birgün

10° AÇIK

EKONOMİ 17.09.2021 09:10

Valiz hazır ama kalacak yer yok

Üniversitelerin açılmasıyla öğrencilerin barınma sorunu kaosa dönüştü. Devlet yurtlarında kapasite yok. Hâlâ kalacak yer bulamayan öğrenciler fiyatlardan şikâyetçi. Kamuya ait misafirhanelerin yurt olması talep ediliyor.

Valiz hazır ama kalacak yer yok

Havva Gümüşkaya

Öğrenciler bir buçuk yılın ardından okullara dönmeye başladı. Ancak hiçbir şey eskisi gibi değil. 2019 yılının Mart ayında açıklanan ilk koronavirüs vakasının ardından ani kararla kaldıkları evleri ve yurtları apar topar boşaltmak zorunda kalan öğrenciler, uzun aranın ardından üniversitelerin yolunu tuttu. İlk iş ise barınacak bir yer bulmak. Ancak bu pek kolay değil. Okudukları kentlere dönen öğrencilere bir de yeni üniversiteliler eklenince barınacak yer bulmak tam bir kaosa dönüştü.

Yükseköğretim Kurumu’nun verilerine göre 2021-2022 eğitim döneminde ülke genelinde önlisans ve lisans olmak üzere toplam 7 milyon 791 bin 280 üniversite öğrencisi var. Bu öğrencilerin bir kısmı devlet yurtlarına bir kısmı özel yurtlara yöneliyor. Bu tercihlerin dışında bir de ev ve apart seçenekleri bulunuyor. Fakat son günlerde bu seçeneklerin hepsi birbirinden zor. Artan kiralar ve yurt fiyatları, öğrencileri zora düşürürken durumu fırsata çeviren kimi emlakçılar ve ev sahipleri ise tek göz oda için fahiş fiyatlar teklif etmeye başladı. Evlerin astarı yüzünden pahalı hale gelmesi nedeniyle yurtlara yönelen öğrenciler bu sefer de yüksek yurt fiyatlarıyla karşılaşıyor.


DEVLET YURTLARININ KONTENJANLARI YETERSİZ

Kredi ve Yurtlar Kurumu’na (KYK) bağlı yurtlar yetersiz. AKP iktidarı her ile bir üniversite planını hayata geçirmiş olsa da bu öğrencilerin barınması için aynı çabayı göstermedi. Yaklaşık 8 milyon öğrencinin bulunduğu ülkede KYK’ye bağlı sadece 750 civarında yurt bulunduğu ve 700 binin üzerinde kapasitesi olduğu ifade ediliyor. Devlet yurtlarının fiyatları özel yurtlara göre bir miktar daha ucuz. Bakanlık, yurtları fiziksel özellikleri ve barınma durumuna göre 6 kategoriye ayırıyor ve yurt ücretleri de bu kategorilere göre farklılık gösteriyor. Kategorilerine göre öğrenciler bu yıl, 275 TL ile 450 TL arasında ücret ödeyecekler. Kuzey Kıbrıs’ta bulunan devlet yurtlarının ücreti ise 600 TL olarak belirlendi.

Yurtlara yeni yerleşen öğrencilerin ödemesi gereken güvence bedeli ise, yurdun kategorisine göre 376 TL ile 615 TL arasında değişiyor. Kuzey Kıbrıs’ta yurtlara yerleşen yeni öğrenciler ise 820 TL güvence bedeli ödeyecekler.

4 BİN TANE ÖZEL İŞLETME VAR

Gençlik ve Spor Bakanlığı’na bağlı yaklaşık 4 bin özel yurt var. Bu yurtların içerisinde çeşitli vakıf ve cemaatlere ait yurtlar da bulunuyor. Bu yurtların öğrenciler için ne kadar güvenilir olduğu tartıştışma konusuyken barınma sorununu çözemeyen çok sayıda öğrenci bu cemaatlerin yurduna mecbur bırakılıyor.

Tüm Yurt İşverenleri Sendikası (TÜYİSEN) Yönetim Kurulu Üyesi ve Basın Sözcüsü Funda Gökgel’e göre yaşanan yurt sorunu bu seneye özgü. Pandemi döneminde ekonomik destek alamayan çok sayıda özel yurt kepenk kapatmak zorunda kaldı. Buna dair bilançosunun henüz açığa çıkmadığını söyleyen Gökgel, “Bir yurdun kapanması neredeyse bir yıl kadar zaman alıyor. Bu nedenle net konuşmak pek mümkün değil. Ancak bu yıl en az 200-250 yurdun kapanışını alacağız gibi duruyor. Yüzde 30’luk bir kapanma olduğunu düşünüyoruz. 2022 Haziran ayında bu netlik kazanacak” ifadelerini kullandı. Gökgel, yurt konusunda belediyelerin yapmış olduğu çalışmaların dikkat çekici olduğunu vurguluyor.

ÖZEL YURTLARIN YÜZDE 70’İ DOLDU

Bu yıl yaşanan yığılma nedeniyle yurt sorununun yaşandığını belirten Gökgel, denetimsiz ve kaçak yurtların artacağını söyleyerek “Bu yıl anormal derecede öğrenciden dolayı biz de hizmet edemiyoruz. Böylece kaçak çalışan otel ve pansiyonlar var. Daha acısı şu; Bir kişi gidiyor bir ev kiralıyor. İçinde 4 odasını birer birer yataklarla döşemiş içini kiralıyor. Denetim mekanizması yok. Aileler çaresizlik içerisinde böyle şeylere evet, demek zorunda kalıyor” diyor.
Bu dönem öğrencilerin hâlâ şaşkın ve kararsız olduğunu söyleyen Gökgel, ikinci dönem çok daha büyük sıkıntıların doğabileceğini vurguladı: “Bu dönem gelmeyen öğrenciler ikinci dönem geldiklerinde hiç yer bulamayacaklar şu an özel yurtların yüzde 70’i dolmuş durumda.”

MİSAFİRHANELER ÖĞRENCİLERE AÇILSIN

Gökgel, devletin bu durum karşısında adım atması gerektiğini vurguluyor. Özellikle denetimlerin artması gerektiğini vurgulayan Gökgel, kamu misafirhanelerinin yurt olarak kullanılması ve öğrencilerin hizmetine açılması gerektiğine dikkat çekiyor:

“Gerekirse misafir evler kullanılmalı. Devlet Su İşleri var Ordu Evleri var, Polis Evleri var, Öğretmen Evleri var. En azından bu yıl için düzenleme yapılmalı. Otellerden hizmet satın alınabilir. Öğretmen evini çevirelim öğrenci yurduna. Ama özel sektörde bugünden yarına bir yer açamazsınız.”

Özel yurtların da zor durumda olduğunu söyleyen Gökgel, “Ben şimdi sezon başında masraf yapıyorum 30-40 bin liralık malzeme alıyorum. Yarın devlet okulları kapattık derse ne yapacağız? Özel yurt işletmeleri öğrencilerden daha çok korkuyor” şeklinde konuşuyor.

YURT FİYATLARI AYDA 3 BİN LİRAYI BULUYOR

Yurt fiyatlarındaki artış ile ilgili değerlendirme yapan Gökgel, şunları söylüyor:

“Pandemi öncesi 15 bin lira olan bir yurt. Bunun içerinse kahvaltı ve akşam yemeği olanlar da var. Geçen yıl eylül ayında zam yaptılar, 15 bin liralık yurt 18 bin lira oldu. Ancak okullar açılmadı, öğrenci gelmedi. Bu yıl yeniden zam yapıldı 18 bin liralık yurt oldu 20-21 bin lira. Ama sadece yurt fiyatları artmadı. 1 lira olan ulaşım olmuş 4 lira. Gıda fiyatlarına bakalım. Gıda fiyatlarına bakalım yüzde 80 zamla alıyoruz biz bugün malzemelerimizi. Bizim de kiralarımız arttı.”
Gökgel, özel bir yurtta aylık 2 bin ila 3 bin lira arasında kalınabildiğini belirtiyor.

OKUL AÇILDI AÇILACAK KALACAK YER YOK

Kalacak yer sorunu giderek büyüyor. Özellikle kent merkezine uzak kampüsü olan üniversitelerin yakınlarında yurt ve ev bulmak çok zor. Geçen yıl İstanbul Tuzla’da bulunan Piri Reis Üniversitesi’ni kazanan Ilgın Bican Sönmez da 4 Ekim’de okulunun açılacak olmasına rağmen henüz barınma sorununu halledebilmiş değil. Okulunun yüz yüze eğitim ile ilgili net bir açıklama yapmaması nedeniyle ev ve yurt arama sürecinin geciktiğini söyleyen Sönmez, “Okulu yazarken de ev tutma fikrimiz vardı ama o zaman bu denli pahalı değildi fiyatlar. Site içerisinde bakımlı 1+1 evler bin liraydı ve hesaplara göre bütçemizi de zorlamayacaktı ama bu sene o baktığım evler 2 bin -2 bin 500 arasında ve aidatları çok yüksek” diyor.

Okulun yakınlarında KYK yurdunun olmadığını söyleyen Sönmez, en yakın devlet yurdunun en az 60 km uzaklıkta olduğuna dikkat çekiyor:

“KYK’ye başvurmamamın sebebi şu: Anadolu yakasında 5 tane KYK yurdu var sanırım ve yalnızca 2 tanesi kız yurdu. Bana en yakın yurt ise en az 60 km uzaklıkta. Özel yurt aradık, birkaç tane bulduk. En son aradığımın fiyatı 2 bin 700 TL’ydi. İki kişilik odalar, ısınma, internet, elektrik ve kahvaltı dâhil. Hem fiyat fazla hem de kadın öğrenci kontenjanları dolu.”

***

3 kişilik bir öğrenci evinin yıllık ortalama maliyeti

TÜYİSEN’in hesaplamasına göre 2 bin lira kirası olan bir evin 3 öğrenci başına düşen yıllık masrafları şöyle:

valiz-hazir-ama-kalacak-yer-yok-922415-1.

***

Yaşamak kâr etmekten üstündür, barınma haktır!

Barınma sorunu öğrencileri de isyan ettirdi. SOL Genç’ten yapılan açıklamada öğrencilerin gerici vakıflara mâhkum edildiği vurgulandı. Barınma taleplerinin sıralandığı açıklamada “Yurtların kontenjanı yetersiz. Ev kiralamak ise bizler için bir hayal haline geldi. İnsani koşullarda yaşanacak bir ev tutabilmek artık imkânsız. Tüm dünyada temel bir sorun haline gelen “barınma” gösteriyor ki kapitalizm en insani haklarımızı bile elimizden almak istiyor. Türkiye’de ise sermaye ve siyasal İslam birbirini besleyerek gençleri yoksulluğa mahkûm ediyor. Barınma temel bir haktır. Öğrencilere barınma ihtiyaçlarını karşılayabilecek miktarda kira yardımı yapılmalı, kira fiyatlarına üst sınır getirilmeli” denildi.

Neden BirGün?

Bağımsız bir gazete olarak amacımız, insanlara hakikati ulaştırarak ülkede gerçek bir demokrasi ve özgürlük ortamının yeşermesine katkı sunmak. Bu nedenle abonelikten elde ettiğimiz geliri, daha iyi bir gazeteciliği hayata geçirmek, okurlarımızın daha nitelikli ve güvenilir bir zemin üzerinden bilgiyle buluşmasını sağlamak için kullanıyoruz. Çünkü banka hesabını şişirmek zorunda olduğumuz bir patronumuz yok; iyi ki de yok.

Bundan sonra da yolumuza aynı sorumluluk bilinciyle devam edeceğiz.

Bu yolculukta bize katılmak ve bir gün habersiz kalmamak için
Bugün BirGün’e Abone Ol.

BirGün; seninle güçlü, seninle özgür!

BirGün’e Destek Ol