birgün

17° AÇIK

ÖZEL 24.07.2019 09:11

Vatandaş her şeyi görecek

Eskişehir, son yılların en çok dikkat çeken kenti. Kent, son olarak öğrenci dostu şehirler sıralamasında zirveye yerleşerek adından söz ettirdi. Büyükşehir belediyesi ve merkezdeki Tepebaşı ilçesi uzun dönemdir CHP’nin. Bunların yanına merkezdeki diğer büyük ilçe olan Odunpazarı da 2014’te AKP’den CHP’ye geçerek katıldı. İlçede dikkat çeken bir dönüşüm var. Mahalle Meclisi uygulamasından şeffaf belediyeciliğe, sosyal […]

Vatandaş her şeyi görecek

Eskişehir, son yılların en çok dikkat çeken kenti. Kent, son olarak öğrenci dostu şehirler sıralamasında zirveye yerleşerek adından söz ettirdi.

Büyükşehir belediyesi ve merkezdeki Tepebaşı ilçesi uzun dönemdir CHP’nin. Bunların yanına merkezdeki diğer büyük ilçe olan Odunpazarı da 2014’te AKP’den CHP’ye geçerek katıldı. İlçede dikkat çeken bir dönüşüm var. Mahalle Meclisi uygulamasından şeffaf belediyeciliğe, sosyal imkânlardan kentin son dönemdeki önemli gündem maddelerinden biri haline gelen ‘millet bahçesi krizi’ne kadar birçok konuyu eski milletvekili olan ilçenin Belediye Başkanı Kazım Kurt’la bir araya gelerek konuştuk

• Eskişehir’de Odunpazarı Belediye seçimlerinde AKP-MHP ittifak halinde girerken muhalefet partilerinin arasında bir ittifak yoktu. Seçim süreci nasıl geçti ve ittifak olmadan seçimi nasıl kazandınız?

Odunpazarı’nda bütün partiler aday çıkardı. Karşımızdaki AKP ile MHP de ittifak halinde seçime girdi. Ancak biz İYİ Parti’yle ittifak halinde seçime girmedik. Seçime tek başımıza girerek kazandık. Çünkü biz beş yıl boyunca gerçekten yoksul, dezavantajlı grupların lehine işler yapmıştık. Sol, sosyal demokrat, halkçı belediyeciliği uyguladığımızı ve uygulamaya devam edeceğimizi söyleyerek oy aldık. Başkalaşmadan, insanlara kendini başka türlü göstermeye çalışmadan, sağcılaşmadan sağcılardan oy alınabileceğini ispatladık.

100 KREŞ VAAD

• 31 Mart seçimlerinde halka sunduğunuz en önemli vaat neydi ve bu konuda geçen sürede ne gibi gelişmeler sağladınız?

31 Mart seçimlerinden önce halkçı belediyeciliği, katılımcı/şeffaf belediyeciliği uyguladık; bunu genişleterek devam ettireceğiz dedik.

Bizim bu seçimde değerlendirmeye sunduğumuz ve vatandaş tarafından da ciddi kabul gören her mahallede bir kreş projemiz oldu. 100 tane yeni kreş yapacağız 5 yıl içinde.

Önceki yıllarda üç tane kreş yapmıştık. Bunun bir tanesi ‘pazar kreşi.’ Şöyle ki; pazara gelen vatandaş çocuğunu oraya bırakıyor, o alışveriş yaptığı sırada biz çocuğuna bakıyoruz. Yine başka bir kreş uygulamamız turistlere yönelik. Odunpazarı Evleri tarihi bölgesinde gelen turistlerin çocuklarını, onlar gezdiği sürece biz kreşte barındırıyoruz. Bir başka işimiz de ‘oyuncak kreşi.’ Yoksul mahallelerde kurmuş olduğumuz oyuncak evlerinde çocuklar haftada belli günlerde yeni oyuncaklarla tanışıyor. Yeni oyuncakları görüyor ve orada oynayıp vakit geçiriyor. Bu kreşler Eskişehir’de herkesin ilgiyle izlediği ve beğendiği bir yere gelince talep çoğaldı. Beş yılda 100 kreş yapma kararı aldık.

HERKES HER ŞEYİ GÖRECEK

•Şeffaf belediyecilikten bahsettiniz. Bir önceki dönemde siz de belediye meclisi toplantılarını canlı yayımladınız. Şeffaf belediyeciliği geliştirmek noktasında atacağınız adımlar neler?

Yeni dönemde de belediye meclisi toplantılarını canlı yayımlamaya devam ediyoruz. Bazı ciddiye aldığımız ihaleleri de canlı yayınlıyoruz.

Akıllı belediyecilik diye bir düşüncemiz var, onu da beş yıl içerisinde gerçekleştireceğimize söz verdik. Bu uygulamayla vatandaş belediyeye gelmeden bütün işini yapabilecek; plan-proje- inşaat ruhsat işleri de dahil buna.

Bizim müdürlerimiz, “Vatandaş nereye kadar görsün” diye sordu. Bazı bölümlerin vatandaş tarafından görülmesinin idare açısından sakıncalı olacağını söylediler. Özellikle inşaat işlerine dikkat çektiler. Ben de “Vatandaş her şeyi görsün” dedim. Biz çifte standardı bırakacağız. Ali’ye ne uyguluyorsak Veli’ye de aynısını uygulayacağız. Ali neyi görüyorsa Veli de onu görecek.

BELEDİYE KAFELERİ

Sosyal kentsel dönüşüm uygulaması örneği olarak ödül almış Hamamyolu projeniz var. Kentte dikkatimi çekti, buradaki kafelerin tamamı belediyeye ait.

Belediyenin kaynaklarını başka birine vermek suretiyle oradan para kazanılmasını doğru bulmuyorum. Ama Eskişehir halkı şu anda orada 1 TL’ye çay içebiliyor, buraları kiralamış olsaydık 5 TL’ye içerdi. Hamamyolu’nda günlük 50 bin kişinin girdiğini tahmin ediyoruz. Vatandaşlar orada para harcamadan oturabiliyor. Oradan gelir elde etmeyi beklemediğimiz için insanlar şu anda çok mutlu bir biçimde yaşıyor.

MAHALLE MECLİSLER

• Katılımcı belediyecilik konusunda nasıl çalışmalarınız var?

Mahalle Meclisleri uygulamamız var. Kent Konseyi bünyesinde kurduk. O mahallede yaşayan memur, muhtar, varsa karakol, sivil toplum örgütü temsilcileri ve o mahalledeki gönüllülerden oluşan bir oluşum.

Belediye Meclisi toplantılarından bir gün önce başkanlarıyla toplantı yapıyoruz. İmarla ilgili olan konuları da, belediyenin iç işleri ile ilgili olanı da bu toplantılarda değerlendiriyoruz.

Şu anda 35 mahallemizin 20’sinde Mahalle Meclisi’miz var. Her mahallede meclisleşmeyi sağlayacağız. Bunların bazıları ise çok başarılı bir noktaya geldi. Onlar vilayetle yazışıyor, emniyetle yazışıyor, ilgili kurumlarla gidip görüşüyor. Kurumsallaştı. Örneğin Odunpazarı’nda Devlet Su İşleri Bölge Müdürü, Mahalle Meclisi kavramını biliyor. Yani Mahalle Meclisleri sadece belediye ile ilgili bir şey değil, belediyeyi de eleştiriyor, milli eğitimi de eleştiriyor ve onlar da muhatap alıyorlar. Katılımcılığı bu çerçevede genişletiyoruz.

‘MİLLET BAHÇESİ’ KRİZ

• Eskişehir’de eski stadyumun olduğu bölgeyi kent meydanı yapmayı planlıyordunuz, fakat hükümet buraya millet bahçesi yapmak için girişimde bulundu. Şu anda bir kriz ve anlaşmazlık durumu var. Bu neden kaynaklanıyor ve süreç ne aşamada?

Orası meydandır bizim imar planlarımıza göre. Meydandan ‘millet bahçesi’ne dönüştürmek istiyorlar. Buna itirazımız var. Millet bahçesi olduğu zaman yüzde 5’e kadar yapılaşma olacak. Biz onu da istemiyoruz. Burası meydan olarak tescil edildi. Bunun dışındaki bir değişiklik bizim tarafımızdan kabul edilmez. Şu anda orayı mühürlemiş durumdayız. Bu mührü bozarlarsa gerekeni yaparız, yasal haklarımızı kullanır her türlü mücadelenin içine gireriz. Yapılaşmalar olacağından endişe ediyoruz, o nedenle de direnmeye devam edeceğiz.

Neden BirGün?

Bağımsız bir gazete olarak amacımız, insanlara hakikati ulaştırarak ülkede gerçek bir demokrasi ve özgürlük ortamının yeşermesine katkı sunmak. Bu nedenle abonelikten elde ettiğimiz geliri, daha iyi bir gazeteciliği hayata geçirmek, okurlarımızın daha nitelikli ve güvenilir bir zemin üzerinden bilgiyle buluşmasını sağlamak için kullanıyoruz. Çünkü banka hesabını şişirmek zorunda olduğumuz bir patronumuz yok; iyi ki de yok.

Bundan sonra da yolumuza aynı sorumluluk bilinciyle devam edeceğiz.

Bu yolculukta bize katılmak ve bir gün habersiz kalmamak için
Bugün BirGün’e Abone Ol.

BirGün; seninle güçlü, seninle özgür!

BirGün’e Destek Ol