vardır. Unutulmamalıdır ki, adaletin şekli bile vicdanı etkiler. Usulün yok sayıldığı bir yerde, adalet duygusu da yara alır" diye konuştu.

SİYASİ OLARAK DEĞİŞMİŞLERDİ

Avukat Deniz Akbıyık sosyal medya hesabından paylaştığı videoda bu dosyanın 2013 yılında aralarında Engin Altan Düzyatan ve Engin Günaydın gibi isimlerin de olduğu uyuşturucu operasyonunu hatırlattığını belirterek "Bazı isimler o dosyadan sonra siyasi olarak büyük görüş değişikliklerine gitmişlerdi" dedi.

Gazeteci İsmail Saymaz soruşturmada ismi geçen isimlerin profillerini hatırlattı. Saymaz, Halk TV yayınında, “3’ü Ayşe Barım’ın oyuncusu. Talu kardeşlerin annesi Defne Samyeli, Fatih Altaylı’ya konuk olmuştu. Hadise kıyafetiyle gündeme geldi. Demet Evgar kadın haklarıyla ilgili çalışma yapıyor ve muhalif” şeklinde konuşarak konunun siyasi tarafına ışık tuttu.

BARONLARA GÜÇ YETMEYİNCE

Gazeteciler Mustafa Sönmez ve Mustafa Hoş da Türkiye’nin uyuşturucu karnesine odaklandı. Sönmez, “Uyuşturucu baronlarına, kaynağına gücün yetmiyorsa, ya da niyet etmiyorsan, uyuşturucu alan ünlüler sansasyonuna saldırır, bütün gün bunu konuşturursun. Muhalif kanalların bile, klipleri, dizileri görsel olarak kullanma basiretsizliğine ne demeli? Kesin şunları göstermeyi lütfen” eleştirisini yaparken, Hoş ise “Ünlülere operasyon toz bulutu içinde kaybolan hakikat bu. Türkiye’den giden gemide İspanya polisi 4 ton, Mersin limanında 1.3 ton, İtalya’dan Türkiye’ye gelen gemide 5.3 ton, Bulgaristan’dan getirilmek istenen 206 kilo uyuşturucu yakalandı. Bu uyuşturucuların patronları kim hala bulunmadı” dedi.