birgün

13° PARÇALI BULUTLU

BİLİM 21.02.2021 10:56

Unutamayacağımız bir başka yıl

Bazılarımız bu yazdan önce kıyıya çıkacak, bazılarımız ise eninde sonunda kıyıya vuracak. Unutamayacağımız bir başka yıl geçirmekte olduğumuz bir gerçek.

Unutamayacağımız bir başka yıl

PROF. DR. ESİN DAVUTOĞLU ŞENOL

2020 takvim yılı biterken, hem bireysel hem toplumsal yaşamlarımızı bambaşka kılan, bambaşka bir virüse karşı, bir zafer kazanma şansımızın imkânsıza yakın olduğunu artık anlamıştık. Çünkü virüs hiç önlem almayan ülkelerde at koşturuyor, önlem alan ve yazı rahat geçiren, okullarını, restoranlarını açık tutabilen ülkelerde de önlemler kaldırılınca yeniden baş göstermeye başlıyordu. Her yeniden baş gösterdiğinde de tekrar kapanmalar gerekiyordu. Virüs çok yayılıyor ve çok bulaşıyordu. Hasta olduğunu anlayamadığımız kişiler işlerine, akrabalarına, okullara gittiklerinde, özellikle de yaşamlarımızın büyük bölümünü geçirdiğimiz kapalı alanlarda virüsü bulaştırıyordu. Hayatlarımız, baş edilmesi güç bir biçimde kesintiye uğruyordu.

Kendimizi güvende hissettiğimiz arkadaşlarımız, akrabalarımız, okullarımız, işyerlerimiz potansiyel birer tehditti ve bir türlü salgınsız güvenli bir yaşama geçemiyorduk. Aslında, 2020 yılının son aylarında tüm yıl boyunca dilimizden düşürmeyerek “kartları yeniden dağıtacak” olduğunu söylediğimiz “aşı” artık sahnedeydi. Çoğunluk aşıların fazla hızlı bulunduğunu düşünerek güvenlik endişesine kapılsa da aşı ile ilişkili uzmanlar olarak süreci, aşıların ilk bulunduğu zamandan itibaren yani 150 yıl ve sekiz ay olarak tanımlıyoruz. Çünkü hiç hazır olmadığımızı dramatik şekilde anladığımız bir salgın için, akıl ve bilim ile kurabildiğimiz neredeyse tek doğru strateji, tüm birikimimizin ortaklaştırıldığı aşı çalışmaları oldu. Doğru kurabildiğimiz bu stratejinin sonucu olarak da çığır açacak bir buluş olan genetik aşılar pandemiyi bitirme sözü ile bize kıyıyı gösterdi.

AŞI SALGINA KARŞI ELİMİZİ GÜÇLENDİRİR

Gerçekten de aşı, verilerinin gösterdiği etki ve güvenlilik ile virüse karşı kalıcı bir zafer sağlayacak, salgını tümüyle sonlandıracak olmasa da salgına karşı bir el almamızı sağlayacaktı. Ancak bu esnada henüz 2020 yılı bitmemişken “endişe verici varyantlar” olarak tanımlanan ve yeni bir sürece işaret eden bulgular ile ilişkili haberler almaya başladık. Endişe verici varyantlar, İngiltere, Güney Afrika ve Brezilya gibi ülkelerde saptanmıştı ve hem ilk saptandığı coğrafyada hem de farklı coğrafyalara hızla yayılıyordu. Bu varyantların endişe veriyor olma nedenleri ise biriktirdikleri ortak mutasyonların virüsün hastalandırıcılık, bulaşıcılık ve bağışıklık ile ilişkili “diken proteini”nin kritik noktalarında olmasıydı. Evrimleşme hızından beklenenin ötesinde mutasyon biriktirmiş olmaları ile dikkat çekmekteydiler. Daha bulaşıcı, daha hastalandırıcı olmaları hatta doğal ya da aşı ile edinilmiş bağışıklıktan kaçabilmeleri mümkündü.

Nitekim yapılan çalışmalar bu varyantlardan bazılarına karşı, aşı ile oluşan nötralizan antikorların etkisinin on kat azaldığını gösteriyor. Brezilya varyantı ise neredeyse yüzde 70’i hastalığı geçirmiş olan kitle bağışıklığına ulaşıldığı düşünülen Amazon bölgesinde yeniden bir salgına yol açtı. Varyantların, saptandıkları ilk coğrafyaların özelliği, yeterli ya da hiç önlem almayan ülkeler olmaları ve/veya İngiltere örneğinde olduğu gibi moleküler taramaları, genomik analizleri yaygın yapan ülkeler olmasıydı. Sonuç olarak, tüm bu işaretler bize virüsün kendisi için avantaj sağladığını ve kalıcı olacağını gösteriyordu. Bazılarımızın çoktan bildiği bazılarımızın ise yaşayarak öğrendiği üzere mutasyon, virüs olmanın kaçınılmaz sonucudur. Pandemi henüz kontrol altına alınamamışken daha bulaşıcı ve muhtemelen daha öldürücü olabileceği düşünülen türde varyantlar ortaya çıkmıştı. Bu ay , “Nature” dergisinde çıkan bir yazıda,23 ülkeden 119 immunolog, enfeksiyon uzmanı ve virologbilim insanları ile yapılan bir anket çalışması, bilim insanlarının yüzde90’ının, korona virüsün bizimle kalacağını ve yüzde 60’ının da virüsün elimine edilmesinin mümkün olmadığını düşündüğünü ortaya koyuyor.

Küçük bir oranı ise bazı bölgelerden elimine edilebileceğini ancak elimine edilen bölgelere diğer bölgelerden virüsün tekrar gireceğini düşünüyor. Ancakvirüs bizimle kalacak öngörüsü yıkımın bu şekilde süreceğini zanneden insanları çok korkutuyor. Oysa bu, ölümlerin, sosyal izolasyonun ve kapanmaların bu şekilde devam edeceğini göstermiyor. Nasıl devam edeceğini belirleyecek olan iki önemli değişken var; bunlar doğal yoldan ya da aşılama ile gelişecek olan bağışıklık gücü, bağışıklık süresi ve virüsün evrimsel süreci.

MUĞLAK OLAN VİRÜSÜN EVRİMSEL SÜRECİ

Korona ile 2021 yılını nasıl geçireceğimizi belirleyecek olan bu faktörlerden en öngörülemez olanı ise virüsün evrimsel süreci. Bu nedenle, aşılama stratejilerinin doğru kurulması, hızlı ve etkili bir aşılama ile bağışıklığın hızla oluşturulması artan ve acil önem göstermekte. Dünya ‘da bu yazının yazıldığı tarihe kadar 87 ülkede,toplam199 milyon kişi, yani toplam nüfusun yüzde % 2.4’üaşılandı.Bu hızla giderse, 4.8 yılda hedeflenen kitle bağışıklığına erişilecek. Ancak, aşılamalarını hızlandıran bazı ülkelerde bu süre giderek kısalıyor. Örneğin ABD’de günde 1.5 milyon aşılanıyor ve hedefe 9 ayda ulaşması öngörülüyor. TR’de şu ana kadar6.5 milyon kişi yani nüfusun yüzde 7.8’i en az bir doz, yüzde 1’i ise iki doz aşılandı. Bu hızlanma sağlıkçıların ilk doz aşılamasında olduğu gibi son günlerde uygulanan ikinci doz aşılamaları ile ilişkili olarak düşünülüyor. Aşının olmasına ve tüm merkezlerin aşılama için kullanılmasına bağlı olarak en fazla günde 400 bin doz yapabiliyor olmamız ile istenilen hedefe dokuz ayda ulaşabilmemiz mümkün görünüyor. Ancak bu hızın mevcut koşullar ile alt yapı desteklenmeden, aşılama yapan merkezlerde yığılma olmadan ve bölgesel farklılıklar giderilmeden sürdürülemeyeceği açık. Virüs, bir mucize ile kaybolmayacak. Pandemiyi ve varyantları durdurmanın hâlâ tek ve en etkili yolu virüsün binlerce kişiye ulaşmasını engelleyecek önlemler almak.

Salgın hâlâ sürerken ve varyant gerçeği varken, epidemiyoloji biliminin ölçütlerini kullanarak, moleküler tarama ağı oluşturup genomik analizler yaparak ve önlemleri doğru aşılama stratejisi ile birleştirerek önümüzdeki yaz mevsiminin daha rahat geçirilmesi mümkün olabilir. Bunun örnekleri, doğru bir eliminasyon stratejisi ile okullarını, sosyal hayatı açık tutabilen hatta dünya spor müsabakalarınım yapabilen Avusturalya ve doğru aşılama stratejisi ile varyanta rağmen hastalığın yıkıcı seyrini engelleyebilen hatta bulaşmanın önüne geçen İsrail oldu. Bu örnekler salgının ve salgınla ilişkili tehlikelerin yalnızca öngörülebilir değil aynı zamanda önlenebilir olduğunu da göstermektedir.

Mevcut aşılar ile ilişkili ön sipariş, onay gibi stratejilerini güvenli bir biçimde kurmuş ancak aşılama hızını yeni bir dalgayı önleyecek kadar hızla yapamayacağını öngören Almanya gibi ülkeler, “ SIFIR COVID “ stratejisi ile eliminasyonun olduğu yerleri yeşil alanlar ilan edip, aşılma sürdürülürken ölümlerin, hastaneye yatışların olmaması ve hayatın güvenilir bir plan ile açılmasını hedeflemektedir. Çünkü en azından şimdi, bunca ölüm ve yıkımın ardından, öngörülebilenlerin, önlenebilir ve yönetilebilir olduğundan eminiz artık.

Virüsü hayatlarımızdan hiç çıkaramayacak olduğumuz gerçeği kadar önemli bir başka gerçek de şudur; vahşi hayvanlarda yaklaşık 40.000 yeni virüs var ve bunların bir çeyreği insana sıçrayabilir.Bu sağlam bir öngörü, buna hazır olmak ise harekete geçmek demek. Saptadığımız ve öngördüğümüz her gerçek hazır olmak koşuluyla yaşamlarımızla bağdaşır hale getirilebilir. Sonuç olarak bazılarımız bu yazdan önce kıyıya çıkacak, bazılarımız ise eninde sonunda kıyıya vuracak. Unutamayacağımız bir başka yıl geçirmekte olduğumuz bir gerçek. Maya Angelou şöyle der: “İnsanlar söylediklerinizi ya da yaptıklarınızı unuturlar ama onlara ne hissettirdiğinizi asla unutmazlar.”

***

KAYNAKLAR

  1. NickyPhilips. the coronavirus is here to stay — here’swhat that means. https://www.nature.com/articles/d41586-021-00396-2
  2. Sarah Zang. The Coronavirus is nevergoing away https://www.theatlantic.com/health/archive/2020/08/coronavirus-will-never-go-away/614860/
  3. Richard Horton .Offline: The case for No-COVID https://www.thelancet.com/action/showPdf?pii=S0140-6736%2821%2900186-0
Neden BirGün?

Bağımsız bir gazete olarak amacımız, insanlara hakikati ulaştırarak ülkede gerçek bir demokrasi ve özgürlük ortamının yeşermesine katkı sunmak. Bu nedenle abonelikten elde ettiğimiz geliri, daha iyi bir gazeteciliği hayata geçirmek, okurlarımızın daha nitelikli ve güvenilir bir zemin üzerinden bilgiyle buluşmasını sağlamak için kullanıyoruz. Çünkü banka hesabını şişirmek zorunda olduğumuz bir patronumuz yok; iyi ki de yok.

Bundan sonra da yolumuza aynı sorumluluk bilinciyle devam edeceğiz.

Bu yolculukta bize katılmak ve bir gün habersiz kalmamak için
Bugün BirGün’e Abone Ol.

BirGün; seninle güçlü, seninle özgür!

BirGün’e Destek Ol