birgün

3° KAPALI

Uzmanlar 'sahte doktor' olayını değerlendirdi: "Hasta değil dolandırıcı"

Uzmanlar, kendisini 'pratisyen hekim' olarak tanıtan Ayşe Özkiraz'la ilgili değerlendirmelerde bulundu. Prof. Dr. Memik, Özkiraz'ın durumunun psikolojik bir rahatsızlıktan öte dolandırıcılık olarak değerlendirilebileceğini söyledi. Avukat Uslu ise bu tarz bir olayın önüne geçebilmek için sıkı bir denetim mekanizması oluşturulması gerektiğini söyledi. İstanbul Barosu Sağlık Hukuku Merkezi Başkan Yardımcısı Çağrı Şükrü Uluslu ise, mevzuattaki eksikliklere dikkat çekti.

GÜNCEL 03.12.2022 09:14
Uzmanlar 'sahte doktor' olayını değerlendirdi: "Hasta değil dolandırıcı" Fotoğraf: DHA
Abone Ol google-news

Tekirdağ Çerkezköy Devlet Hastanesi’nde sahte diplomayla 'doktorluk' yapan Ayşe Özkiraz’ın etrafını ve kendisini buna inandırmasının arkasındaki psikolojik nedenler ve sahte doktorluk yapılmasına neden olan mevzuattaki eksiklikler tartışma konusu oldu. Uzmanlar, sahte doktorluk yaptığı ortaya çıktıktan sonra tutuklanan Özkiraz hakkında değerlendirmelerde bulundu.

Cumhuriyet'ten Dilan Ayırkan'ın haberine göre; Prof. Dr. Nursu Çakın Memik, sahte doktor Ayşe Özkiraz’ın durumunun psikolojik bir rahatsızlıktan öte dolandırıcılık olarak değerlendirilebileceğini söyledi.

Memik, “Bir hastayla görüşmeden altındaki psikolojik rahatsızlığı değerlendirmek çok güç ancak anladığım kadarıyla gerçeği değerlendirme yetisi olan birisi. O yüzden bu durumu bir ruhsal bir hastalığa bağlamak şu an için mümkün değil. Şu an gözüken bunun planlanmış, organize edilmiş, sürdürülmüş, annenin de ortak edildiği bir kandırmaca olduğu” diye konuştu.

"DOLANDIRICILIK SUÇU"

Ayşe Özkiraz’ın kendine ait olmayan bir hayatı yaşamasının ardındaki motivasyonu da değerlendiren Memik, “Belli ki bu durumdan hem birincil hem ikincil kazançları var. Hem itibar görüyor hem statü sahibi oluyor hem de etraftan saygı görüyor. Hem de belki de işlerini kolaylaştırıyor, belki daha rahat borç alıyor. Ruhsal doyum, toplumda yer edinme, arkadaş edinme, daha rahat ev tutma, daha kolay ulaşım sağlama, yardım görme gibi kazançları da olabilir. Gerçeği değerlendirme yetisi var. Öbür türlü bu kadar organize olması mümkün değil. Ciddi bir ruhsal bozukluğu olsaydı bir noktada dağılırdı. Bunu bu kadar organize edemezdi. Bu planlanmış düşünülmüş, üstünden kazanç sağlanmış bir dolandırıcılık suçu” dedi.

"DENETİM MEKANİZMASI OLUŞTURULMALI"

İstanbul Barosu Sağlık Hukuku Merkezi Başkan Yardımcısı Çağrı Şükrü Uluslu ise mevzuattaki eksikliklere ilişkin konuştu.

Uluslu, Sağlık Mevzuatı kapsamında tıp fakültesi öğrencilerinin hekimlik mesleğini icra edebilmelerinin mümkün olmadığına dikkat çekerek “Ancak bazı son sınıf öğrencilerinin bir hekimmiş gibi tıbbi müdahalelerde bulunduğu zaman zaman görülmektedir. Bu gibi durumların yaşanmasında mevzuatta bir eksiklik bulunduğunu düşünmemekle birlikte; ancak bu tarz olayın önüne geçebilmek için sıkı bir denetim mekanizması oluşturulmalı; Sağlık Bakanlığı tarafından, özel sağlık kuruluşlarında, yılda iki defa yapılan hizmete esas denetimlerde ve kamu sağlık kuruluşlarında yine yılda iki defa yapılan Verimlilik ve Kalite Denetlemeleri’nde tüm sağlık personellerinin diploma, onay, yeterlilik ve personel çalışma belgelerinin denetlemelerinin de periyodik olarak yapılması gerekir” dedi.

TEDAVİDEN ZARAR GÖRENLER SÜRECE DAHİL EDİLMELİ

Türkiye Barolar Birliği (TBB) Başkanı Erinç Sağkan, Tekirdağ’da, Çerkezköy Devlet Hastanesi'nde sahte doktor Ayşe Özkiraz’ın yakalanıp tutuklandığı olaya ilişkin “Sadece sahte doktor değil, profesyonel mesleklerin birçoğunda kanuna aykırı yöntemlerle diploma elde edilmesi ve bunların kullanılması gibi unsurlar söz konusu. Hukuk sistemi içerinde var mı?' diye soracak olursanız, avukatlık yetkilerinin başkaları tarafından kullanılmaya çalışıldığına dönem dönem şahit oluyoruz. Bu bir dolandırıcılıktır. Resmi evrakta sahteciliktir. Bu olayla ilgili Türk Ceza Kanun'un ilgili maddeleri kapsamında soruşturma ve kovuşturma süreçleri yürüyecek. Doktor olmayan birinin doktormuş gibi tedaviden dolayı herhangi bir zararın doğmadığını söylemek, kanımca mümkün değildir. Soruşturma süreci başlarken bu işten doğrudan zarar gören vatandaşların da şikayetleri o dava ve soruşturma dosyasının içerisine eklenecektir” dedi.

Video haberler için YouTube kanalımıza abone olun

Birgün'e Abone ol