birgün

24° AÇIK

KADIN 21.03.2021 07:09

Vazgeçmiyoruz, sözleşme bizim!

İktidarın ve gericilerin hedef aldığı İstanbul Sözleşmesi, Resmi Gazete’de yayımlanan Cumhurbaşkanı kararıyla gece yarısı feshedildi. Karara tepki gösteren kadınlar İstanbul’dan Mersin’e ülkenin dört bir yanında ‘İstanbul Sözleşmesi’nden vazgeçmeyiz’ diyerek AKP’ye meydan okudu. İzmir’de boşanmak istediği erkek tarafından öldürülmek istenen Aycan Kıncı “Bu sözleşme benim tek umudumdu. Asla susmayacağız” dedi.

Vazgeçmiyoruz, sözleşme bizim!

HABER MERKEZİ

İktidarın ve gerici odakların uzun süredir hedef aldığı İstanbul Sözleşmesi bir gece yarısı kararnamesi ile feshedildi. AKP’li Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın imzasıyla Resmi Gazete’de yayımlanan kararla Türkiye, tek taraflı olarak anlaşmadan çekildi. 2011’de İstanbul’da imzaya açıldığı için ismini İstanbul’dan alan sözleşmenin ilk imzacısı da Türkiye’ydi. Karara tepki gösteren kadınlar, ülkenin birçok noktasında ”İstanbul Sözleşmesi’nden vazgeçmeyiz” diyerek meydanları doldurdu. İstanbul’dan İzmir’e, Aydın’dan Artvin’e sokaklara çıkan kadınlar “Ne haklarımızdan ne de yaşamımızdan vazgeçeriz” dedi.

SARAY İTTİFAK'ININ YENİ HAMLESİ

Siyasal İslamcı AKP iktidarı, sıkıştıkça kadınların kazanılmış hakları üzerinden iç siyasette hamleler yapmaya devam ediyor. İktidar son birkaç haftada içi boşaltılmış reform söylemleri ile yeni paketler açıkladı. AKP-MHP İttifakının cephesini güçlendirmek adına ise son hamlesi olan İstanbul Sözleşmesi’ni feshetti. Kadına yönelik şiddet ve ev içi şiddetin önlenmesini konu alan ve hukuki bağlayıcılığı bulunan ilk uluslararası belge olan İstanbul Sözleşmesi’nin imzalanmasının üzerinden 9 yıl geçti. Ancak sözleşme hiçbir zaman tam anlamıyla uygulanamadı.

vazgecmiyoruz-sozlesme-bizim-854959-1.

İKİ KADIN CİNAYETİ YAŞANDI

Ülkede her gün yüzlerce kadın erkek şiddetine maruz bırakılırken iktidarın son hamlesi tepkiller gelirken İzmir Bayındır’da Hüsnü Tümen adlı erkek, İstanbul Sözleşmesi’nin feshedildiği saatlerde Serap Tümen’i ve annesi Serpil Palalı’yı katletti. Silah sesi üzerine yardıma gelen komşuları Hamza Kuzucuk’u da öldürdü. Serap Tümen’in boşanma aşamasında olduğu Hüsnü Tümen, polis tarafından gözaltına alındı Öte yandan Erzurum’da M.A. adlı kadın evli olduğu M.A. adlı erkek tarafından vuruldu. Evde gözaltına alınan M.A., sevk edildiği adliyede çıkarıldığı mahkemece tutuklandı. Kadın ise hastanede tedaviye alındı.

İLK FESHEDEN TÜRKİYE

11 Mayıs 2011’de İstanbul’da imzaya açılan sözleşmeyi imzalayan ve onaylayan ilk ülke Türkiye olmuştu. Sözleşme “toplumsal cinsiyet eşitliği” ilkesine dayanıyor. Kadınların her türlü şiddet ve ayrımcılıktan korunması için kapsamlı bir politika ve tedbirler tasarlanması hedefleniyor. Alınan kararla Türkiye, söz konusu anlaşmayı imzaladıktan sonra, anlaşmadan çekilen ilk ülke oldu.

***

Kadınlar alanlardan bildiriyor

vazgecmiyoruz-sozlesme-bizim-854949-1.

Filiz Demiral: Kızıma söz verdim

Serkan Dindar isimli erkek tarafından öldürülen Ceyda Yüksel'in annesi Filiz Demiral, “Ben kızıma bir söz verdim. Kanı yerde kalmayacak. Katilin en ağır cezayı almasını istiyorum. Bu karardan sonra onun mezarına gitmeye utanıyorum. Ona sözleşmeden çıkıldığını haberini veremem. Adalete inancımı kaybettim. Asla yalnız yürümek istemiyorum ve İstanbul Sözleşmesi'nin uygulanmasını istiyorum. Bizi zayıf mı düşürmek istiyorlar? Kendi anneleri, kızları yok mu? 6284 uygulanmış olsaydı, anneler evlatlarını, çocuklar annelerini kaybetmeyecekti. Mücadelem sonuna kadar sürecek” dedi.

***

vazgecmiyoruz-sozlesme-bizim-854950-1.

Aycan Kıncı: Sözleşme umudum

Boşanmak istediği erkek tarafından öldürülmek istenen Aycan Kıncı da kadınlarla İstanbul Sözleşmesi’nin feshedilmek istenmesine karşı bir araya geldi. Kıncı, şöyle dedi: “38 yerimden bıçaklandım. Sözleşme benim tek umudumdu. Kendimi korunaksız hissediyorum. Çocuklarım için hayata tutundum, savaştım. Günlerce yoğun bakımda kaldım. Bizi korumak bu kadar zor mu? Bu kararı tanımıyoruz. İstanbul Sözleşmesi yaşatır. Ben bu sözleşmeyi umut etmiştim. Umudumu kaybetmeye başladım ama asla susmayacağız. Hala evden tek başıma çıkamıyorum. Asla vazgeçmeyeceğiz.”

***

vazgecmiyoruz-sozlesme-bizim-854951-1.

Işıl Ergincan: Güvende hissetmiyorum

Kadıköy’deki eyleme katılan Işıl Ergincan, İstanbul Sözleşmesi’nin feshedilmesiyle güvencesiz kaldıklarının altını çizdi. Eylem alanında sözleşmeye sahip çıkan Ergincan, “Bugün İstanbul Sözleşmesi’nin bir gece aniden kadın haklarına vurulmuş bir darbe nedeniyle buradayız. Kadın hakları aslında insan haklarıdır. Güvende hissetmiyoruz. Her gün kadın cinayetleri işleniyor. Güvencesiz hale geldik. Sosyal medyada ‘Sözleşme kalkmış hadi gidip güzel kadınları bulalım’ gibi paylaşımlar var. Sözleşmenin feshedilmesiyle katillerin, tacizcilerin, istismarcıların önü açıldı” ifadelerini kullandı.

***

Senay İnce: Davamızın bekçisiyiz

vazgecmiyoruz-sozlesme-bizim-854952-1.

Binlerce kadınla bir araya gelen Senay İnce, hakları için mücadele ettiğini söyledi. Kadınların haklarını koruyan İstanbul Sözleşmesi’nin feshedilmemesi için elinden ne geliyorsa yapacağını söyleyen İnce, “Elimizden ne geliyorsa yapmak için buradayız” diye konuştu. Kadınların katledilmesinin yolunun açıldığını söyleyen İnce, şu ifadeleri kullandı: “Kadınların hakkını koruyan bir sözleşmenin elimizden alınmasının peşini bırakmayacağız. Önlem alınması gerekirken daha çok kadınlarımızın katledilmesinin yolu açılıyor. Kadınlar istediğinde her şey olur. Davamızın bekçisiyiz.”

***

vazgecmiyoruz-sozlesme-bizim-854953-1.

Yekbin Balçık: Yaşamak için bir aradayız

Kadıköy’de İstanbul Sözleşmesi’ne sahip çıkmak için kız kardeşleriyle bir araya gelen Yekbin Balçık da ölüm kalım mücadelesi verdiklerini söyledi. Ölüm kalım mücadelesi için Kadıköy’e gittiğine vurgu yapan Balçık, yaşamak istediğinin altını çizdi. Balçık, şöyle konuştu: “Artık savaşımız sadece hayatta kalmak üzerine kurulu olduğu bir zamana geldik. Bu zamandan sonra sadece yaşamak için bile bir arada olmak zorundayız. Aşkı yaşamanın özgürlüğünü de buradan kazanacağız. Bu bir özgürlük mücadelesi. Sözleşmenin kabul edilmesini istiyoruz. Bu insan haklarına yönelik bir sözleşme.”

***

vazgecmiyoruz-sozlesme-bizim-854957-1.

KİM NE DEDİ?

Filiz Kerestecioğlu- HDP Ankara Milletvekili, Avukat: Saadet’e hediye edildi

İstanbul Sözleşmesi’nin iktidarın bekası nedeniyle ve Saadet Partisi’ne hediye olarak fesih edildiğini savunan HDP Milletvekili Filiz Kerestecioğlu, şunları kaydetti: “Bu fesih, erkek egemen sisteme ve erkeklere cesaret verecek ve en tehlikeli olan nokta da bu. İstanbul Sözleşmesi, şiddeti önleme konusunda tek başına yeterli olmasa da kapsamlı ve detaylı bir sözleşme. Ve bu sözleşme ile şiddet önlenecek algısı da çok yüksek toplumda. Bundan çıkmak, şiddete açık bir davetiye çıkarmaktır. ‘Uluslararası sözleşmeler kanun hükmündedir’ der Anayasa. Bunu ancak TBMM’nin onayı ile fesih edebilirsiniz. İstanbul Sözleşmesi bizimdir, yürürlüktedir ve uygulanacaktır.”

Feride Acar Prof. Dr.: Şiddet ciddiye alınmıyor

Sözleşmenin hükümlerini etkili bir biçimde uygulanmalarını sağlama amacıyla kısaca “GREVIO” olarak bilinen Kadınlara Yönelik Şiddet ve Ev İçi Şiddete Karşı Eylem Uzmanlar Grubu isimli bir izleme ve denetleme komitesi oluşturulmuştu. GREVIO’nun ilk başkanı, CEDAW komitesi eski üyesi Prof. Dr. Feride Acar: “İstanbul Sözleşmesi yeterince uygulanmıyor. Bu sözleşmeden çıkmak demek, devlet tarafından kadına yönelik şiddetin ciddiye alınmadığı algısına yol açacak. Bu konuda iktidar partisinde yakın olan veya onu etkileyen marjinal grupların bu sözleşmeyi itirazlar geliştirdiğini biliyorduk. Toplumun hassas olduğu iki konu üzerinden bir algı yaratılmaya başlandı. Esas amaç aile içerisinde kadına yönelik olan her türlü şiddeti önlemek. LGBTİ+’larla ilgili olan sözleşmedeki hüküm ise herhangi bir statüye yönelik şiddet uygulanamayacağı hükmü. Farklı cinsel yönelimi olan bireylerin şiddete maruz kalması doğru mu?

Gizem Gül Kürekçi - Sol Parti Başkanlar Kurulu Üyesi: İktidarınız yok hükmündedir

Sol Parti Başkanlar Kurulu Üyesi Gizem Gül Kürekçi, gerici kadın düşmanı iktidarın kadınlar için yok hükmünde olduğunu söyledi. AKP’nin her geçen gün daha da saldırganlaştığını söyleyen Kürekçi, şöyle konuştu: “Sonda söyleyeceğimizi başta söyleyelim mademki kadınların yaşamlarını güvence altına alan hukuk kararları bu iktidar için yok hükmündedir öyleyse bu gerici kadın düşmanı iktidar da kadınlar için yok hükmündedir. Bunca kadın cinayeti ülke gündemindeyken kadınlar doğrudan iktidar tarafından ateşe atılmıştır. Giderek köşeye sıkışan ve artık tüm baskılara rağmen susmayan, direnen bu iktidardan kurtulmak isteyen milyonlar karşısında çaresiz kalan AKP her geçen gün daha da saldırganlaşıyor. Sözleşmenin güvenceye aldığı şey ise kadınların yaşamıdır. Tüm kadınları bu gerici kadın düşmanı iktidara ve onun yandaşlarına karşı haklarımıza sahip çıkmaya, yaşamlarımız için bir araya gelmeye çağırıyoruz. Yan yana geldiğimizde kurtulamayacağımız kötülük yoktur.

Gamze Taşçıer - CHP Ankara Milletvekili: Kadınlar korunmayacak

CHP Milletvekili ve PM Üyesi Gamze Taşçıer, İstanbul Sözleşmesi feshini içeren kararnamenin, “Bir gece yarısı operasyonuyla” duyurulduğuna dikkat çekti. Taşçıer, BirGün’e yaptığı açıklamada şunları söyledi:

“Bu artık, ülkenin meşru yönetim biçimini almıştır ve ülke açısından endişe verici boyuttadır. İstanbul Sözleşmesi kadınların yaşam hakkı için bugüne kadar imzalanan en önemli uluslararası sözleşmedir. Siz eğer bu sözleşmeden çıkıyorsanız, ‘Ben artık kadın ve erkeği eşit görmüyorum, kadınları korumayacağım’ diyorsunuz demektir. Kadın cinayetleri politiktir. Tek bir kişinin kararı ile alınan bu karar da kadın cinayetlerinin politikliğinin göstergesidir. Kadınların ve can ve mal güvenliği Anayasa ile koruma altına alınmış kimsenin can ve mal güvenliği yok demektir bu saatten sonra. Türkiye, başka bir boyuta evrilmiştir. TBMM’deki beş siyasi partinin ortak iradesiyle alınan bir karardan tamamen hukuk dışı yollarla tek bir kişinin imzasıyla dönülmesi, bir gece yarısı darbesidir.”

Melek Önder - KCDP Basınla ilişkiler sorumlusu: Ölmek istemiyoruz

Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu (KCDP) Basınla İlişkiler Sorumlusu Melek Önder, söz konusu karara karşı çıktıklarını söyledi. Hak, eşitlik ve özgürlük için mücadeleye devam edeceklerini söyleyen Önder,Emine Bulut’un sözlerini hatırlattı. Önder, yaptığı değerlendirmede şöyle konuştu:
“İstanbul Sözleşmesi bir gece yarısı çıkarılan Cumhurbaşkanı kararıyla feshedilmeye çalışıldı. Hakları, eşitlik ve özgürlük için mücadele eden kadınlar olarak İstanbul Sözleşmesi’nin feshedilmesine karşı çıkıyor, mücadelemize devam ediyoruz. ‘İstanbul Sözleşmesi’ni uygula’ diyerek de mücadelemize devam edeceğiz. Hâlâ ülkemizde bir günde 3 kadın öldürülürken, Emine Bulut’un ‘Ölmek istemiyorum’ sözleri kulağımızda yankılanırken, Samsun’da şiddet görüntüleri ortaya çıkarken kimse bu haklarımızdan bir gecede vazgeçmemizi bekleyemez. Bu sözleşmenin kaldırılmasıyla hükümet milyonlarca kadını, kadın cinayetleri karşısında riske atmıştır. Bir an önce bu kararın geri çekilmesi için gerekli adımlar atılmalıdır.”

Selin Nakıpoğlu - Feminist Avukat: Umutsuzluğa kapılmak yok

Sözleşmeyi günışığı olarak nitelendiren Feminist Avukat Selin Nakıpoğlu, umutsuzluğa kapılmanın doğru olmadığını söyledi. Nakıpoğlu, sözleşmeyesahip çıkmanın önemini vurguladı: “Bir milat yaşanıyor. Türkiye ilk kez bir uluslararası insan hakları sözleşmesinden ayrılacağına dair kararname yayımladı. Bu sürecin böyle sonuçlanacağına inanmıyorum. Çünkü bu bir siyasi intihar olur. Hukuki bir durum yok bir dayatma söz konusu. Bu kararname yok hükmünde. Kazanılmış haklarımıza karşı bir yılgınlık, endişe olmamalı, 6284 ile ilgili de karamsarlıklar olmamalı. Feshedilmesi mümkün değil. 2020 yazından bu yana sözleşmeye saldırı vardı. Bu süreçte kadın örgütleriyle, akademisyenlerle fikir terakisi yapılmadan adeta gece yarısı karşımıza çıkan bu kararname. Bu sözleşmeden ayrılmak isterse ‘Toplumsal cinsiyet eşitliğine inanmıyorum’ der. O yüzden aslında kadınlara karşı savaş açılmış durumda. Biz de yasal eksende ciddi bir mücadele veriyoruz. Fakat umutsuzluğa kapılmak doğru değil.”

vazgecmiyoruz-sozlesme-bizim-854958-1.

Ceren Kalay Eken - Ankara Barosu kadın Hakları M.B.: Anayasa’yla çelişiyor

Kararın Anayasa'nın 90'ıncı maddesiyle çeliştiğine dikkat çeken Ankara Barosu kadın Hakları Merkezi Başkanı Ceren Kalay Eken, şöyle konuştu: "Cumhurbaşkanı'nın 2018 yılında kendisine Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi’yle verdiği bir yetki var. Tüm uluslararası sözleşmelerin onaylanması, kaldırılmasıyla ilgili Cumhurbaşkanı’na yetki verilmiş görünüyor. Anayasa’nın 90’ıncı maddesiyle çeliştiği için yok hükmünde diyoruz. Uluslararası sözleşmelerden çıkılmanın çeşitli yaptırımları olabilir. Normalde İstanbul Sözleşmesi’nin içerisinde bir yaptırım yok ama uluslararası camianın yaptırımları olacaktır. Uluslararası anlaşmalara uymamış olmanız demek ‘Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi ya da sözleşmesinden çıktım’ diyebileceğinizi dolayısıyla hukukla kendinizi ülke olarak bağlamadığınızı gösterdiği için aklı selim hiçbir ülke veya yatırımcı bu ülkeye yatırım yapmaz. Çünkü tüm dünya bir yöne giderken Cumhurbaşkanı’nın tavrıyla akıntıya ters bir şekilde kürek çekilmiş oluyor."

Duygu Akpınar - Nar kadın Dayanışması: Sahip çıkacağız

Türkiye’de kadınların kadınlardan başka kimsesi olmadığına vurgu yapan Nar kadın Dayanışması’ndan Duygu Akpınar, “Burası zaten ölü kadınlar memleketi. Ya korkuyla yaşarsın, sindirilirsin, ezilirsin, sömürülürsün, şiddete maruz bırakılırsın ya da öldürülürsün. Kadınlar bunu kabul etmediler, sinmediler” dedi. Akpınar, şöyle konuştu: “İstanbul Sözleşmesi’ni uygula, 6284’ü uygula diye avaz avaz bağırdık, sıkıştırdık. Bunun öcünü almak istiyorlar, bu avaz avaz sesin, bu yılmazlığın, isyanın öcünü almak istiyorlar. Bugün artık bu bir ölüm kalım savaşından bile çıkmıştır, İstanbul Sözleşmesi’nin kaldırılması bizim hayatta kalma şansımızı elimizden almıştır. Ya öldürüleceğiz ya da öldürüleceğiz demek ki bu topraklarda. Bu avaz avaz ses öfke dolu, hınç dolu yalnızca bizim elimizi yakanızda değil, öldürülen binlerce kadının da eli yakanızda. Biz İstanbul Sözleşmesi’ne sahip çıkıyoruz, çıkacağız, vazgeçmiyoruz. Biliyoruz ki bu yolun sonu her türlü ölüme çıkıyor çünkü. Feminist mücadelemizin geri dönüşü yok.”

Neden BirGün?

Bağımsız bir gazete olarak amacımız, insanlara hakikati ulaştırarak ülkede gerçek bir demokrasi ve özgürlük ortamının yeşermesine katkı sunmak. Bu nedenle abonelikten elde ettiğimiz geliri, daha iyi bir gazeteciliği hayata geçirmek, okurlarımızın daha nitelikli ve güvenilir bir zemin üzerinden bilgiyle buluşmasını sağlamak için kullanıyoruz. Çünkü banka hesabını şişirmek zorunda olduğumuz bir patronumuz yok; iyi ki de yok.

Bundan sonra da yolumuza aynı sorumluluk bilinciyle devam edeceğiz.

Bu yolculukta bize katılmak ve bir gün habersiz kalmamak için
Bugün BirGün’e Abone Ol.

BirGün; seninle güçlü, seninle özgür!

BirGün’e Destek Ol