Google Play Store
App Store

ÖDP İstanbul Milletvekili Ufuk Uras, F tipi hapishanelerde yaşanan hak ihlallerinden birini TBMM gündemine taşıdı. Adalet Bakanlığı tarafından yayınlanan...

ÖDP İstanbul Milletvekili Ufuk Uras, F tipi hapishanelerde yaşanan hak ihlallerinden birini TBMM gündemine taşıdı. Adalet Bakanlığı tarafından yayınlanan ve F tipi hapeshanelerdeki tutuklu ve hükümlüler arasında haftalık 10 saat ortak görüşme olanağı sağlayan genelgenin hayata geçirilmemesi, İstanbul Milletvekili Ufuk Uras tarafından Meclis gündemine getirildi.

ÖDP Genel Başkanı ve İstanbul Milletvekili Ufuk Uras, açlık grevlerinin bitirilmesi amacıyla Adalet Bakanlığı tarafından 22 Ocak 2007 tarihinde yayınlanan ve F tipi hapishanelerde bulunan tutuklu ve hükümlülerin haftada 10 saat bir araya gelmesini öngören genelgenin hayata geçirilmemesi üzerine harekete geçti. Uras, 45/1 Sayılı genelgenin 1 yıldan fazla bir süredir İzmir - Kırıklar 1 No’lu F Tipi Cezaevi dışında başka bir yerde uygulanmadığı gerekçesiyle Adalet Bakanı Mehmet Ali Şahin’in yanıtlaması istemiyle soru önergesi verdi.

Uras, dönemin Adalet Bakanlığı tarafından Mehmet Bekaroğlu, Süleyman Çelebi, Kazım Kolcuoğlu, Gençay Gürsoy gibi kişilere haftalık ortak sohbet hakkının 20 saate çıkarılacağı sözü verilmiş olmasına rağmen bu hakkın, “personel yetersizliği, mevzuat sorunu” gibi gerekçeler ile uygulanmadığını belirterek şu soruları sordu: “45/1 sayılı genelgenin uygulanmadığı F tipi hapishanelerde uygulanmama nedenleri nelerdir? Bakanlık bu nedenlerin ortadan kaldırılması için ne gibi önlemler almaktadır ya da alacaktır? Aynı genelgenin tutuklu ve hükümlülerin aleyhine olan diğer bütün hükümleri uygulanmakta iken, onların yararına bir hak olarak düzenlenen bu sohbet hakkı niçin uygulanmamaktadır? Bu genelgenin uygulanmadığı F tipi hapishanelerde uygulanması için ne gibi tedbirler alınmaktadır? Bu genelge bir Adalet Bakanlığı emri olduğuna ve emir uygulanmadığına göre, emri uygulamayanlar hakkında işlem yapılması düşünülmekte midir? Son derece insani bir sorun olan tecrit sorununun çözümü konusunda somut ve ciddi bir adım olan ‘sohbet’ hakkının uygulanmaması subjektif nedenlerden kaynaklanıyor olabilir mi? Eğer böyle ise Adalet Bakanlığı görevlileri içeride bulunan siyasi tutuklu ve hükümlülere baskı uygulama konusunda kendilerini görevli mi addetmektedirler? Bu önyargılı yaklaşım var ise Bakanlığınız bunu ortadan kaldırmak için ne gibi tedbirler almayı düşünmektedir?”