Google Play Store
App Store

Bilim insanları, herhangi bir yıldızın etrafında dönmeyen ve uzayda tek başına sürüklenen Satürn büyüklüğünde bir gezegen keşfetti. Gezegenin kütlesi ve uzaklığı ilk kez doğrudan ölçüldü.

Kaynak: Haber Merkezi
Uzayda serbest sürüklenen Satürn büyüklüğünde bir gezegen keşfedildi
Fotoğraf: SciTechDaily

Bilim insanları, herhangi bir yıldızın etrafında dolanmayan, uzayda tek başına sürüklenen Satürn büyüklüğünde bir gezegen keşfetti. “Serbest sürüklenen” ya da “haydut gezegen” olarak tanımlanan bu gökcisminin, kütlesi ve Dünya’ya olan uzaklığı ilk kez doğrudan ölçülebildi.

Keşif, mikro kütleçekim mercekleme yöntemiyle yapıldı. Bu yöntemde, gezegenin arka plandaki bir yıldızın ışığını kısa süreliğine bükmesi ve büyütmesi gözlemleniyor. Araştırmacılar, Dünya’daki teleskoplarla birlikte uzaydan yapılan ölçümleri karşılaştırarak gezegenin hem kütlesini hem de mesafesini net biçimde hesapladı.

Bilim dergileri ve araştırma platformlarında yer alan bilgilere göre gezegenin kütlesi, Satürn’e oldukça yakın. Herhangi bir yıldızla kütleçekimsel bağı bulunmayan bu gezegen, galaksi içinde tek başına hareket ediyor.

YILDIZSIZ GEZEGENLER NASIL OLUŞUYOR?

Astronomlara göre bu tür gezegenlerin büyük bölümü, bir yıldız sisteminde doğduktan sonra yaşanan şiddetli kütleçekim etkileşimleri nedeniyle sistemden “fırlatılmış” olabilir. Başka bir ihtimal ise, bu gezegenlerin hiç yıldız çevresinde oluşmadan, doğrudan gaz bulutlarından meydana gelmiş olması.

Uzmanlar, bu keşfin özellikle önemli olduğuna dikkat çekiyor. Çünkü daha önce serbest sürüklenen gezegenler tespit edilmiş olsa da, kütle ve mesafe ölçümleri bu kadar net yapılmamıştı. Yeni ölçüm, gezegen oluşumuna dair mevcut teorilerin yeniden değerlendirilmesine yol açabilir.

YENİ TELESKOPLARLA SAYI ARTABİLİR

Bilim insanları, galaksimizde yıldızlara bağlı olmayan bu tür gezegenlerin sayısının sanılandan çok daha fazla olabileceğini belirtiyor. Araştırmacılar, özellikle NASA'nın 2027'de fırlatılması planlanan Nancy Grace Roman Uzay Teleskobu görevi ile bu tür keşiflerin hızlanmasını bekliyor.

Araştırmacılara göre bu keşif, sadece tek bir gezegenin bulunmasından ibaret değil; aynı zamanda gezegenlerin nasıl oluştuğu, nasıl yer değiştirdiği ve yıldız sistemlerinin ne kadar istikrarsız olabildiği sorularına da yeni kapılar açıyor.