Google Play Store
App Store

Uzay teknolojilerinin gelişmesi ve uzaya gidilmesi sürecinde özellikle ilk zamanlarında büyük felaketlerin yaşandığı söylenebilir. İnsanlık tarihi bilimin ve teknolojinin gelişmesi sürecinde karanlık ve hüzünlü birçok olayla doludur.

Uzay kazaları
Fotoğraf: NASA

Gizem Çoban - @astronomystery

Bilim yoğun bir merak ve sonrasında bir heyecan getirir. Bilimin her alanında başarıların da bedelleri vardır. Uzay teknolojilerinin gelişmesi ve uzaya gidilmesi sürecinde özellikle ilk zamanlarında büyük felaketlerin yaşandığı söylenebilir.

İnsanlık tarihi bilimin ve teknolojinin gelişmesi sürecinde karanlık ve hüzünlü birçok olayla doludur. Bu yazıda uzay macerasında yaşanan büyük kazaları anlatacağım.

Apollo

Apollo 1 (27 Ocak 1967) ile başlamak istiyorum, üç kişilik mürettebata (Virgil "Gus" Grissom (Komutan), Edward H. White II (Kıdemli Pilot), Roger B. Chaffee (Pilot)) sahip olan Apollo 1, Ay’a inişi hedefleyen ilk insanlı Apollo misyonudur. Kazanın olduğu zaman aslında bir test söz konusuydu. Apollo 1’in fırlatma öncesi testleri, Kennedy Uzay Merkezi’nde yapılıyordu. Test sırasında mürettebat, komuta modülünün içindeydi ve tüm sistemler kontrol ediliyordu. Bu test, "Plugs Out" adı verilen bir simülasyondu ve tüm yer destek sistemlerinin çıkarıldığı ve komuta modülünün kendi güç kaynaklarıyla çalıştığı bir durumu canlandırıyordu. Test sırasında, kapsül içinde ani bir yangın çıktı. Yangın, komuta modülündeki saf oksijen atmosferinde hızla yayıldı. Bu sırada elektriksel bir kıvılcımın yangına neden olduğu düşünülmektedir. Kapsülün içindeki yüksek basınç ve yangının hızlı yayılması nedeniyle mürettebat kapsülü terk edemedi. Yangın, kapsülün içini hızla doldurdu ve mürettebatın hayatını kaybetmesine neden oldu. Kapak sisteminin tasarımı, acil bir durumda hızlıca açılmayı zorlaştırıyordu. Bu kazadan sonra kapsül kapak tasarımı yeniden geliştirildi, kabin içindeki yanıcı bir gaz olan oksijen seviyesi düşürüldü ve diğer gazlarla takviye yapıldı, yangın riskine karşı elektrik sistemleri değiştirildi.

Soyuz 1 

Soyuz 1 (23-24 Nisan 1967) Vladimir Komarov, Sovyetler Birliği’nin insanlı uzay programının bir parçası olarak Ay’a gitmeye yönelik hazırlıklar kapsamında fırlatılan bir görevdeydi. Bu görev Soyuz uzay aracınına ilk insanlı uçuşuydu. Fırlatma Baykonur Kozmodromu’ndan başarıyla fırlatıldı. Fırlatmadan kısa bir süre sonra güneş panellerinden biri açılmadı, bu da aracın enerji üretiminde büyük bir sorun yarattı. Ayrıca, araçta kontrol problemleri yaşandı ve stabilizasyon sistemleri düzgün çalışmadı. Yörüngeye yerleştikten sonra, araçtaki kontrol sistemleri arızalandı ve Komarov, aracın kontrolünü sağlamakta zorlandı. İletişim sistemlerinde de kesintiler yaşandı. Güneş paneli açılmadığı ve diğer teknik sorunlar nedeniyle, Komarov’un hayatını tehlikeye atmamak için görevin iptal edilmesine ve erken dönüş yapılmasına karar verildi. Komarov, 24 Nisan’da Dünya’ya dönüş için atmosfere yeniden giriş yaptı. Geri dönüş sırasında ana paraşüt açılmadı. Yedek paraşüt açıldığında ise birbirine dolandı ve kapsülün hızını yeterince yavaşlatamadı. Kapsül, büyük bir hızla yere çakıldı. Bu çarpma sonucunda Komarov anında hayatını kaybetti. Bu kaza sonrasında Soyuz aracının paraşüt sistemleri yeniden tasarlanarak test edildi, aracın kontrol ve enerji sistemlerinde değişiklikler yapıldı ve aracın kullanım öncesinde test prosedürleri değişti. Bu olay sonrası Sovyetler bir süre insanlı görevlere ara verdi.

Soyuz 11 

Soyuz 11 (6-30 Haziran 1971) tarihli görevde üç kişilik mürettebat (Georgi Dobrovolski, Viktor Patsayev, Vladislav Volkov) Salyut 1 uzay istasyonuna gitmek üzere görevdeydi. Görev amacına da ulaştı, 7 Haziran’da başarılı bir kenetlenme oldu, mürettebat tarafından bilimsel deneyler yapıldı, başarılı bir manevra ile geri dönüş yolu başladı. Dönüş sırasında, kapsülün atmosferinin sızdırdığına dair bir uyarı alındı. Mürettebat kabinde bir dekompresyon olduğunu fark etti. Kapsülün atmosferindeki bir sızıntı, kapsülün içindeki basıncın aniden düşmesine ve mürettebatın hayatını kaybetmesine neden oldu. Soruşturma, kapsülün atmosferini sızdıran bir hava kilidinin kapanmaması nedeniyle dekompresyonun gerçekleştiğini belirledi. Bu olaydan sonra kapsül tasarımı ve hava kilidi mekanizmaları geliştirildi, mürettebatın eğitim programlarına ve prosedürlerine ağırlık verildi.

Challenger Uzay Mekiği 

Challenger Uzay Mekiği (28 Ocak 1986) ilk defa her şeyin halkın, medyanın, herkesin gözü önünde olduğu çok acı bir kayıp. STS-51-L olarak bilinen bu Challenger görevi, Amerikan uzay mekiği programının 25. göreviydi. Görevin öne çıkan yanı, Christa McAuliffe’in ilk sivil uzay yolcusu olması planlanmasıydı. Bu konu ayrı anlatılması gereken bir konu ama kısaca NASA, çetrefilli geçen ve gözden düşen Challenger’a halkın ilgisini artırmak için bir sivil seçmişti denebilir. Toplam 7 kişilik mürettebat Challenger’da, 28 Ocak 1986’da saat 11:38’de planlanan fırlatma sırasında patladı. Patlama, katı roket motorunun sağ yanındaki O-ring contasının sızması sonucu gerçekleşti. Soğuk hava nedeniyle bazı mühendisler, katı roket motorunun elastomer O-ring’lerinin soğuk hava koşullarında etkili olmayabileceği konusunda endişe duyuyordu ama bir önlem alınamamıştı. Kazayı incelemek için bir komisyon kuruldu. Sonrasında güvenlik protokolleri, uçuş prosedürleri iyileştirildi. Mürettebat eğitimleri arttırıldı.

Columbia Uzay Mekiği 

Columbia Uzay Mekiği (1 Şubat 2003), 7 kişilik mürettebatı ile bir mikroçekim laboratuvarı ve diğer bilimsel deneyler taşıyan bir araştırma misyonuydu. Bu, Columbia’nın 28. uçuşuydu ve görevin süresi 16 günlüktü. Başarılı bir fırlatma ve başarılı bir yörüngeye ulaşma süreci yaşandı ama fırlatmadan sonra, sol kanattaki bir köpük yalıtım parçası, yörüngeye ulaştıktan sonra sol kanadın alt kısmına çarptı. Bu, kanadın yapısal bütünlüğünü bozan ciddi bir hasara neden oldu. Uyarılara rağmen, yalıtım parçasının kaybı, kritik bir sorun olarak değerlendirilmedi ve uzay mekiği güvenli bir şekilde Dünya’ya geri dönmesi için yeşil ışık verildi. Columbia atmosfere girdiğinde sol kanattaki yapısal hasar nedeniyle mekiğin termal koruması etkisiz hale geldi. Atmosfere giriş esnasında mekiğin sol kanadındaki hasarın neden olduğu aşırı ısınma ve yapısal zayıflama sonucunda Columbia parçalandı. Columbia’nın parçaları, Teksas ve Louisiana’daki geniş bir alana yayılmıştı. Kurtarma ekipleri, mekiğin enkazını toplamak ve mürettebatın kalıntılarını bulmak için yoğun bir arama ve kurtarma operasyonu başlattı. Yeni önlemler ve planlamalar sağlandı.

Bunlar dışında tabi ki başka birçok kaza ve olay yaşandığını söyleyebiliriz. Apollo 13 görev sırasında oksijen tankı patladı ve mürettebat buna rağmen kurtarıldı. 2014 yılında SpaceShip aracı, Virgin Galactic’in altorbital uzay turizmi programı kapsamında gerçekleştirilen bir test uçuşu sırasında Mojave Çölü üzerinde bir patlama yaşadı ve bir pilot hayatını kaybetti.

Bu olaylar önemli dönüm noktaları olmuştur, gerekli önlemlerin alınmasını ve titizlikle çalışmayı meydana getirmiştir. Günümüzde ise bir daha hiç bu tip bir kazanın olmayacağını söylemek oldukça zor. Yeni tasarımlar yeni uzay araçları, beraberinde yeni tehlikeli ve ön görülmez durumları da getiriyor. Bu sebeple özel şirketlerin de uzay faaliyetleri yoğun test ve prosedürlere neden olmuştur.