birgün

17° PARÇALI BULUTLU

GÜNCEL 22.04.2019 08:41

‘Vatandaşlık hakkımız elimizden alınamaz’

AKP’nin, İstanbul seçimlerinin iptali için Yüksek Seçim Kurulu’na (YSK) yaptığı olağanüstü itiraza ek olarak Kanun Hükmünde Kararname (KHK) ile ihraç edilenlerin isimlerinin bulunduğu dilekçe sunmasına KHK’lilerden tepki geldi. Oy kullanmanın vatandaşlık hakkı olduğunu ve AKP’nin kendilerinden olmayan kimseye tahammülü olmadığını belirten KHK’liler konuyla ilgili BirGün’e değerlendirmelerde bulundu. KHK’liler “Bizim kime oy verdiğimizi nereden bilecekler” diye […]

‘Vatandaşlık hakkımız elimizden alınamaz’

AKP’nin, İstanbul seçimlerinin iptali için Yüksek Seçim Kurulu’na (YSK) yaptığı olağanüstü itiraza ek olarak Kanun Hükmünde Kararname (KHK) ile ihraç edilenlerin isimlerinin bulunduğu dilekçe sunmasına KHK’lilerden tepki geldi.

Oy kullanmanın vatandaşlık hakkı olduğunu ve AKP’nin kendilerinden olmayan kimseye tahammülü olmadığını belirten KHK’liler konuyla ilgili BirGün’e değerlendirmelerde bulundu. KHK’liler “Bizim kime oy verdiğimizi nereden bilecekler” diye sordu.

Alınan kararlar zaten hukuki değil

Sağlık emekçisi Naciye Aktaş kendisinin iki buçuk yıl önce KHK ile ihraç edildiğini ve ihracın nedeninin AKP’nin kendilerini beğenmemesi olduğunu söyleyerek “Ben bir sağlık emekçisiyim. Hakkımda bir hasta şikâyeti bile olmadı bugüne kadar. Benimle ilgili olan karar siyasi bir karardır. Bir seçmen olamama haki benim için kabul edilebilir bir şey değil. Kaldı ki ben referandum ve cumhurbaşkanlığı seçimlerinde seçmen olmayı bırakın, sandık kurulu üyesiydim” dedi.

Seçimlerin KHK’lerden tamamen bağımsız olduğunu vurgulayan Aktaş “İstanbul’un kazanılması kim kazandı kim kaybetti bizim KHK’lardan bağımsız bir durum. KHK’yla atılmış herkesin illaki şuan İstanbul’da belediye başkanı seçilmiş olan ya da en yüksek oyu almış olan partiye ya da kişiye verdiğini nereden biliyorlar? Belki KHK’li olup da başka partiye de oy vermiş insanlar olabilir. O seçimlerde dile gelmeyen konu şu anda kaybettikleri İstanbul seçimlerinde dile geliyor olması kesinlikle kabul edilecek bir şey değildir” dedi. Seçmen olamama hakkının da kendisi için kabul edilemez olduğunu vurgulayan Aktaş “Herhangi ihraç edilmiş bireyin hangi siyasi partiye oy verdiğini nasıl tespit edecekler. Kapımı çalıp mı soracaklar bana, böyle bir şeyin cevabını asla alamazlar benden. Ben CHP’ye ya da AKP’ye oy verdim cümlesi hiçbir şekilde geçerli değildir. Elimde bir belge yok ve yalan beyanda da bulunuyor olabilirim. Kimse ispatlayamaz bunu” ifadelerini kullandı. Aktaş AKP’nin kaybetmeyi hazmedemediğini dile getirerek “Bu seçimi de 7 Haziran seçimlerine benzetmeye çalışacaklar ama buna izin verilmemesi gerektiğini düşünüyorum. Ben de verilmemesi için elimden geleni yapacağım” şeklinde konuştu.

Seçimler KHK’lerden bağımsızdır

Çalışma ve iş güvenliği haklarının zaten KHK’ler ile gasp edildiğini söyleyen ihraç edilen öğretmen Sema Uçar ise oy kullanma hakkının gasp edilemeyeceğini belirterek “KHK’lerle beraber hiç birimiz çalışamıyoruz hepimizin diplomaları iptal edildi. Bunların dışında da KHK’li olduğumuz için şuan çalışma hakkımız da gasp edilmiş durumda. Bir insan olarak gasp edilen bütün haklarımızın değerlendirilmesi gerektiğini düşünüyorum. İstanbul’un kazanılması kim kazandı kim kaybetti bizim KHK’lardan bağımsız bir durum.” İfadelerini kullandı.

KHK ile ihraç edilen bir başka öğretmen olan Hüda Yıldırım ise durumun absürt olduğunu vurgulayarak KHK’lerin zaten meşru olmadığını söyledi. Yıldırım anayasanın tahrip edildiğini söyleyerek şu ifadeleri kullandı: “Biz işlerimizden ihraç edilirken dönemin Adalet Bakanı Bekir Bozdağ’ın bir açıklaması olmuştu. ‘Bu insanları ne zaman gündeme alacaksınız?’ diye sorulmuştu ona ve o da ‘bu insanlar suçlu olmayabilir biz idari tasarrufumuzu kullandık’ demişti.

Bu hükümetin yetkili bir ağzının söylediği şey. Burada aslında bizim herhangi bir durumumuzun olmadığı ve suçun olmadığı ortada. Siz bunu da kendi ağzınızla itiraf ederken, bugün KHK’yla ihraç edilen insanların oy ve seçilme hakkını elinden aldınız ki bunlar vatandaşlık hakkımız bizim”

Bir Çağrımız Var
Az önce okuduğunuz haber, bağımsız bir medya organı tarafından size sunuldu.
Bağımsız gazetecilik; sermayeye karşı halkı, sömürüye karşı emeği, eşitsizliğe karşı adaleti, savaşlara karşı barışı, piyasacılığa karşı temel hakları, talana karşı doğayı, erkek şiddetine karşı kadınları, istismara karşı çocukları savunmanın olmazsa olmaz koşuludur.
Siz de gerçeğin sesini yükseltmek adına sorumluluk almak istiyorsanız, sadece birkaç dakikanızı ayırarak BirGün’e abone olabilir ve ‘#BirGünBenim’ diyebilirsiniz.
Şimdiden sonsuz teşekkürler…
BirGün bizim; hepimizin.
Tıklayınız