Vakıf soyulurken iki yıl ne yaptınız?
Yunus Emre Vakfı soygununa dair yeni bir ayrıntı ortaya çıktı. Vakfın iki mütevelli heyeti üyesi 2023’ün başında yolsuzluğun araştırılmasını isteyip Turizm Bakanı Ersoy’a karşı çıktı, ancak iki yıl boyunca bir adım atılmadı.

İsmail Arı
ismailari@birgun.netBirGün, 12 Aralık 2024'te “Kamu vakfı naylon faturalarla soyulmuş” başlığıyla yayımlanan haberiyle kamu vakfı olan Yunus Emre Vakfı’nın soyulduğunu ortaya çıkardı.
Vakıflar Genel Müdürlüğü müfettişleri, soygunun belgelerini haber yayımlandıktan 10 gün sonra 23 Aralık 2024’te Cumhuriyet Başsavcılığı’na teslim etti. 2 Ocak 2025’te polis operasyonuyla birçok isim gözaltına alınıp tutuklandı. 23 kişi hakkında “hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma” ve “suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama” suçlarından iddianame düzenlendi.
9 Ocak 2023 tarihinde gazeteci Fatih Ergin’in de Yeniçağ gazetesinde yayımlanan yazısında, vakfa yönelik bazı yolsuzluk iddialarına yer verildi. Yazıda, vakfın binalarındaki inşaat ve tadilat işlerinde yolsuzluk yapıldığı öne sürüldü. Bu yazının ardından, Yunus Emre Vakfı’nın Mütevelli Heyeti’nde yer alan iki ismin yolsuzluk iddialarının araştırılmasını istediği ancak bir adım atılmadığı ortaya çıktı.
ÜÇ AY SONRA TOPLANTI
Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy’un başkanlık ettiği Yunus Emre Vakfı’nın Mütevelli Heyeti, Yeniçağ gazetesindeki yazıdan üç ay sonra, 7 Nisan 2023 tarihinde toplandı. Toplantıda oy çokluğuyla vakfa bağlı Yunus Emre Enstitüsü’nün Başkan Yardımcısı Ahmet Naim Çiçekler görevden alındı yerine Fatih Gürkan atandı. Gürkan bir süre sonra da Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy’un Özel Kalem Müdürü olarak görevlendirildi.
‘BİLGİLENDİRME YAPILMADI’
Gürkan’ın Yunus Emre Enstitüsü’ne Başkan Yardımcısı olarak atandığı toplantının karar tutanaklarında, vakfın Mütevelli Heyeti Üyesi Prof. Dr. Muhammed Fatih Andı ile Prof. Dr. Musa Duman’ın itiraz edip şerh sunduğu görüldü.
Dönemin Mütevelli Heyeti Üyesi Muhammed Fatih Andı şerhinde, “9 Ocak 2023 tarihinde Yeniçağ gazetesinde vakıfla ilgili yolsuzluk iddialarının yer aldığını, bunu araştırılıp Mütevelli Heyeti’nin bilgilendirilmesini talep ederek 14 Şubat 2023 tarihinde dilekçe verdiğini” belirtti. Ancak Andı, yolsuzluk iddialarına dair herhangi bir açıklama ve bilgilendirme yapılmadığını, görevden alma ile atama işleminin de müzakere yapılıp tartışılmadan yapıldığını ifade etti.

‘BİR AÇIKLAMA YAPILMADI’
Karara şerh düşen dönemin bir diğer Mütevelli Heyeti Üyesi Musa Duman ise şunları belirtti:
“30 Ocak 2023 tarihli dilekçe ile Yunus Emre Enstitüsü yönetimiyle ilgili bir basın organında dile getirilen suçlama ve iddialarla ilgili Enstitü yönetiminden herhangi bir açıklama yapılmadı ve toplantı talebim karşılık bulmadı. Enstitü çalışmalarına önemli katkısı olduğunu gözlemlediğim bir üst yöneticinin müzakere edilmeden apar topar görevden alınmasını anlayabilmiş değilim.”
∗∗∗
‘MÜFETTİŞLERE BASKI YAPILDI’
Öte yandan büyük kısmı Vakıflar Genel Müdürlüğü’nde olmak üzere kamuda toplam 38 yıl müfettişlik ve başmüfettişlik yapan bir isim ise Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’na dikkati çeken bir suç duyurusunda bulundu.
26 Haziran 2025 tarihli suç duyurusunda müfettişlere baskı yapıldığı vurgulanarak şu ifadelere yer verildi:
“2023’ün Ocak ayından sonra Yunus Emre Vakfı ile ilgili usulsüz işlemler hakkında basında yer alan iddiaların hemen akabinde Vakıflar Genel Müdürlüğü Rehberlik ve Teftiş Başkanlığı’nda görev yapan müfettiş N.E.D. ve müfettiş B.Z.'ye, söz konusu iddiaları araştırılması için ‘inceleme’ yapılması talimatı verilmiştir. …Rehberlik ve Teftiş Başkanı M.K.A., anılan müfettişlere özellikle teftiş süresi açısından baskı uygulamak suretiyle işlerini hakkıyla yapmalarını ve bilhassa yapılan tespitlerin bir inceleme raporuna bağlanmasını engellemiştir.
Teftiş Başkanı M.K.A., inceleme raporunun yazılmasını engellemiş, adı geçen müfettişlerin yazısının gereğini de yerine getirmediği gibi fiiliyatta herhangi bir şey yapmadan Mayıs 2023 ayından, Temmuz 2024 ayına kadar 14 ay eylemsiz kalarak, vakıf çalışanlarının yaptığı yolsuzluk işlemleri nedeniyle oluşan kamu zararının katlanarak artmasına neden olmuş, denetim görevinin gereğini yerine getirmemek suretiyle görevini kötüye kullanmıştır.”


